Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '11

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
295
 

The Pokhara, Romantic City

26.Eylül sabahı saat 8:15 de Lhasa’dan havaalanına doğru otobüs ile yola çıktık. Havaalanına ulaşmamız bir saatimizi aldı. Check-in yaptırırken Everest’i görebilmek için uçağın sağ tarafındaki cam kenarını talep ettim ama maalesef cam kenarında oturacak yer kalmamıştı. Uçak hareket ettiğinde pilot saat 11:15 gibi Everest dağını görebileceğimizi anons etti. Hepimiz heyecanla Everesti görmeyi bekliyorduk. Everesti nasıl görebileceğimizi planlarken Lionel, uçağın ekonomi bölümünün ilk sırasının boş olduğunu farketti ve hostes ile teyitleştikten sonra arkadaşı ile birlikte sağ cam kenarına oturdu. Havi ile ben ise sol tarafa oturduk. Merakla Everest göreceğimiz anı bekliyorduk. Saat 11:15 gibi bembeyaz karlarla dolu Everest tüm ihtişamı ile göründü. Dünyanın en yüksek noktasına bakıyorduk. Şansımıza hava aydınlıktı ve Everest ile birlikte diğer kardeşleri de net bir şekilde görebildik. Bol bol fotograf çektik. Görüntü tek kelimeyle muhteşemdi.
Katmanu havaalanına indiğimizde Nepal saatine göre saat 10:30 du. Aynı gün iç hatlar hava termanilinden saat 14:30’da Pokhara’ya uçacaktım. Tibet grubu ile vedalaştıktan sonra iç hatlar terminaline gittim. Uçağımın kalkmasına daha 3, 30 saat olduğundan terminaldeki restauranta gidip Tibet gezisi anılarımı yazıya döktüm. 

Pokhara uçağı Katmandu’dan tam zamanında kalktı. 22 dakika sonra Pokhara’daydık. Havalimanından dışarı çıktığımda 3sisters trekking şirketinin arabası beni bekliyordu. Pokhara’da kalacağım otele arabayla giderken şehri de keşfetme imkanım oldu. Muhteşem güzel bir göl manzarası vardı. Hem huzurlu, hem de hareketli bir havası vardı. Biraz Bodrum’u andırıyordu. 

Pokhara’da kalacağım otele geldiğimde öncelikle 3sister trekking yetkilisi ile birlikte trekking alternatiflerini gözden geçirdim. Bir sürü trekking alternatifi vardı. 3 günlük trekking alternatifinde bir kısım yolu arabayla bir kısım yolu da yürüyerek max 1600 m yüksekliğe çıkabiliyordunuz. Bir diğer alternatif 3240 m’deki Poone Hill trekking parkuruydu. Bu parkur tam 5 günde tamamlanabiliyordu. Diğer alternatifler ise 10, 12 ve 21 gün süren trekking alternatifleriydi. İçlerinden en popüleri Anapurna dağının çevresinde yapılan trekkingdi ki bu max 21 gün sürüyordu. 21 gün benim için fazla uzundu. Trekking alternatiflerini gözden geçirirken 3sisters trekking şirket yetkilisi daha önce trekking yapıp yapmadığımı sordu. Daha önce sadece Ayder yaylasında 7 kmlik bir parkurda bir günlük trekking yapmıştım. Sonuç olarak sadece iki günlük trekking tecrübem vardı. Aslında bundan önceki yurt dışı seyahatlerimde bir sürü alış veriş trekkingi yapmıştım. Ama trekkingciler düz yolda yürümeyi trekkingten saymıyorlardı. İlla tepelere çıkıp, suların içinden geçip ıslanıp, terlemek yani biraz zorlanmak gerekiyordu. 

Şaka bir yana zamanıma ve gücüme uygun 2 trekking alternatifi vardı Biri az yürüyüşlü 3 günlük kısa parkur, diğeri ise 5 günlük Poone Hill parkuruydu. Biraz sınırları zorlayayıp dedim ve 5 günlük olanı seçtim. 5 günlük trekking için National Trust for Nature Conservation’dan izin alınması gerekiyordu. İznin alınabilmesi için pasaport bilgilerimi ve bir fotografımı teslim ettim. 5 günlük trekking boyunca her gün 5-7 saat yürüyüşe dayanıp dayanmayacağıma dair tereddütlerim olsa da artık karar verilmişti geri dönüş imkanı yoktu. 

Trekking süresince size yolu gösterecek bir rehber ve bir de eşyalarınızı taşıyacak porter tahsis ediyorlar. Yanıma sadece 3 tişört, bir pijama, şampuan, krem, tarak ve bir kaç ilaç alacağımdan portera ihtiyacım yoktu. Diğer eşyalarımı 3sister şirketinin safe keepingine bırakacaktım. 

Trekking konusunu netleştirdikten sonra kalacağım otelin odasına çantamı bıraktım ve Pokhara’yı keşfetmek üzere otelden ayrıldım. 5 dakika kadar yürüdükten sonra bisiklet kiralayan bir dükkan gözüme çarptı. Pokhara’yı kısa sürede keşfetmek için bisiklet kiralamak iyi bir fikir olabilir diye düşündüm ve 2 saatliğine bir bayan bisikleti kiraladım. Pokhara gerçekten çok güzel bir şehirdi. Başta da yazdığım gibi küçük güzel motelleri, romantik göl gezintileri, küçük alışveriş dükkanları ile gibi tıpkı Bodrum’a benziyordu. 

Pokhara gezintimi tamamladıktan sonra biraz internet cafe’de oyalandım. Sonra kaldığım otele gidip erkenden yattım. Yarın için enerji toplamam gerekiyordu.
5 günlük Trekking nasıl bir deneyim olacak çok merak ediyorum. 

Sevgiler 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 556
Toplam yorum
: 64
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 260
Kayıt tarihi
: 09.11.10
 
 

Geçmişte finans sektöründe ağırlıklı olarak iyileştirme ve geliştirme projelerinin hayata geçiril..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster