Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '10

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
1860
 

Tıbbş malpraktis ve etik

(SAĞLIK GÜVENLİĞİNE GİDEN UZUN İNCE BİR YOL ÜZERİNE DENEME) 

Prof Dr Ramazan İnci (ramazan.inci@ege.edu.tr) 

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı. 

Ve Tabip Odası Onur Kurulu Başkanı 

*İzmir Tabip Odası, Güncel Olgular Işığında Tıp Hukuku Simpozyumu, 6 Mart 2010’da sunulmuştur. 

HEKİMLİKTE GELİNEN DURAK: MESLEK EREZYONU MU, GÜVEN BUNALIMI MI? 

Bütün renkler kirlendi,  

ve birinciliği beyaza verdiler…” 

Özdemir Asaf 

Beyaz hekimliğin temsili rengidir. Saflığın, duruluğun, iyiliğin simgesidir. Biz de beyazın ne kadar beyaz kalabildiğini görebilmek için meslek kaygılarımızı sorgulanması önem taşımaktadır. 

İşte tıp mesleği ile ilgili hekimlerin bakış açısıyla (ön)yargılar; 

1. İnsana dönük kutsal ve saygınlığı olan bir iş 

2. Huzur veren bir iş 

3. Sorumsuz bir iş 

4. Rahat bir iş 

5. Boş zaman bırakan bir iş 

6. Karışanı olmayan bir iş 

7. Geliri iyi olan bir iş mi? 

Bu kaygıları kapsayan Aydın Tabip Odasına bağlı hekimler üzerinde bir anket çalışması yapılmış. 400 hekim ankete cevap vermiştir. Anket sonucunda varılan yargı şöyle olmuştur; Hekimlere göre hekimlik, kutsal ve saygınlığı olan bir meslek olmasına karşın, rahatsızlığı ve sorumluluğu yüksek ve de ücreti yeterli olmayan bir iştir (1). 

Aynı anket bu gün yapılacak olsa pek çok nedenden dolayı hekimliğin kutsallığından ve saygınlığından bahsedilmeyeceği açıktır. Başka ülkelerde de durum pek farklı değildir.  

Hekimleri mutsuz kılan başlıca nedenler; 

1. Aşırı iş yük 

2. Düşük ücret 

3. Dayanışma ve destek yokluğu 

4. Meslek saygınlığının azalması gibi pek çok nedene ek olarak; 

-Bürokratik işlemler 

- Modern tıbbın karşılayabileceğinden daha çok hastalara garanti vermesi 

- Hastaların çok şikayetci olması 

- Politikacıların halkın sağlık beklentileri yüksek tutması 

- Medyanın hekimleri ve hekimlik uygulamalarını negatif yönde sansayonel yönde yer vermesi 

- Sağlık sisteminin ve sağlık kurumlarının çökmesi olarak belirtilmiştir(2, 3) 

Yukardaki sıralananların ötesinde toplumlarda hekimlere ve sağlık sistemine olan gittikçe artan bir güven kaybı da vardır. Japonya gibi geleneklerine bağlı bir toplumda bundan 30 yıl önce “ Hekimime güvenmiyorum” ifadesine katılanların oranı %1 iken son yıllarda bu oran % 30’a yaklaşmıştır (4). 

Hekimliği kutsal ve saygın bir meslek olarak bitirecek en büyük tehlike de güven kaybı gibi görünmektedir. Bu durum son yıllarda hastaların hekimliğin kötü uygulamaları ile ilgili yaptıkları şikayetlerin sayısındaki artış da bu kaanıyı desteklemektedir. 

TIBBİ MALPRAKTİS 

“Hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar”( Tıpta Yanlış Uygulama Bildirgesi, Dünya Tabipler Birliği). 

“Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi” (Hekimlik Meslek Etiği Kuralları, Türk Tabipleri Birliği). 

Her iki tanımdan da çıkarılacak özet: “Hekimliğin Kötü Uygulanması= TIBBİ MALPRAKTİS” anlamına gelmektedir. 

Tıbbi malpraktisi şu şekilde sınıflandırmak olasıdır. 

1.Yargı: Bilgi Eksikliği, deneyim eksikliği, ihmale bağlı olanlar. 

2. Mekanik ve Teknik: Ekipmanla ilgili ve tıp tekniğini uygularken oluşanlar 

3. Bilgilendirme (Bilgilendirilmiş onam): Hastayı eksik ya da yanlış bilgilendirme. 

4. Sistem temelli: Kişilerden değil, kurumlardan ve organizasyonundan kaynaklı olanlar 

Tıbbi malpraktise yönelik ilk ayrıntılı rapor Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Tıp Enstitüsü tarafından “To err is human: Building a safer health system” adıyla on yıl önce yayınlanmıştır. 

Bu raporun temelini her yıl binlerce kişinin tıbbi hatalardan dolayı yaşamını kaybetmesi oluşturmaktadır (5). Rapora göre; ABD’de her yıl yaklaşık 100.000 kişi tıbbi malpraktis nedeniyle yaşamını kaybettiği belirtilmiştir. Tıbbi hataların çok büyük bir kısmının yukarda yapılan sınıflandırmaya göre bir değerlendirme yapıldığında hekimlerin hatalardan çok, sistemdeki hatalardan kaynaklandığı vurgulanmıştır. 

Aynı yıllarda yapılan anket çalışmalarında hekimlerin meslek uygulamları sırasında, ayrıca hastaların sağlık hizmeti aldıkları sırada tıbbi hatalarla karşılaşma oranları hekimlerde; % 35, hastalarda; % 42 olarak bulunmuştur (6). 

HASTALAR NEDEN ŞİKAYETÇİ? 

Tıbbi malpraktis nedeniyle her yıl çok sayıda hekimler şikayet edilmekte ve kovuşturma/sorgulamayla karşı karşıya kalmaktadırlar. Şikayet yoluna 

1. Kurumsal 

2. Sosyal (sosyal normlar, kültürel farklılıklar, kamuoyu etkisi 

3. Yasal (belgeler, meslek uygulamaları) nedenlerle gidilmektedir. 

Hatalı/ Özensiz mesleki uygulamaları; 

A) Tanısal 

B) Tedavi/girişimsel 

C) Koruyucu/izlem 

D) İletişim özensizlikleri; ekipman, yardımcı sağlık personeli eksiği/ yetersizliği ve sağlık sistemine ilişkin nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. 

Bu bağlamda; hatalı/özensiz mesleki uygulamalara ek olarak; aydınlatılmış onam yetersizlikleri, usulsüzlük, tıbbi tanıtım/reklam kurallarına uymamak konuları da sık karşılaşılan şikayet konularıdır. 

Önümüzdeki yıllarda hatalı/özensiz mesleki uygulamalardan tanıya ilişkin hata şikayetlerinin de çok önemseneceğini öngörülmektedir. Yapılan bir anket çalışmasında hekime başvuran hastalarda tanı yönünden; 

- Anemnez alma ve fizik muayene hataları %10; 

- Tetkik İstemede gecikme, tetkik bildirimi, laboratuvar sonucunun izlenmemesi (% 44) 

- Klinisyenin değerlendirme hataları (%32) 

- Tavsiye veya konsültasyon hataları ve gecikme( % 3) olarak bildirilmiştir (7). 

YENİ BİR ANLAYIŞ: SAĞLIK GÜVENLİĞİ 

Tıbbi malpraktisi önlemenin yolu sağlık güvenliğini sağlamaktan geçer. 

Amerikan Tıp Enstitüsü’nün raporunda tıbbi malpraktisin önlenmesi ve sağlık güvenliğini sağlamak amacı ile için bir dizi konu önerisinde bulunmuştur ( 8 ) ve ayrıca güncel tartışma konuları arasında yerini almıştır ( 9 ). 

Bunlar; Güvenli, etkili, hasta odaklı, zamanında verilen, verimli ve eşit dağıtılan bir sağlık hizmeti başlıklarını içermektedir. 

1. Güvenli bir sağlık hizmetinde hasta güvenliği esas alınmalı ve “Hastalara yardım ederken zarar vermeden kaçınma” ilkesin hayata geçirilmelidir. 

2. Etkili bir sağlık hizmeti sunumu sırasında bilimsel ve kanıta dayalı tıp uygulamalarına dayalı hizmeti verilmeli ve sağlık hizmetinin az veya gereksiz kullanımı önlenmelidir. 

3. Hasta-odaklı sağlık hizmeti verilirken hastanın gereksinimi, seçenekleri ve değer yargıları dikkate alınmalıdır. Klinik karar verme sistemlerine ortak edilerek sağlık hizmeti sunulmalıdır. 

4. Zamanında verilen sağlık hizmeti (Sağlığa ulaşılabilirlik) ile geçikme/beklemelerin sağlığa zarar vermesinin önlendiği bir sistem hayata geçirilmelidir. 

5. Verimli bir sağlık hizmeti sunularak israf önlenmeli, maliyet etkin bir hizmet sağlanmalıdır. 

6. Sağlıkta eşitlik ilkesi sağlanan sağlık hizmetinin kalitesinin 

ırk, cinsiyet, renk, coğrafya ve sosyo-ekonomik farklılıklara bakılmaksızın eşit olmalı. 

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından yukardaki pek çok konuyu da kapsayan “Sağlık Kurum Ve Kuruluşlarında Hasta Ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanması Ve Korunmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğ” yayınlamıştır(10). 

VİCDANIN SESİ  

Sağlık güvenliğine ilişkin yeni yaklaşımlar ilkeli bir şekilde gündeme gelmeden önce ahlak, etik, empati ve vicdan hekimlik uygulamalarında meslek onurunu koruyucu/ yüceltici kavramlar olarak sıkça kullanılmaktadır. Tıbbi malpraktisin önlenmesinde bu kavramlar önemini halen korumaktadır. Ancak bu kavramlar da sorgulanır hale gelmiştir. 

Ahlak; doğruyu arayış ilkeleri Kişinin iyi ile kötü arasında seçim özgürlüğünü kullanmasıdır şeklinde özetlenebilir. Ahlak bu haliyle subjektif bir durumdur ve sonuçta kişinin kendisi ya da başkası için seçeceği yol müphemdir. Ahlak kavramının yerine İnsanların birbirlerine ve kendilerine karşı davranma biçimlerini belirleyen ilkeleri kapsayan etik kurallar hekimlerin ve hekimliğin meslek uygulamalarında uyacağı kurallar demetidir denilebilir. 

Hekimlik uygulamaları sırasında etik ilkelerin yanısıra iki çok önemli duygu tıbbi malpraktisin önlenmesinde önemi yadsınamaz. 

Bunlar; 

1. Empati: İçimizdeki insaniyetsizlikle aramıza duvar ören bir engeldir. Kısaca duygudaşlık olarak özetlenebilir. Bu konuda sağlık çalışanları kendilerine her zaman şu soruyu sormalıdır “İnsan acı ve merhamet hissetme yetisini yitirmişse geriye insanlığından ne kalır” (11 )? 

2.Vicdan: Kişinin kendini yargılama gücü olarak tanımlanabilir. Yani bir insan ya da hekim her davranışı, daha o davranış gerçekleşirken her türlü başka ve dış etkiden uzak, olabildiğince nesnel bir şekilde ve akıl yoluyla irdeleyebiliyor, yargılıyor ve sonuçta davranışın “ iyi, doğru, yerinde, yararlı ve güzel” olduğu söylenebiliyorsa vicdani görevini yerine getirmiş demektir (12). 

HOŞGÖRÜ VE ÖZELEŞTİRİ GÜCÜ 

Tüm hataların önüne geçmek ya da yalnızca önüne geçilebilir hatalardan kaçınmak olanaksızdır. Hekimlik uygulamalarımızda kuşkusuz, görevimiz, olabildiğince hatalardan sakınmaktır. 

Hataları örtbas etmek en büyük entelektüel sorumsuzluktur. Oysa kendimiz ve meslektaşlarımız hatalarımızdan bir şeyler öğrenmek zorundayız. Hatalardan dolayı eleştiriye karşı hoşgörü ve özeleştiri gücümüzü geliştirmeli ve kullanmalıyız. 

YARARLANILAN BAŞLICA KAYNAKLAR 

1. Prof Dr Nihat Erdoğan, Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi (Kişisel Görüşme). 

2.Smith R. Why are doctors so unhappy? BMJ 2001;322:1073­4. 

3.Edwards N, Kornacki M J, S Jack. Unhappy doctors: what are the causes and what can be done? BMJ 2002;324:835–8. 

4. Feldman Eric A. Why Patients Sue Doctors? j law, med. Ethics 2009; 37:992-99. 

5.Institute of Medicine:To err is human: Building a safer health system, National Academies Press, Washington, DC, 2000. 

6.Blendon RJ, DesRoches CM, Brodie M et al: Views of practicing physicians and the public on medical errors, N Engl J Med 2002;347: 1933-40. 

7.Gordon D Schiff, et al Diagnostic Error in Medicine: Analysis of 583 Physician-Reported Errors. Arch Inter Med 2009;169:1881-9. 

8. Institute of Medicine: Crossing the quality chasm: A new health system for the 21st century, National Academies Press, Washington, DC, 2001. 

9.Sur H ( Editör): Hasta Güvenliği Yaklaşımları. Medipolitan Eğitim ve Sağlık Vakfı Yayınları, İstanbul, 2008. 

10. Sağlık Kurum Ve Kuruluşlarında Hasta Ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanması Ve Korunmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğ.Resmî Gazete Sayı:27214, 29 Nisan 2009 

11.Gruen A.Empatinin Yitimi. Kayırsızlık politikası üzerine.Çitlembik Yayınları, İstanbul, 2006. 

12.Bauman Z. Parçalanmış Hayat.Postmodern Ahlak Denemeleri.Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 2001. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2351
Kayıt tarihi
: 12.02.07
 
 

Ege Üniversitesi Tıp fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD, Bornova, İzmir Akademi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster