Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '12

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
860
 

Ticaret artık böyle mi ? yapılıyor

Ticaret artık böyle mi ? yapılıyor
 

            DÜRÜSTLÜĞE DAVET EDİYORUM                        

Bundan üç hafta önce idi ; Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi  göz bölümüne gittim .  Hiç beklemediğim bir şekilde ilgi görerek muayene oldum. Gözlüklerimi  yazdılar  Yıllardır Ankara da  üniversite hastanelerine giderdim. Böyle bir ilgi hiç bir yerde görmedim  şaşırdım desem yalan olmaz .   

Antalya  da böyle bir ilgi doğrusu beni ihya etti. Hhastaneden çok memnun ayrıldım.   Eve gelmeden gözlüklerimi yaptırmak istedim. Önüme gelen ilk gözlükçüye girdim. Reçetemi verdim bu gözlüğü istiyorum dedim.

Bu gözlükcü meltem caddesinde baya tanınmış bir gözlükcü imiş. Genç delikanlı reçeteyi elimden aldı ve tezgahın üzerine  hiç bakmadan koydu.  İyi bir cam mı istiyorsun diye sorunca,  bende şaşkınlık başladı tabiki.  Nasıl  ? yani dedim.

Reçetede yazılan gözlüğü istiyorum. Güneş gözlüğü değil dedim. Evet  ben de onu diyorum dedi. Nasıl bir cam istiyorsun diye tekrarlayınca, ben camdan anlamam, reçetemde nasıl bir cam yazıyorsa onu istiyorum  dedim . Biraz diklenerek, bende onu diyorum dedi tekrarlıyarak.  İyi ama reçetede yazması lazım değil mi ? kaç numara yazılmışsa aynısı olsun dedim. dedim ama genç reçeteyi koyduğu yerden eline alıp sallayarak. Bu gözlüğü sana 180 liraya yaparım,

sadece camlar , çerçefede istiyorsun değil mi?, çerçefeyle 370 lira olur  dedi.

Yok çerçefe hakkım yok . Ben Emekli sandığı emeklisiyim . Çerçefeler üç yılda bir veriliyor dedim.

Yalnız  cam taktıracağım, çerçefem var dedim. Delikanlı alaylı gülerek, devlet 7 lira cam parası veriyor . Bu camları   180 lira ya senin çerçefene takarım dedi.

Bu olaya çok ama çok şaşırmıştım. Bu genç işe yeni başlamıştır .Bilmiyordur herhalde diye düşünerek oradan çıktım.  Başka bir gözlükçüye gittim. Bu sefer kasada oturan genç bayan'a giderek,

çerçefem  var  . Sadece şu reçetemdeki camları taktırmaak istiyorum. Devlet  camları ödüyor dimi  diye sorunca , genç bayaan  alaylı alaylı gülerek , bu camlara devlet 12 lira ödüyor , ama ben bunları sana temiz bir şekilde yaparım ve 50 liranı alırım dedi. Çerçefe  hakkım yok. sadece cam istiyorum dedim.  genç bayan tamam efendim. Sadece camları sizin çerçefeye takacağım 50 lira alırım dedi tekrarlayarak. 

Ben Ankara da böyle bir şeye hiç rastlamadım. devlet camların tamamını ödüyor diye biliyorum. Sadece iyi çerçefe alırsan fark ödüyorduk , neden böyle  acaba diye sorunca  kanun değişti efendim dedi genç kız gülerek.

Oradan  da çıktım . Çünkü biri 180 lira,diğeri ise 50 lira istiyordu. Kim olsa kafası karışırdı . Eve geldim ve İnternetten   baktım . devlet reçetede yazılı camın numarasına ve organik olmasına göre ödeme yapıyor . Benim  Emekli sandığı ödemelerine  bakıp hesaplamama göre  ;   benim caamlaaar 52 lira ediyordu.  Diğer yorumlara felaan baktım  sağlıklı bir cevap da bulamadım. Yani okuduklarım   pek değişkendi.

Ertesi gün  evime daha yakın gözlükçülere gittim.  İlk gittiğim  gözlükçü ; senin reçetende yazan cam bende yok . Onun bir kalını var.  kalınını istersen parasını devlet ödüyor. Sen para vermezsin dedi. Ama ince organik camdan (reçetedeki cam) istersen 20 lira vermen lazım dedi. Nasıl camlar bir görebilirmiyim dedim.   Kalın olanı gösterdi.  İnce olandan istersen depodan getirttireceğim ki,  bir buçuk saat beklemen gerekir dedi. İstersen ben yapayım senyarın  gelip alırsın dedi.

Bunun üzerine bende burada başka gözlükcüler var onlarda vardır herhalde. Sen onlardan  al benim gözlüğü yap ver bana deyince.  Bir kaç saat önce arattırdım buradakinlerde yok. depodan isteyeceğim oda birbuçuk  saatte  gelebilir dedi. ve ben oradan da çıktım.

Çünkü o elinde bulunan ve kalınlığını bana denettirdiği camı,  vereceğim çerçefeye takacağını  herkes de anlardı.

Az evvel çıktığım gözlükçüye yakın,  bir gözlükçüye girdim.  O da ben bunu sana 20 liraya yaparım dedi. Bende  reçetemde yazılan cam elinde var mı?   diye sorarak, elinde  bulunan camın kalınlığını elimle kontrol ettim. Senin reçetende yazan cam bu işte ince cam bu dedi. Takmaak için  tezgahının başına gitti.  Hayır bu senin elindeki camın kağıdında ne yazıyor baksana . Bu normal bildiğimiz cam.reçetedeki değil  diyince adam kızdı, kızardı . Çünkü elinde , benim çerçefelere takmakta olduğu camın kağıdı üzerinde ,  benim reçetemle ilgisi olmayan bir cam vardı.  Tabiki  ben tak desem takacak ve camlar kesilip çerçefeye takıldıkdan sonra da, o gözlüğü almak durumunda kalacağımı biliyor.

İlk önce 180 lira,  sonra 50 lira,     sonra 20 lira . fiata bakaar mısınız.?.

Ve çerçefeye takacakları camın numarasına ve kalitesine nasıl güvenip alabilirim.

Camlar çerçefeye takıldıktaan sonra da, önce de biz  anlamıyoruz . BU NASIL ESNAFLIK?

Reçete elimde kaldı........

Ankara da böyle bir şeye asla rastlamadım. Rastlayan var mı ? bunu da bilemiyorum.

GÖZLÜKÇÜ ESNAFLARI  DÜRÜSTLÜĞE DAVET EDİYORUM.

Hamiye Alkış

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 642
Kayıt tarihi
: 24.02.08
 
 

Emekli, 19 mayıs ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster