Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
748
 

Tinercilerle karşılaşma

Tinercilerle karşılaşma
 

Google görseller


Geçen gün işyerine biraz erken bir saatte gittiğimden hem biraz zaman geçsin hem de biraz yürüyüş yapmış olurum diyerek çalışmış olduğum hastanenin etrafında bir tur atmaya karar verdim. Hayatın bana nasıl bir sürpirz hazırladığından habersiz bir şekilde kahvaltılığımı alıp bahçede kahvaltı yapma niyeti ile yürümeye başladım. Tam hastanenin kapısına yaklaştığım sırada bir köpek belirdi karşımda. Aksayarak yürüyen çok sevimli köpek, yanımdan geçip gidiyorken birden arkasından bir gencin koştuğunu gördüm. Fazla dikkatimi çekmedi açıkçası ve ben yoluma devam etmeye başlamıştım ki birden o gencin köpeği ile beraber arkamdan geldiğini farkettim.. 5 metre ilerisi çok kalabalık olduğu için yine aklıma korkmak gelmedi, İş saatiydi ve sokaklar kalabalıktı. Yine yoluma devam ederken karşıma köpekli bir genç daha çıkınca durumu idrak ettim. Sağıma soluma bakındım kimseler yoktu ve ben iki tane köpekli tinerci çocuğun ortasında kalmıştım. Birisi karşımdan diğeri arkamdan bana doğru gelmeye başladıklarını anladığım anda paniğe kapılmaya başlamıştım. Tam o esnada yolda bir taksinin durup olayları izlediğini farketmemle kendimi taksiye atmam arasında saniyeler vardı. Sanki o taksiyi Allah göndermişti ve ben de son anda binebilmiştim.

Hergün gazetelerde okuyup televizyonlarda izlediğim tinerci saldırılarının birinden kıl payı kurtulmuştum.

Bu yaşamış olduğum olay bende bir çok sorunun oluşmasına sebep oldu. Her zaman yaşadığımız olayları kendimiz çekeriz diyordum ya peki ben bu olayı nasıl kendime çekmiştim acaba?

Bir olayı anlayabilmek için onun öncesine ve sonrasına bakıp bir bütünün içinde değerlendirmek gerektiğine inanırım. Bu olay öncesinde ben nasıl bir ruh halindeydim? Kafamdan hangi düşünceler geçiyordu?

Bir gece öncesinde moralim çok bozuktu açıkçası Allah a isyan etme durumundaydım ve o gece de çok kötü rüyalar görmüştüm.Sabah uyandığımda o rüyaların ve ruh halinin etkisi hala üzerimdeydi. İçimde garip bir sıkıntı vardı ve ben de zaten o yüzden yürümeye karar vermiştim belki biraz açılırım diye.

Bütün o ruh halim, Allah a isyan edişim, iç sıkıntım ve görmüş olduğum kötü rüyalar, sabahleyin aniden yürüyüş kararı vermem, tamamen kalabalık bir ortamda böylesi bir tehlike atlatmış olmam acaba tesadüf müydü? Yoksa bana bir uyarı mıydı?

Olayları nasıl algılarsak bizim gerçeğimiz odur. Ben bu olayı bana yapılan bir uyarı olarak algıladım Allahın vermiş olduğu nimetlere şükretmeyip isyan noktasına geldiğim için bana yapılan bir öngesterimdi sanki. Sağlıklı, huzurlu ve şükredecek bir çok şeye sahipken, yapmış olduğum nankörlüğü anlamamı sağladı.

Bu olaya bir çok açıdan bakılabilir ve irdelenebilir ama ben kendi açımdan yaşamış olduğum bu olayı Allahın bir lütfu olarak görüyorum, kendime gelmemi sağladığı ve bana şükretmeyi hatırlattığı için şükrediyorum..

Ey benim halıkım, yaratıcım.. Sen beni belaların şerrinden muhafaza et, fakat onun yüzünden gelecek olan lütuftan, ihsandan beni mahrum bırakma. Rabbim gördüğüm, uğradığım belalara karşı lütfet de şükredeyim. geçip gittikten sonra neden şükretmedim diye hasret çekmeyeyim... Hz. Mevlana

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçmiş olsun canım, evet kesinlikle dediğin gibi ruh halimize ve duygularımıza dikkat etmeliyiz. Olumlu düşüncelerin, olumlu duygularla bütünleşmesi gerekir. Duyguların hayatın patronu olduğunu unutmadan yaşarsak, olumlu ve güzel gelişmelerin bizi beklediğini düşünüyorum. Tekrar çok geçmiş olsun canım, sevgiler.

A.Nilgün Aktaş 
 04.06.2010 9:14
Cevap :
Teşekkür ederim canım.. Unuttuğumuz zaman hatırlatılıyor zaten: ))) Sevgilerimle  04.06.2010 17:31
 

cogu kez ulkede yasiyan bir olay olagan gibi gorunsede, insan ayni kulturun tadini almadiginda cok farkli oluyor. Baslik dikkatimi cektigi icin ve konuda bilmedigimden dikkatlice okudum.Bilgi edinince aslinda cok vahim bir sosyolojik olgu ulke acisindan. Care aranmamasi dahada vahim. Dilerim bir gun ulkemde bu tur olaylarin yasanmamasi. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 01.06.2010 23:55
Cevap :
Teşekkür ederim. Dilerim dünyanın hiçbir yerinde böyle olaylar yaşanmaz..Saygılar..  02.06.2010 17:34
 

Nazmiye Hanım, Onların İstanbul'un hangi sokağından karşınıza çıkıp ürpertili anlar yaşatacağı hiç belli olmuyor! Benim de benzer anlar yaşadığım oldu! Geçmiş olsun der, sevgiler sunarım.

Muhsin DURUCAN 
 01.06.2010 20:24
Cevap :
Teşekkür ederim. İnsan birebir yaşamayınca anlamıyor..Her şerde bir hayır gizlidir düşüncesinde olduğum için ben yaşadığım bu olayı kendi açımdan hayra yordum. tabi ki bu benim düşüncem toplumun bu yarasına bir çare bulunmasın anlamına gelmiyor..Saygılarımla..  01.06.2010 22:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2352
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster