Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
88
 

Tirat

Tirat
 

"Rolü hayat verir." // Önder Karaçay


Hayat doğumla başlayan bir sahne verir her insana,

Yaşam eğer tiyatroya değer bulunup sanata taşınmışsa,

Tumturaklı bir geçmiş yaşanmıştır, dönüp bir baksana!

 

Dünyaya bir kez geliyorsak,

O rolü bir kez almışız demektir,

Hayat rolü almak kadar rolün hakkını da vermektir.

 

Dünya hem kocaman bir fabrika,

Hem de kimine göre kocaman bir hapishanedir.

 

Komedi ve mutluluk boyutunda yaşamakta,

Trajedi ve acı boyutunda yaşamakta bizim elimizdedir.

Bizi mutlu eden ve üzen her olay aslında bizim olgunlaşmamız,

Dayanıklılığımızı deneyen, artıran veya azaltan gelişmelerdir.

 

Önemli olan dünyanız bir cevizin kabuğunun içi kadar büyükse,

O küçük alana büyük bir dünyayı aşkla sığdırarak kurmaktır.

 

Hayat hızla değişir, insanın zorlandığı en önemli konu değişime uyumudur,

Bu hızlı değişim insan doğasına uygun alışkanlıklarından vazgeçmeye yatkın olmadığı için,

Bunu ancak insani bir felsefi derinlikteki düşünce ile yol tutuşudur.

 

Hayat alışılmış sahnenin dışında yaşanandır!

 

Çocuklar büyükleri rol model alırlar,

Büyüklerin büyüklüğü çocukların büyüklüğünde ortaya çıkar.

 

Kralların şövalyesi olmak da hayatın bir rolüdür,

Önemli olan kraldan çok kralcı olmadan bu şövalyeliğin sınırlarını iyi çizebilmektir.

 

Hayatta üzgün ve sessiz tedirginlerin tiradi çabuk biter,

Çünkü hangi yaşta olurlarsa olsunlar onlar hayattan bezmiş ölü gibidir..

 

Hayat öyle aklına eseni söylemek, aklına geleni yaşamak alanı değildir,

Çünkü aklına eseni yapmaya kalkan başkalarının konfor alanına tehdittir.

 

İçinde bir sızı varmış gibi yaşamı kovalayan insanların yüreğinde ağrı hiç eksik olmaz,

O tür insanlar hem ileriye gitmeyi isteyen hem de kimsenin konfor alanına girmeyen,

Hassas bir titizlikte hayatı yaşadıkları için engeller yüreklerinde bir ağrıdır.

 

Heybetli yeryüzünü çorak bir toprak parçası görmekte,

Bu çorak parçasını değiştirebilirim inancıda,

İnsanın kendine ve bakış açısına bağlıdır.

 

Gökyüzünün mavi lambasını,

Dünyayı iyi bir yere dönüştürmek isteyenler için açık tutar.

 

Kimisi için de gökyüzü duman yığını kara bulutlardır,

Gök kubbe üstüne yıkılacak sanır…

 

İnsan dünyada aslında biz toz zerresi kadardır,

Egosu ile şişenlerin büyüklüğü toz duman gibi buhardır.

 

Hayatta insana kâbus olan tek konu hırsıdır,

Hırsın içinde hayallerin gölgesi gizlidir,

Rüya gibi gölgedir hırs,

Hırsın elle tutulan tek tarafı hırsın sahibine kâbus yaşatmasıdır,

Çünkü başkalarına verdiği zarar da bir gün geri kendisine döner.

 

İnsan kâbuslarından kurtulabilseydi,

Kabuğunda kendini hayatına hâkim sayardı.

 

Hayatın sınırları bize dar geliyorsa,

Belki de yanlış olan bizim geniş olduğumuzu düşünmemiz olabilir,

Ya da sınırları yanlış yerden çizdiğimizi anlayabilirsek,

Doğru çizgiye taşınabiliriz.

 

Hayatta iyi ve kötü diye ayrım sadece düşüncede yaşar,

Bize göre iyi, size göre kötüdür,

Bir olgu hem iyi hem de kötü olmayacağına göre,

Hayatta iyi veya kötü olan düşüncedir.

 

Hepimiz talihin beline binmiş tarihin köprüsünden geçiyoruz,

Bizi biz eleştiremeyeceğiz, bizden sonraki kuşaklar bizi sorgulayacak,

Bu sebeple hayatta çok sorun birikir, kendimizin ne yaptığını görebilecek kadar,

Bir engin bakış açısına sahip olabilmiş olsaydık bütün sorunları çözer,

Geriden gelecek kuşaklara olan ihtiyacı da ortadan kaldırırdık.

 

Bu kararı veren biz değiliz..

 

Hayat sahnesinde rolü veren oyunu ne zaman bitireceğini de bilir,

İnsanı sahneden ölüm indirir, yoksa hırsı buna izin mi verir?

 

Güneş leşe dokunursa kurtlar üremeye başlar,

Oysa doğurmak ve üremek bir kudrettir,

Hayat sorunları zorla üretmez, leşi güneşe dokunduracak kadar,

Doyumsuzluğa çare bulunamadığı müddetçe bu hal hiç değişmez.

 

Bir insanın kendisiyle ilgili en büyük temennisi başkalarının gözünde,

Dürüst ve şerefli olarak kalabilmektir,

Hayatta rol yapmak gerçeği saklamak değil rolü gerçeğine uygun yaşamaktır,

Oysa algı üretmek, insanların gözüne girmek için duygularla sızmak gibi,

Hilelerle buna iştirak etmek insanın doyumsuz hırsına örnektir.

 

 

Önder Karaçay 

 

SAHAFÇA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar çok güzel tespitler ile bir dökümdü. Kaleminize,kelâmınıza sağlık. Sevgiyle kalın

SAHAFÇA 
 21.06.2016 21:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 175
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 184
Kayıt tarihi
: 09.07.14
 
 

Türkçe'nin en iyi duygu dili olduğuna inanmaktadır.  Yazı ve şiirlerinde insanın bulunduğu toplum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster