Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '17

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
41
 

Tireli Hüseyin

Tireli Hüseyin
 

AKKUŞ AMCA


İncirköylü rahmetli Mehmet Akkuş tam yedi yıl askerlik yapmış., gencecik gittiği asker ocağından orta yaşlı bir adam olarak dönmüştür. Yedi yılın ilk beş yılını Yemen taraflarında, kalan iki yılı da Yunan’a karşı savaşmıştır. Yemen taraflarına gitmiş önce, hani bir önceki yazımda türküsünün bir kıtasını yazdığım Yemen Çöllerine. Gelin, bu acıklı türkünün bir bölümünü daha okuyalım da yazımıza öyle devam edelim.:

“Alı Yemendir

Gülü çemendir

Giden gelmiyor

Acep nedendir?” diye Türküler yakılan Yemen Ellerine(illerine)

Bazden yaşlılar İncirköy Çeşmesi’nin yakınındaki Koca Çınar’ın altındaki KÖŞK’te otururlar da; hep eskileri anlattırırlardı bu harp artıklarına. Şimdi artık hepsi İstiklal Madalya’lı  ve rahmete kavuşmuş olan : Hüseyin Yalçın(Üsülü), Hulisi Ardıç, Murat Mercan, Murat İnce, Hasan Mercan, Ali Kahya Mehmet’i,Selim Mehmet’i, Ali Rıza Çavuş (Dirlik), Hasan Hoca(  Uysal), Uzun İsmail (Fevzi Orhun’un babası), ve Akkuş Amcaya.

Akkuş Amca Yemen’den tam üç ayda gelmiş, yaya olarak üç-beş arkadaşıyla  çiğnemişler bunca çölün kumunu.”Dünyada daha yiyecek ekmeğimiz varmış da; bunca sıkıntının, kurşunun,  ölümün içinden çıkıp geldim” derdi, az biraz efkârlandığında . Bazen çocuk gibi ağlardı, eski günleri İstiklal Harbinden döndükten sonra 1965 yılına kadar yaşadı. Son iki yılını Denizli’de geçirdi.

Akkuş Amca berberdi, akkuş amca dişciydi, Akkuş Amca sağlık memuru idi Eli hünerli bilge birisiydi

İsteyenlerden kan bile alırdı. Kırklı yılın en iyi uçarcısıydı.”Ben yerdeki kekliğe silah atmam, havalandığı zaman hedef üç misli büyür, vurması da kolay olur”derdi. Evinin önündeki mor incirin altında az mı dişimizi çekti.Yalnız bizim köylülerin mi? Hayır Kızılbel’in,Koru’nun,Üzümlü’nün, Nif’in, Mezsenizin köylüleri bile “Akkuş’un eli haffif” diye dişlerini hep onan çektirirlerdi.

Yedi yıl askerliği boyunca berber çantasını ve kerpetenini hiç yanından ayırmamış, ta Yemen’e kadar getirip götürmüş. İstiklal savaşı yıllarında yanındaymış çantası. Dişi ağrıyanların dişiniçekmiş askerliği boyunca.Gerektiğinde de arkadsaşlarını traş etmiş...

Ben 1957-1959 yıllarında Çameli’nin, Emecik Köyü Kızılyer  Mahallesinden öğretmenlik yaptım.Komşu köyün adı Kabaklar’dı, sonradan Akpınar olarak adını değiştirdiler. O köyün Sarıkavak Mahallesinde bir asker arkadaşı vardı. Yemen’e kadar beraber gidip gelmişler, benim İncirköylü olduğumu öğrenince hep Akkuş Amca’yı sorardı. Silah arkadaşları takılırlarmış; “Öleceğinde berber çantanı bize bırak” diye. Kabaklarlı arkadaşının adı TİRELİ Hüseyindi. (O da hakka kavuştu)Bana dedi ki “Mehmet Akkuş’a söyle de, öleceğinde berber çantasını bana bıraksın.”Bir yılbaşı tatilinde İncirköy’e gittiğimde, Akkuş Amca’ya Tireli Hüseyin’in ve dediklerini ilettim. Bir vakit güldü de; “Tireli  benden evvel ölürse n’olacak? Diye sorduıydu. Tireli Hüseyin Akkuş Amca’dan evvel öldü de traş çantasını hak edemedi. Acep öteki dünyada buluşurlar mı dersiniz? Allah ikisine de rahmet eylesin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle anıları yaşatmak ne büyük vefa. Ülkemiz Anadolu hangi şartlarda ne pahasına kazanılmış anlamak lazım. Esen kalınız değerli arkadaşım.

Şahin ÖZŞAHİN 
 21.04.2017 10:06
Cevap :
Çok teşekkür edereim Özşahin. Selamlar, sevgiler, Ü.Ş.D.  21.04.2017 10:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3138
Toplam yorum
: 2954
Toplam mesaj
: 199
Ort. okunma sayısı
: 532
Kayıt tarihi
: 22.05.08
 
 

Önce kendimi tanıtayım: Ben Ünal Şöhret Dirlik, Aksu Köy Enstitüsü'nde üç yıl okudum. Dördüncü sı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster