Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '10

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
5004
 

Tiroit hastalığında bitkilerle tedavi

Tiroit hastalığında bitkilerle tedavi
 

Arslan kuyruğu bitkisi


Tiroit Hastalığı

Tiroit bezinin aşırı çalışarak fazla miktarda tiroit hormonu üretmesi (hyperthyreose) vücut dengelerini sarsar.

Hastalık belirtileri arasında ruhsal değişkenlik, huzursuzluk, sıkıntı, sinirlilik, fazla terleme, sıcağa karşı tahammülsüzlük, kilo kaybı, saç dökülmesi, yorgunluk, kas zayıflığı, kalp ritim bozukluğu ve kalbin hızlı çarpması sayılabilir.

Hastalığın başlangıcında bitkisel ilaçlar başarıyla uygulanmaktadır.

Hastalığın ilerlemiş halinde nedenlerin araştırılması için hekim kontrolü şarttır.

Huzursuzluk, sinirlilik ve uykusuzluk gibi şikayetlerde kurtayağı otu kullanılmaktadır.

Tiroit hormonunun fazla üretilmesine bağlı kalp şikayetlerinde aslankuyruğu otu faydalı olmaktadır. Her iki bitkisel ilaç birlikte kullanılabilir.

Uzun dönemde enzim ve hormon dengelerinin sağlanması için çörekotu ve sarımsak kullanılır. Çörekotu yılda 8-10 ay sarımsak 2-3 ay kullanılabilir.

Dahilen Kullanılan Bitkisel İlaçlar:

Aslankuyruğu otu: Kalp çarpma sayısını hafif azaltır, kan basıncını hafif düşürür ve sakinleştiricidir. İnce kıyılmış 1-2 çay kaşığı ot fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, 10 dakika demlenir, süzülerek içilir. Çayı taze hazırlanarak günde 2-3 defa içilebilir. 2-4 haftadan uzun süre kullanılmaz. İlave olarak biberiye çayı kullanılabilir.

Kurtayağı otu: sinirsel rahatsızlıkların eşlik ettiği tiroit bezinin aşırı çalışması halinde kullanılır. İnce kıyılmış 1 çay kaşığı ot fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, 10 dakika demlenip süzülerek içilir. Günde 1 fincan çay sabah içilir, fazla gelirse miktar azaltılır. Şikayetlerin hafiflediği ölçüde miktar giderek azaltılarak kullanıma son verilir. Ani olarak kullanıma son verilmemelidir. Hamilelik ve emzirme döneminde kullanılmaz.

Sarımsak: Günde 4 gr sarımsak ( Diş), bir defada 1 gr olmak üzere 4 defada yenir. Sarımsak havanda dövüldükten sonra, 4-5 dakika havanda bekletilir, yoğurda veya yemeğe katılarak yenir. Sarımsak kokusunu bastırmak için maydanoz yenir, kakule çiğnenir, naneli sakız veya şeker kullanılır. Eşinize kokuyorsa yemesini öneriniz.

Çörekotu: Günde toplam olarak 15 gr çörekotu yenir. Bu miktar 2 veya 3 e bölünerek yemeklerden 30 dakika önce öğütülüp, az suyla yenir. Rendelenmiş bir elma veya armuda öğütülmüş çörekotu katılarak da yenebilir. Şeker hastası olmayanlar, pratik olması açısından haftalık kullanım miktarını öğütüp bekletmeden tahin-pekmeze ( 100 gr yeni öğütülmüş çörekotu, 100-150 gr pekmez ve 200-250 gr tahine karıştırılabilir, kişiler tat algısına göre miktarlarda değişiklik yapılabilir) karıştırarak yiyebilirler. Dişleri sağlam olanlar çiğneyerek yerlerse diş eti bakımı da yapılmış olur.Öğütülmüş olarak hazır satılan çörekotu alınmamalıdır, çok zararlıdır.

Not: Çörekotu hamilelik döneminde yenmemelidir. Doğuma bir hafta kala başlanıp emzirme süresince yenirse anne ve çocuk sağlığı açısından çok faydalıdır. Çörekotu yeterli miktarda omega-3 ihtiva eder, ilave olarak omega-3 takviyeli gıdalar yenmemelidir.

Kaynaklar:

1- Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin verilen BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, İstanbul 2009, ISBN: 978-9944-790-31-4, (0212) 5285076-5286005.

2- Dr. Ahmet Toptaş, ÇÖREKOTU Tepeden tırnağa şifa deryası, Gonca Yayınevi, İstanbul 2008, ISBN: 978-9944-62-613-2, (0212) 5285076-5286005.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 2569
Kayıt tarihi
: 14.11.09
 
 

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi kimya yüksek mühendisliğinden mezun oldum. İstanbul Üniversitesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster