Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '21

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
13
 

TİTANİK DÜNYASI

Herkes kendine benzeyene daha çabuk alışır, daha kolay ikna olur. Bu yüzden insanlar kılık değiştirerek avlanma tekniğini geliştirmiştir. Avlanmak bu şekilde daha kolaydır. Taklit ederek, kuşlar kandırılır, hayvanlar dahi bu şekilde evcilleştirilmiştir.

Yeni dönem; basın ve medya araçlarının gelişmesiyle yapay kültür yaratma her alana yayıldı. Bir nevi talep oluşturma çalışması olan, aslı avlamak olan anlayış ve halka açıkça söylenmeyen yol ve yöntemler geliştirildi. Şu anda ise Endonezya’dan tutun Afrika’ya kadar uydu ile tanışan, internet ile tanışan hemen herkes aynı şekilde şeyleri, tüketim malzemelerini almak için hayatlarındaki önemli zamanları harcıyor. Daha fazlası için daha fazla bağımlılık araçları gerekiyor ki burada sistematik olarak her üst kurum ve kuruluş bir şeylere, tüketim araçlarının talep ettiği şeylere yöneliyor. Hayat bu şekilde evcilleşiyor ve bu işin adı daha fazla medeniyet, daha fazla tüketim uğruna bir yaşantı şekline dönüşüyor. Bu durumda kırbaç zoruyla köleliğe gerek kalmıyor.  Köleliği en fazla kapitalist olan ülkelerin önayak olarak kaldırmaları boşuna değil.

Demokrasiler de tam bu aşamada devreye girdi ki aslı eşitler arasında olabilecek bir düzen insanlar arasında daha fazla talep edilir oldu. Normalde söz söyleyenlerin eşit olması gerekirdi ancak hayatında düzende bir kuruş katma değer üretmeyenle sistemin tüm yükünü çekenler eşit hale gelince hele de bizdeki gibi kültürüne monte edilen “uyanıklık” daha sonra “iş bitiricilik”falan gibi kelimelerle diğerlerini daha kolay avlayacak görüş, meslek ve düşünce akımlarına dâhil olanlar diğerlerini yönetir oldu. Çünkü güç elde etmenin normal yollardan olması halinde asırlar süreceği, bilgi ve emek gerekeceği, çalışmak ve daha fazla çalışmakla mümkün olduğu normal şartlar, uyanıklar için birkaç yıl alabilirdi nitekim böyle oldu. Birileri birkaç yılda köşe oldu. Aslında bunu diğerleri bekliyordu ancak titan benzeri piramitte kendilerine de sıra geleceğine dair umutları vardı. Bilenlerin bu bir titan diye bağırmaları boşuna oldu. Zira titan öyle ışıltılıydı ki bir zaman sonra titan diye bağıranların ya gözleri kör oldu, ya sustular, ya da onlar da hizaya getirildiler. Titana umut bağlayan fakirler çalışmayı bırakıp, gözlerini sadece ona diktikleri için geçen giden fırsatları göremedikleri gibi, mesleki yeterliliklerini de günden güne gerilettiler. Titan bittiğinde; zenginler daha zengin, fakirler daha da fakir olduklarını hayretle gördüler lakin suçun kendilerinde olduğunu da görmüyorlarsa görecekler. Zira kimse onları titana katılmak için zorlamamıştı ki…

Altın değerlidir de çölde susuz kalan birine “bir külçe altın mı, birkaç litre su mu?” diye sorsalar herhalde bir külçe altın bir şişe su kadar değerli değildir. Hayat da zorda kalınca böyledir. Diğerleri mi? Hayatın eğlencesi, fasa fiso… Tıpkı diğerleri, diğer değerliler gibi.

 

 

jale kasap, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 2187
Toplam yorum
: 319
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 161
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster