Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '06

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
Okunma Sayısı
983
 

Tohum patentlenemez, GDO' lara dikkat!

Tohum patentlenemez, GDO' lara dikkat!
 

" AB Uyum Paketi " içinde TBMM' de görüşülmekte olan Tohumculuk Kanunu tasarısının yasalaşması halinde, hem tohumlarımız patentlenecek, hem de ülkemiz GDO' ların açık işgaline uğrayacaktır. Ülkemizde üretimi ve dağıtımı yasak olan GDO' lu tohumlar, bu yasa tasarısı ile serbestçe dolaşıma sunulacaktır. Türkiye' ye her yıl 2 milyon tona yakın genetiği değiştirilmiş soya, mısır, pamuk ve kolza hiçbir denetime bağlı olmaksızın girmekte, işlenmekte ve 800 çeşidin üzerinde ürün olarak tüketici sofrasına ulaşmaktadır. Marketlerden aldığımız ama içinde ne olduğunu bilmediğimiz ürenlerle karşı karşıyayız. GDO' lu ürünlerle geleceğimiz tehlike altına alınırken, tohumlarımız ise, çokuluslu şirketlerin pazarına açılmak isteniyor. Tohum, insanlığın temeli olan gıda maddelerinin birimidir. Yani temel bir insan hakkıdır ve patentlenemez.

Tüm Avrupa'daki bitki çeşidine yakın bir sayıda olmak üzere, 3 bini endemik (sadece Türkiye'de bulunan) toplam 13 bin bitki çeşidine sahip Anadolu coğrafyası, gen bankası niteliğindedir. GDO işgali, biyolojik çeşitliliğimiz üzerine büyük bir tehdit oluşturacaktır. Birçok ülkede yasaklanan GDO'lu tarım, halk ve çevre sağlığı açısından büyük riskler taşımaktadır.

Tohumculuk Kanunu tasarısı ayrıca, çiftçileri yok edecek hükümler içermektedir. Bu yasayla tarımsal çeşit, "...geleneksel ve/veya biyoteknolojik yöntemlerle geliştirilmiş olan genetik yapı" olarak tanımlanıyor ve tescile tabi kılınıyor. Yasanın bu maddesiyle, çokuluslu şirketler, bu topraklarda yüzyıllardır doğanın ve insan emeğinin oluşturduğu tohumları, biyoteknolojik yöntemle patentlemeye çalışıyorlar. Tohumlar patentlenirse, küçük çiftçilerin hakları ihlal edilecek, atalarından miras kalan tohumları bedel ödeyerek satın almak zorunda kalacaklardır. Kendi yerel tohumunu ve çeşitliliğini kaybeden çiftçilerimiz, 1kg. domates tohumunu 18-20 bin dolara almak zorunda bırakılıyor. Tüketici ise, ürünü, üreticinin eline geçen fiyatın 6 katını ödeyerek satın almak zorunda bırakılıyor.

Yasanın yürürlüğe girmesinden iki yıl sonra, kendi tohumlarıyla ürettikleri ürünleri pazarda satmaya kalkışan üreticileri de ağır cezalar bekliyor. Oysa çiftçi tohumu bir kez ürettiğinde ya da satın aldığında, aynı tohumu gelecek yıllarda da kullanabilir, diğer çiftçilerle paylaşabilir. Ama bu yasayla artık patentlenmiş tohumu almak zoruna bırakılacak, eğer tohumun sertifikasını gösteremezse de kaçakçılık yapmış sayılacaktır. Yüzyıllardır kendi topraklarımızda doğal yöntemlerle üretilen tohumlarımız, artık çokuluslu şirketlerin malı olacak, bu tohumların genleriyle istedikleri gibi oynayabilecekler. Bu da yetmezmiş gibi, küçük üreticinin de yok olmasına neden olacaklar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hayatı yok eden bir üretim biçimi fakat ne yazıkki insanımız hala ne olacağını bilmiyor. biyoçeşitlilik yok oluyor. çiftçi kendi tohumunu kaybediyor. yani kendi yaşamını...

Ali BAKMAZ 
 20.11.2006 8:47
Cevap :
Sadece çiftçilerimizin bilmesi yetmez. Su sorun hepimizin geleceğini tehdit ediyor. O nedenle herkesin bu konuya karşı duyarlı olması ve bilgilenmesi, mücadele etmesi gerekiyor. Selamlar.  23.11.2006 0:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 138
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1500
Kayıt tarihi
: 26.08.06
 
 

1958 doğumluyum, İzmir'de yaşıyorum. 17 yıl gazetecilik yaptım ve emekli oldum. Şimdi babamın kurduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster