Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
40229
 

Tohum üretmek artık yasak!..

Tohum üretmek artık yasak!..
 

Kanunun ismi: TOHUMCULUK KANUNU. 

Kanun numarası: 5553  

Kabulü: 31.10.2006  

Resmi Gazete numarası: 26340  

Resmi Gazete tarihi: 08.11.2006  

Lütfen okuyun...  

Nasıl oluyor da bir ülke bir tek kurşun atmadan böylesine işgal edilebiliyor?..  

Görün, öğrenin ve eğer becerebiliyorsanız, [haziran ayında] gereğini yerine getirin…  

İnanılır gibi değil!..  

Ancak, bu “kanun”da neler yazdığına geçmeden önce, size bir başka iki kanundan söz edeceğiz. Lütfen sabrınıza hâkim olun ve okumanızı sürdürün.  

Bunlardan birincisi, ABD'nin, Irak'ı işgal ettikten hemen sonra çıkarttığı “Tohum Yasası”… 

1.- Bu yasa ile, "çokuluslu tohum şirketleri” Irak'ın tohum üretim piyasasına egemen oluyor… 

Oysa bir ülkenin bitki örtüsünün biyolojik çeşitliliği ve bu çeşitliliğin güvenliği, o ülkenin geleceğidir. Ve egemenlik haklarının içinde yer alır... 

2.- Söz edeceğimiz ikinci yasa ise, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin 1925 yılında çıkarttığı bir kanun:  

Kanun adı: HER NEVİ FİDAN VE TOHUMLARIN MECCANEN TEVZİ VE DEVLET UHDESİNDE BULUNAN ARAZİNİN FİDANLIK İHDASI İÇİN ZİRAAT VEKÂLETİNE VE İDAREİ HUSUSİYELERE BİLABEDEL TEFFİZİ HAKKINDA KANUN 

Kanun numarası: 682  

Kabulü: 2.12.1925  

R. Gazete numarası: 244  

R.G. Tarihi: 14.12.1925  

Ve görün bakın Türkiye, nereden nereye gelmiş; nerelere getirilmiş...  

1924’de “Milli Mücadele”yi zafere ulaştıran yurtsever meclis, her nevi [yerli] fidan ve tohumun bedava olarak dağıtılmasını yasa haline getiriyor!  

Ve ardından da, devlet arazilerinin fidanlıklar oluşturulması (yerli tohum üretilmesi) için Tarım Bakanlığı’na devrini hükme bağlıyor. 

Bugünün pek sayın parlamentosu ise, yukarıda tarih ve numarasını kaydetmiş bulunduğumuz kanunu çıkartıyor.  

Şimdi sıra geldi bu pek sayın parlamentonun yaptığı bu pek “değerli” kanununun, ne getirip, ne götürdüğü konusuna…  

Bu kanun şöyle diyor:  

- Bundan böyle bahçelerinde domates, biber, lahana... ve tarlalarında buğday, arpa, mısır... ve meyve bahçelerinde erik, kayısı, şeftali yetiştirenler, kendi ürettikleri [yerli] tohum ve fidelerini kullanamayacaklar... 

Bu tohumları, ancak… Ve mutlaka… Belirlenecek olan çok-uluslu şirketlerden ithal etmeye mecbur olacaklar...  

Peki vatandaş bu kanunu dinlemediğinde ne olacak?.. 

Kanunun ceza hükümleri, yaman ki, ne yaman... 

Açın okuyun ve mutlaka kendi gözlerinizle heceleyin bu kanunun maddelerini… 

Ve görün, bir ülkenin nerelerden, nerelere getirildiğini... 

Ve bizlerin de, öylecene ve böylecene... bu korkunç gidişi seyrede ve seyrede, nasıl da mışıl mışıl... (ve örneğin/mesela) horuldadığımızı görün, anlayın, kavrayın ve ne yapacaksanız yapın artık!.. 

Sonra da gülün, iyice gülün… Taaa ki, ağlayana dek! 

soruyusormak@gmail.com 

LÜTFEN “TIK”LAYINIZ: 

www.soruyusormak.com 

www.dnm-ler.com 

www.kitlecizgisi.com 

Gülpembe, zeki etferat bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ve onun abisi ABD ...Bizler lisedeyken Coğrafya dersinde, başta buğday olmak üzere, gıda ürünlerini ihraç ettiğimizi, bu konuda kendine yetebilen ülkeler içinde olduğumuzu öğrenmiştik. Hayvancılığı da, tarımı da elimizden aldılar,elimizi kolumuzu bağladılar. Nasıl baş edeceğiz bu azılı kabadayılarla bilmiyorum. Yazınızı Facebook'da paylaşmak istiyorum izninizle. Saygılar...

Nur Eşmeli 
 20.03.2011 16:00
 

ülkemizde 2010 yılı itibariyle tarım ürünleri ithalatında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılmıştır. Uluslararası standart sanayi sınıflamasına göre 2010 yılında ithalat tutarı 6.5 milyar dolara ulaşmıştır. Hep ihracat rekoru kırmakla övünülen Uluslararası Standart Ticaret Sınıflamasına göre de ithalat 12.9, ihracat ise 12.7 milyar dolardır. Yani 200 milyon dolarlık açık vardır! Bu da olayın iktisadi bilançosu! O da şimdilik.

Ersin Kabaoglu 
 15.03.2011 19:31
 

Bu gidişle kökümüzü kurutacaklar. Hem de içimizden birilerinin ve körü körüne onlara biat edenlerin eliyle. Hem biz hem bu yasayı çıkaranlar gümbürtüye gidecek. En kısa zamanda değiştirilmeli ama nasıl? Seçim yeterli olur mu? Sanmıyorum. Saygılar efendim. Çok önemli bir konuya değindiniz.

Mehmet Sinan Gür 
 14.03.2011 15:52
 

Ben Karacabey Ovasında yıllarca çiftçilik yapmış olan bir ailenin oğluyum. Biz aynı yerde olmasakta, çiftçilik hala orada ve devam ediyor. Benim yaşım 30 ve kendimi bildim biledi Hibrit tohum veya Salça - Konserve fabrikalarının temin ettiği fideler ekilir. Bu hibrit tohumların Türkiye de kullanılmaya başlanması, yaygınlaştırılması sadece bugün yapılan bir aktivite değil ve sadece ülkemizde uygulanmıyor. Bu zihniyeti geriye doğru incelerseniz, " Siz sulama motoru üretmeyin, halkınıza çiftçilik yaptırın. Biz size sulama motoru temin ederiz " diyen bir zihniyeti sineye çekenlere kadar gitmek gerekir. Ayrıca, yorum yapan Sayın GÜLER in de dediği gibi, daha iyisi varsa sebebiyle yazın da biz de değerlendirelim. Malesef nufusunun %30 unun ( 10 yıl önce %45 ti ) köyde yaşadığı ülkemizde doğru düzgün bir tarım politikası olan bir siyasi parti mevcut değil.

Mr_Q 
 14.03.2011 2:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 456
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster