Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
201
 

Tokalaşmaca...

Tokalaşmaca...
 

yukarıkayalar.wordpress.com


Diyanet’ten fetva çıkmış ve “Kadınla erkeğin tokalaşması haramdır…”
 
Fetva’yı gördünüz mü… Cahil insanları kandırmak için neleri uyduruyorlar. Sanki “Kadın” milleti  “Ötekiler”, toplum hayatından izole edilecekler; girdikleri zaman da , sanki mikropmuş gibi davranılacak, toka filan yok ha, belki yüzlerine bakmak bile haram hale gelecek…
 
Zaten toplum artık Fetva’larla yaşamaya başladı gibi… Öyle Yasalar masalar filan pek de önemli değilmiş gibi… Sabah akşam bazı din adamı geçinen, kendinden menkul adamlar , televizyondan, radyodan her yerden fetva veriyorlar ve  halktan bu fetvalara uyulmasını istiyorlar… Uyulmazsa ne olur? Milleti öylesine korkutuyorlar; sanki milletin %95’i cehennemlik gibi davranıyorlar. Bir de öylesine ceberut davranıyorlar ki.. Vay anam vay.. Onlar cenneti ala’da keyf yaparken, kimbilir bizler, günahkarlar  her birimiz cehennemde acaba kaç bin yıl kebap gibi cazır cazır yanıp  kızaracağız… 
 
Öylesine ki millet artık adım atmaya korkuyor… Onu yaptın günah, bunu yaptın günah… Açık gezdin cehennemliksin; tokalaştın cehennemliksin…
 
Yapmayın be Ahretlik kardeşlerimiz. O kadar zalim davranmayın.. Hele hele kadınlara..
 
Yani onun için Berat efendi artık kadınlarla tokalaşmayı kesti. Baksanıza Sayın Davutoğlu’nun eşi elini uzatınca, ateş uzatılmış gibi elini çekip göğsüne koymuş.. Muhafazakarların , tutucuların çoğu bunu yapıyor. Demek ki tokalaşınca niyetleri bozuluyor. Peki erkeklerle tokalaşınca niyetleri bozulmuyor mu?
 
Bilirsiniz elin gavurları dediğimiz Avrupalılar, Amerikalılar öyle bizim gibi tokalaşmazlar. Hele bizimkileri  selamlaşırken görüp, şapır şupur üç kere beş kere öpüştüğümüzü gören gavurlar acaba ne düşünürler: “Ulan bunlar…”
 
Ama biz kendi ırkımızı severiz, hele uzun bir ayrılıktan sonra birbirimizi görünce şapur şupur öpüşürüz.. Bu bizim adetimiz. Ne var bunda, demeyin…
 
Adamlar hijyeni öylesine ileri götürmüşler ki, değil öpüşmek , tokalaşmaktan beri çekinir olmuşlar, sadece  sade bir “Hello!” demek onlara yeter olmuş. 
 
Niye öpüşsünler?
 
Öpüşünce bütün nezle-grip mikroplarını doğrudan karşıdakine aktarıyorsun.. Kimbilir daha başka ne mikroplarını. Onun için öpüşmekten kaçınıyorlar. O işi bitirmişler. Zaten yapmıyorlar.
 
Tokalaşmaktan da kaçınıyorlar. Hele Müslümanlarla tokalaşmaktan zinhar..? Niye?
 
Çünkü biliyorlar ki, Müslüman milleti “taharetlenmeden” tuvaletten çıkmazlar. “Taharet” ne demektir? Büyük tuvaletten sonra altınızı, elinizle bir güzel temizlemektir. Ondan sonra ellerinizi yıkarsınız.
 
Ama gavur uzmanlar buyuruyorlar ki, “Elinizi neyle yıkarsanız yıkayınız, o pislik öldür Allah oradan çıkmaz…”
 
Eee adam seninle niye tokalaşsın! Ondan da vazgeçmişler.
 
Kadınlarla tokalaşmıyoruz ama zamanı gelince “Eş” diye alıp , bir güzel koyunlarımızda uyutuyoruz. Zamanında anamızın elini bin kere öpüp, özür diliyoruz; helallik diliyoruz.. “Kadınlarla tokalaşmak harammış..” Kim uyduruyor bu saçmaları. Kim sokuyor böyle saçmaları milletin kafasına… Bu işte bir mantık var mı? Hani İslam mantık diniydi..!
 
Valla en iyisi, bence, Milliyetçi Parti mensupları gibi kafa kafaya üç beş kere tokuşmak. Hani Milliyetçiler, Ülkücüler bir araya gelince öyle yapıyorlar ya!
 
Dikkat edin kafa tokuşturuyorlar. Tak… tak… Tak… Hem de en az üç kere. Tam da koçlar gibi. Aslan gibi… 
 
Ama onların da, kadınlar gelince ne yaptıklarını görmedim. Acaba onlar da kadınlarıyla tokuşuyorlar mı, yoksa onlar da AKP’liler gibi uzak durup… Ellerini uzatmıyorlar mı? 
 
Çünkü MHP’si giderek AKP’ye o kadar çok benzemeye başladı ki; onlarla düşe kalka yakında esamileri AKP’liler birlikte okunacak… Her şeyde AKP’ye destek vermeye hazırlar. Devlet Bahçeli’nin bu işten kazancı ne bilmiyoruz ama; MHP Partili bütün Milletvekili hazırun, onun emrinden zinhar çıkmıyor. 
 
Devlet’de görünüşte ceberut mu ceberut… Ama görünüşte onu bir bayan giderek yumuşatıyor; akıl ve yasa yoluna çekiyor. Bakalım o partide neler olacak… Ama o iş bitmez.. Mutlaka yine kafa kafaya tokuşurlar. 
 
Atatürk mü ne yapmıştır?
 
“Selamınaleyküm?” 
“Aleykümselam!” Diye selamlaşan askere…
 
“Merhaba!” demesini öğretmiştir…
 
“Merhaba asker..!”
“Merhaba..!”
 
Bakalım bunlar yeniden askere “Selamünaleyküm,” “Aleykümselam!” demesini ne zaman öğretecekler? Zaten o iş de  olduğu zaman Türkiye Cumhuriyeti zevale ermiş demektir. Artık nereye göç ederseniz ediniz. fark etmez.
 
İyi kafa tokalaşmalar… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dostça sımsıkı bir tokalaşmak ne içten bir davranıştır hocam.SEVGİLERİMLE.

Şennur Köseli 
 28.05.2016 23:18
Cevap :
Evet...Evet... Doğru bir şeye hiç yanlış diyebilir miyim? Siz sağolun.  29.05.2016 1:15
 

Sayın Ceyhan! Ah, ah ne günlere kaldık gülelim mi ağlayalım mı? Selamlar, saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 28.05.2016 23:02
Cevap :
Öyle herkese elinizi uzatmayın Nahide Hocam.. Bazıları çok hassaslar.. İşe bakın..!!  29.05.2016 1:16
 

Selamın türü ne olursa olsun “bana güvenebilirsin” anlamına geldiği gibi, el sıkışmak ya da tokalaşmakta “uyum” içinde olduklarını gösterir. Nitekim Antik dönemde bazı kent devletleri birbirleriyle “uyum sikkeleri” bastırmışlardır. Bu sikkelerde de el sıkma ya da tokalaşma betimleri vardır. Eğer maksat günahtan kaçınmaksa bilinsin ki, çoğu günah el sıkmadan ya da tokalaşmadan işleniyor beşeri hayatta. El sıkıp, bir süre sonra sırtını dönenler de oluyor; ama neyse. İnsanlık her daim ruhsal devinimini kaybetti mi, maddede boğuluyor, sonuçta el de kafa da madde değil mi? Güven veren, uyum sağlayan ruhtur, madde değil. Evet, dindarım diyen çoğu insanın dini algısı çok daha seküler; ama bir de kalkarlar sekülerleşmeye (dünyevileşme) karşı çıkarlar. Ancak bu gerçeği ne sekülerim diyen bilir, ne de dindar olduğunu ileri sürenler. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 28.05.2016 22:33
Cevap :
Sayın Rıza Üsküdar, yazıya ek bilgiler sağladın.. Teşekkürler ederim. Dediğiniz gibi , önemli olan "Niyettir" . Nasıl yaklaşıyorsun insanlara. O önemli . Saygılar efendim.  28.05.2016 22:44
 

Allah sonumuzu hayreyleye hocam. Eninde sonunda bu zevk-ü sefâ da bitecek elbet ama o zamana kadar neler olur? Her şeyin bir sonu var, ne kadar hatırlarına getirmeseler de ölüm de var. Hiç kimse ölümsüz değil. Selamlar ile Sağlıcakla

SAHAFÇA 
 28.05.2016 21:34
Cevap :
Kendi hesaplarıyla bir devran sürüyorlar.. Ama bakıyorsun R.Sarraf bile yakalanıyor. Hadi bakalım...!? Tutuculuk nereye kadar...! Saygılar efendim.  29.05.2016 15:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 743
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster