Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '09

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
1479
 

Tokat Pazar Meslek Yüksek Okulu öğrencilerini dinlerken...

Tokat’ın Pazar İlçesi 5000 nüfuslu, Tokat’a 28 km mesafede en yakın ilçedir. Ballıca Mağarası, tarihi İpek Yolu Üzerinde bulunan Mahpere Hatun Kervansarayı, Ballıca Mağarası, Kaz Gölü gibi doğal ve tarihi güzellikleri kendinde barındırmasının yanında, Seda Sayan’ın annesinin memleketi, Alman Yeşiller partisi eş Başkanı Cem Özdemir’in babasının memleketi olmak ile ünlüdür.

Bu şirin ilçeye , bu sene 40 kişilik İşletme Yönetimi, 40 Kişilik Sulama Teknolojisi bölümü olan bir Meslek Yüksekokulu açıldı. Gaziosmanpaşa Üniversitesine bağlı olarak açılan bu okulun ilerde en popüler olacağını düşündüğüm Sulama Teknolojisi bölümüne ne yazık ki 40 kişi kontenjanına sadece 3 kişi kaydolmuş.

Bu okulun Müdürlüğüne atanan ve uzmanlık konusu Tarımsal Sulama olan Doç. Dr. Tekin Öztekin’in daveti üzerine, bu ilçede doğmuş bir yazar olarak öğrencilerle sohbet etmek üzere gittim.

Akis yayınları Genel Yönetmeni Adem Özbay’ın yolladığı 30 kadar Kişisel Gelişim Kitabı ve dergisi ve kalemler götürdüğüm Pazar MYO lu gençlerle yaklaşık olarak 1 saatlik bir sohbet yaptık. Pazar’da da insanın isterse gelişebileceği ve güzel şeyler yapabileceğini anlattığım bu sohbette, genel konuşma gelişim, motivasyon, başarı üzerineydi.

Gençlere hayatta soru sormanın çok önemli olduğunu, hayatta güzel sorular sormasını bilen insanları hocalarının, firmaların çok iyi değerlendireceğini anlattığım konuşmamda ne yazık ki 40 kişi arasından sadece 4 kişi bana soru sordu.Ben de onlara gerekli cevapları verdim. 3 öğrenci de Pazar ve bizim konuşmamızı değerlendirdi. Onlara da bu yazımda yer vermekteyim. Öğrencilere olan saygım ve sevgim, onların görüş ve sorularının bizler için önemli ve değerli olduğunu vurgulamaktı.

Gelişimi önemseyen ve çevrede kendini geliştirmiş insanlardan faydalanmasını bilen insanların her zaman başarılı olacağını vurguladığım konuşmamda gençler, konferanstan sonra biraz daha özgüven kazanmış, biraz daha hayatı sevmiş gibi geldi bana. Umarım bu bilinçlenme ve gelişim isteği sürekli olur. Çünkü, heveslenerek bir süre sonra gelişimi bırakmak insana fayda sağlamlamakta ve gelişim sürekli olmakta.

Şimdi bana sorulan soruları ve benim verdiği cevapları bu yazımda sizlerle paylaşmak istemekteyim.

SORU- Okumakla her şey öğrenilebilir mi? Çok okuyan (bilen) değil, çok gezen bilir sözü okumakla ne kadar orantılı? Eskiden insanların eline kitap gelmezdi. Seyahat esnasında öğrenilirdi. Bizim zamanımızla geçmiş zamanda öğrenme farklı değil miydi? (Ferdi Şahin)

CEVAP- Sevgili Ferdi Kardeşim, eskiden kitaplar yoktu ama öğrenmek isteyen insanlar, hocalarına bugünkü insanlardan daha fazla saygı duymakta, öğrenmek için hocalarının peşini bırakmamaktaydılar. Ama günümüzde gençler ve insanlar hocalarını, insanlara ışık saçanları dinlemedikleri gibi, onlarla alay etmeye de çalışmaktalar. Günümüzde kitaplar yayınlaştı. Bilgi en kolay kitaplardan öğrenilebilmekte. İnsan okumayı sadece kitap olarak algılamamalı. Okumasını bilirsen her insan, hayata bir kitaptır. Önemli olan bilinçli olmak ve insanlarla işletişimde, hayatta rastlanılan zorluklarda insanlardan azami ölçüde faydalanmasını bilmektir. Siz de çevrenizdeki yetişmiş insanlardan faydalanmasını bilirseniz hayat size güzellikleri sunacak muhakkak.

SORU-Günümüzde bazı anne ve babalar çocuklarına sevgi ve ilgi gösterse de yeterli olarak desteklemiyorlar. “Senden bir şey olmaz. Sen başaramazsın “ tarzında konuşuyorlar. Bu küçümsemenin nedeni sorulduğunda “ ben bu işi onları teşvik etmek, onları motive etmek için yapmaktayım” diyerek cevaplamaktalar. Doğru bir yol mu ?(Büşra Yüksel)

CEVAP- Elbette ki, bu yol doğru yol değil. İnsanları küçümseyerek, insanları değer vermeyerek, insanları aşağılayarak motivasyon olmaz. Motivasyon, insanı severek, onları ikna ederek, onlara gereken ilgiyi göstererek, hatalarını da “ Bugün başaramadın ama gelecekte başarabilirsin” diyerek göstermeli. Ama anne ve babalarda bu işi çocuklarını sevmediklerinden değil, bunun yanlış tutum olduğunu bilmediklerinden yapmaktalar ve bizler de anne ve babalarımızın gönlünü hoş tutarak ama gene de bizleri seven, değer veren başarılı olmamızı isteyen bizi başarıya ulaştıracak sözler söyleyen, bizi başarıya ulaştıracak insanlarla tanıştıran insanlara yaşına falan bakmadan giderek hayatta kimseye muhtaç olmamaya kendi ayaklarımız üstünde durmaya bakmak zorundayız. Hayatta güzellikleri görerek gelişiriz.

SORU- İnsanı insan yapan özellikleri nelerdir? Toplum olarak neden ileriye yönelik fikirler üretemiyoruz. Yorumunuzu paylaşmanızı rica ederim ( Şaban Turgut)

CEVAP- İnsan sadece insan olduğu için, Yaratılanı Hoş Görmeli yaratandan ötürü misali insanın insan olmasından dolayı değeri vardır. İnsanlardan saygı ve sevgi görmek istemekteysek bizlerde insanlara saygı ve sevgi göstermek zorundayız. İnsan düşündüğü ve bilgi sahibi olduğu için değerlidir.

Toplum olarak ileriye dönük fikirler üretememiş olmamızın temel sebebi, hedef ve plan yapmayan toplum olmamız. Bugün ülkemizi yönetenler dahil, insanlar günü kurtarmak, insanları değerlendirmek yerine baştan savmakla meşguller. Halbuki her insan değer verilmeyi, değerli insan olduğunun hissini yaşamak istemekte. Bizlerde başkalarına bakmadan hep uzun vadeli planlar ve hedefler de yaparak bu hedef ve planlara uyarak yaşarsak hem sıkıntılarımız azalmış olur, hem de rahat yaşamanın mutluluğuna ermiş oluruz.

SORU- Okumak için insanlar neleri feda edebilir? İnsanların değer verilen yanları nelerdir? Çalışılınca başarılı olunabilir mi? Sevmek ve sevilmenin çift yönlü etkileri nelerdir? Bilginin hep kaynağında hedefine kadar gitmesi ve tekrar geri dönmesindeki gelişmeler nelerdir? (Okan Öztürk)

CEVAP- Okumak için insan boşa geçen zamanları feda edebilmeli. Okumak hayatta en güzel eylemdir. Soru sormak bence hayatta başarının temelidir. İnsanların çoğu soru sorarak bilgiye ve başarıya ulaşmışlardır. İnsan tabii ki ne kadar çalışırsa başarı onunla olur. Ama çalışmayı belli hedefler ve planlar doğrultusunda yapmak lazım. Bakın engelliler bile çalışınca başarılı oluyorlar. Sadece ders çalışmak değil, hayatı ve insanları da anlamak için çaba harcamalı insan. O zaman başarı onunla olur.

Sevmek hayatta en güzel eylemdir. Ama hakiki manada sevgi olursa insanlara faydalı olur. Sevildiğini hisseden insan daha çok çalışır ve hayata bağlanır. Bugün intihar, terk edilme, gibi olaylar hep sevgisizlikten kaynaklanmaktadır. Sevmek ve sevilmek gerçekten insanı başarıya götürür. Çalışkan gençlerin çoğu gerçek manada seven anne ve babaların çocukları olmakta.

Bilgi kaynağından hedefine kadar giderse o zaman güzel olmuş olur. Nasıl ki bir dere çıktığı yerden hiç kayıp olmadan denize ve dereye ulaşana kadar, düzgün aktığı zamana faydalı olursa bilgi de kaynağından hedefe kadar insanlar tarafından ulaştırılırsa toplum bilgi toplumuna gider.

ÖĞRENCİLER KONFERENSTAN SONRA NELER HİSSETTİLER?

Öğrencilere, bu konferans, şahsım ve Pazar hakkında görüşlerini yazmalarını ve bunları da bu yazımda yayınlayacağımı söyledim. 40 kişi içerisinde sadece 3 kişi duygularını yazarak bana verdiler. Bunların hepsinin de kız olması bende kızlar daha duygusal insanlar galiba fikrinin oluşmasına sebep oldu. Ben de bu güzel duygu ve sevgiye layık olmaya çalışacağım.

“ Ben sizi çok sevdim. Aslında sizinle oturup bol bol konuşmak isterdim. Keşke böyle bir fırsat olsa. Bugün o kadar güzel şeylerden bahsettiniz ki, kendimce yeni yeni düşüncelere sahip oldum. Bazı konularda bir nevi yardım aldım sizden. Çok güzel konulardan bahsettiniz. Bence sizin gibi insanlar her zaman lazım. Çevremde o kadar bilinçsiz insan var ki. Keşke sizinle konuşma imkanları olsa. Eminim ki, o yanlış düşüncelerinden vazgeçerler. Siz eminim daha güzel yerlere geleceksiniz . Bence çok güzel düşüncelere sahipsiniz. İyi ki geldiniz? ( Seda Avcı)

YORUMU – Bizim görevimiz davet edildiğimiz yerlere giderek insanlara fikirlerimizi anlatmak, insanların sorularına onları aydınlatacak cevaplar vermek, onların bilinçlenmesini ve hayata daha sıkı sarılmalarına sebep olmak. Bunu da başarıyorsak ne mutlu bize. Bizi okulunuza davet eden müdürlerinize teşekkür etmelisiniz aslında. Biz bize değer veren herkes ile konuşmaktan zevk alan, bizi seven, bizi anlayan her insana giden insanız. Yeter ki davet edilelim, sevildiğimiz yerde durmaktan bizlerde her zaman zevk almaktayız.

“ Okumak güzel bir şey. Evde oturana kimse diploma vermiyor. Ama en azından Pazar’da böyle bir MYO açılmış. Bize okuma şansı verilmiş. Büyük şehirden geldiğimiz için bir takım iletişim problemleri yaşamaktayız. Ama bunlar halledilmeyecek şeyler değil. Psikolojik sorunları olan ama tedavi sürecinde olan bir insanım. O kadar psikolog ve psikiyatr ile konuşmama rağmen bu derece hayata pozitif bakmamıştım. Sizinle gene görüşmek isterim. Bilgilerinizden pozitifliğinizden yararlanmak isterim. Bir kişiden bir şey öğrensem kardır. İnsanoğlu yaşamında ölümüne kadar bilgi birikimi yapar. ( Büşra Yüksel)

YORUMU- Bizim amacımızda insanların yanlış düşüncelerini olumlu düşünmesi yönünde dönüştürmesine yardımcı olmaktır. Bu yüzden bizi davet eden okullara giderek insanlara moral vermek, bilgimizi aktarmak her zaman bizlere neşe kaynağı olmakta. İnsanlar her zaman kendilerine böyle pozitif şeyler aktaran insanlara değer verdikleri, onları arayarak buldukları ve faydalandıkları zaman hayat onlara daha güzel gelecek.

“Hayata bakış açınız, bizlere yaydığınız pozitif enerjiden açıkçası çok etkilendim. Pazar gibi küçük yerde sizin gibi büyük insanları görmek, beni heyecanlandırdı. Sizin bilgi birikiminizden faydalanmak istiyorum. Şu ana kendimi yetiştirmek adına pek bir şey yapmadım. Ben de sizin gibi iki defa lise 1 de sınıfta kaldım. Açık öğretim Lisesi mezunuyum. Burada olmaktan mutluyum. Kendimi geliştirmek adına ilk adımı sizinle attığımı düşünmekteyim. (Demet Şenel)

YORUMU- İnsanın düşmesi değil, düştüğü zaman ne kadar kısa zamanda ayağa kalktığı önemlidir. İnsan ne kadar hata yaparsa yapsın. Hatasını anladığı zaman, önyargı ile yaklaştıkları insanların değerini bildiği anda onlardan faydalanmak adına çalışırsa eski başarısızlıkları ona başarı olarak geri döner. Yeter ki insan kendini geliştirmek adına karar versin ve hemen uygulasın. İki yıllık okulu tamamlayan insan bile eğer okuduklarını uygularsa hayat ona başarılı olma fırsatını verecektir.

Bizi okuluna davet eden Pazar Meslek Yüksek okulu Müdürü Doç.Dr Tekin Öztekin beye tekrar teşekkür ederim.

TURAN YALÇIN-TOKAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1100
Toplam yorum
: 347
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1537
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster