Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '07

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
1926
 

Tokyo terlik!

Tokyo terlik!
 

Kapının önündeki değerleri, güzellikleri görmek için fırtınaların kopması gerek mi? Görmek, görmek istemek fire verdiğinde EVET!

Bir yere bağlı olmamanın sınavını vermiş olanlar: Bunun rahatlatıcı ve huzur verici olduğunu bilirler!

Bir iki sterlin, belki bir o kadar dolar, her nane buna dâhil! All inklusive! 24saat, tel örgülü alanı yemek içmek aşkına terk edemeyenler!

Eve döner dönmez, başlarlar haykırmaya!” Ben Türkiye’ de tatil yaptım, çok iyi bilirim! Maraba! Nasilzin? Teşkür ederim!

Allah eksik etmesin! Turistlerimiz var! Artık onların da mideleri sıkıldı, tıka basa doldu! 24saat ye! İç! Göbek at! Tatilleri doyurmaz oldu!

Hans’ın yaptığını Franz da yapınca: Kim kime caka satacak!

Soruna çözüm üretmeye çalışan bir grup müdavim misafirler “ Farklı bir şeyler aramaktayız, walla imam bizi bayılttı, meslaa! Hasır üstü ayran yansız etsin enternasyonal zehrimizi! Anadolu insanının kilimli sedirli mekânları ağzımızın suyunu damlatır! Bir iki aylığına biz de kiralamak isteriz! Horozunu boğazlamaz, zincire mahkûm kangalını ihmal etmeyiz!” Diye tutturmuşlar son zamanlarda!” Bak hele şunlara! Sanki biz turistik davalardan anlamıyor muşuz da.

Aman Allah korusun! Bizim minyatür yazlık, çoğu zaman kendi kendini ağırlamakla meşgul olsa da: Onun döşeklerini, Hans’ın Franz’ın göbeklerine teslim edemem! Ödedikleri bir dönem kira bedelinin yarısı, temizlik dezenfekte masraflarına gider! Bu da yetmez! O yastığa bir daha baş koyamam!

Ama neden?

Can çıkmadan huy çıkmıyor işte!

O halde, sanayi tipi otellerden vazgeçip, içi saman dolu sırt dayamak için sert yastıklı divanlı, taş avlulu tahta iskemleli tek katlı ev tipine dönmeli miyiz? Yani özümüze! Hans’ın eşi Dora, bizim çilekeş doğa, tın tın öten turistik kasa! Mutlu olabilirler miydi acaba?


Sahillerimiz bir oh çeker, karşıki dağlar yıkılmadan!

Cebi dolu veya delik her yurttaş istifade eder kumlardan kovulmadan! Engin mavi sularımızdan! Kimselere dar gelmez fistanlar! Mayosunu giyer, iç donunun, yağmurluğun yerine! Of, off! Düşlere bak düşlere!

Hal bu raddeye gelince, denizini okşar, atmaz ne sağa ne sola radikal bir şekilde: markalı az kakalı bebe bezlerini, plastik torbaları, boş şişeleri kendi toplar vatandaş! Yakında çöp kovası olmasa da! Bulasıya dek yanında taşır!


Kıyılar böylece kazanılmış olur! Köşelere sıra gelir!


Yanılmayalım! Benzerlik değil! Farklılıklar, temizlik, doğallık mıknatıs gibi çeker! Tüm ülkeler, bu güzel cennet vatanı görebilmek uğruna, kuyruklara girmelidir!


Özümüzden ödün vermeden, özümüzü besleyebiliriz!


Çarık giymek isteyene, neden Tokyo terlik sunarız?


Ben bunu anlamış değilim!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizim olan hiçbirşeyi sahiplenmiyor.Diğerlerine yeni diyerek nasılda kabulleniyoruz.Saygılarımla.

ay.şe 
 13.12.2007 0:26
Cevap :
Merhaba! Hoşgeldiniz! Sayın ay-can-zmr! Dizimizin dibinde duranlara alıcı gözüyle bir bakabilsek! Gözümüz başka hiç bir şey görmez çünkü çok güzeller! Satırlarınız gibi! Teşekkürler! Selamlar, saygılar!  14.12.2007 0:16
 

ister kadehte ısısı kıvamında şarap isterse maşrapada buz gibi ayran, güleç yüzler, kimse kimseyi kandırma derdinde de değil üstelik... Doğal ve de içtenlikle... Keşke becerebilseydik. Sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 12.12.2007 23:45
Cevap :
Merhabalar! Gayret gösterirsek başarabiliriz! Sizler gibi örnekler var oldukça, ümit ışıkları sönmüyor! Teşekkürler! Sevgiler selamlar!  14.12.2007 0:21
 

önemli olan olanı, doğalı gösterebilmek sunabilmek değil mi...bizde bunlardan o kadar çok var ki...

beenmaya 
 11.12.2007 15:19
Cevap :
Olmaz olur mu? Bizler sunmadıkca, onlar nerden bilsin? Sevgili Balarısı teşekkürler!  12.12.2007 12:59
 

Osmanlılardan bize miras, bir dönem fransızca konuşan mirasyediler el üstündeydiler, günümüzde İngilizce revaçta. Atatürk köylü milletin efendisi desede atamamışız bu aşağılık duygusunu üzerimizden. Olduğumuz gibi görünsek çıksak artık misafir odalarımızdan, özgün halimizle biz olsak. Dilimizle, geleneğimizle, göreneğimizle daha çok ilginç olacağımıza bir inansak değil mi? Sevgilerimle...

narçiçeği 
 11.12.2007 15:00
Cevap :
Batı doğu, kuzey güney! İyi ve güzel örnek alınmaya değer! Kopya çekmektir başımızı ağrıtan! Bire bir uymaz! Din ırk mehzep bir insanın garanti belgesi olmamalı! Yapılan işlerde düşünce gücü, hakkaniyet hassasiyet eksik olunca, kendini küçük görmek pek olağanüstü sayılmaz! Sözünü ettiğiniz kendine güven hissi kendiliğinden, benliğimizde yerini alacak! Katkılarınız beni gerçekten mutlu etti! Katılıyorum! İyi dürüst özgün olmak için gayret göstermek görevimiz! Selamlar, saygılar.  12.12.2007 12:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster