Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '14

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
512
 

Tolstoy'u Beklerken: Yasna Polyana (1)

Tolstoy'u Beklerken: Yasna Polyana (1)
 

Yasna Polyana köyü, Bulgaristan


Rus edebiyatının babası; Savaş ve Barış ve Anna Karenina gibi romanları dünya edebiyatına armağan eden büyük yazar Lev Tolstoy'u tanımayan yoktur. Tolstoy 9  Eylül 1928 tarihinde zengin bir ailenin çocuğu olarak Moskova'nın 193 kilometre güneyinde bulunan Tula şehrinde atalarından kalan Yasnaya Polyana (Işıltılı Çayır) isimli malikanede doğdu ve ömrünün yaklaşık 60 yılını aynı malikanede geçirdi. Bin hektardan daha büyük bir yüzölçümüne sahip Yasnaya Polyana malikanesinde yaşayan Tolstoy aileden gelen zenginliğine rağmen hiçbir zaman zengin bir toprak sahibi yaşamı sürmedi; aksine çok çalıştı, köylülerle iyi ilişkiler kurup, onlara saygı duydu ve Yasnaya Polyana malikanesinde köylü çocukların eğitim gördükleri bir okul açtı ve bu okulda bizzat kendisi dersler verdi. Tolstoy zamanla Tolstoyizm olarak tanınacak bir felsefenin de babasıdır aynı zamanda. Tolstoyizm felsefesinin esası direnmemek, doğayla uyumlu yaşamak ve sosyal hayatta sahte nezaketten uzak durmaktır. Tolstoy insanın kendi arzularının esiri olmasının insanın ahlakını bozduğuna inanıyordu. Tolstoy'a göre "herkese ait olan şeylerin" sadece bir kişiye ait olması başlı başına bir kötülük kaynağıydı. Bedensel ihtiras, süslü püslü giysiler, lüks yiyecekler Tolstoy'a göre insanı yanlış yola saptıran şeylerdir. Tolstoy görüşlerine uygun davranarak 1881 yılından başlayarak eserlerinden telif hakkı almadı, malını mülkünü aile bireyleri arasında bölüştürdü, çiftçi giysileri giyip, yalnız sebzeyle beslendi, alkol ve tütünü bıraktı ve fiziksel olarak çalışmaya başladı. Tolstoy'un felsefesi pasifizm, vejetaryenlik, özel mülkten feragat ve devlete itaatsizlik gibi şeyleri idealize ediyordu. Ne var ki Tolstoy'un bir malikanede yaşaması idealleriyle bir tezat oluşturuyor ve bu tezat kendisini rahatsız ediyordu. 1910 yılının Ekim ayında Tolstoy zenginliği, mal varlığı ve ailesini geride bırakarak Yasnaya Polyana'dan ayrıldı. Evinden ayrıldıktan yaklaşık bir hafta sonra Astapovo demiryolu istasyonunda istasyon şefinin evinde hayata gözlerini yumdu. İnanış odur ki Lev Tolstoy ölümünden hemen önce Bulgaristan sınırları içinde olan Alan Kayryak köyüne yolculuk yapmaktaydı. Tolstoy'un amacı bu köye yerleşip köylülerle birlikte çalışmak, onlarla ekmeğini, işini ve kaldığı yeri paylaşmaktı. Böylelikle Tolstoy ideallerini hayata geçirip,çiftçilikle uğraşan bir komünde yaşamını sürdürecekti. Mamafih büyük yazar idealini hayata geçiremeden hayatını kaybetti.

Bulgaristan'da bulunan Alan Kayryak köyünün ismi 1934 yılında değiştirilerek köye Yasna Polyana adı verilmiştir. Tarih 14 Haziran 2014. Günlerden Cumartesi. Eşim ve küçük kızımızla birlikte hafta sonu tatili için Bulgaristan'dayız. Geceyi Karadeniz sahilindeki Kiten kasabasında geçireceğiz. Kiten kasabasına ulaşmak için Dereköy sınır kapısından çıkarak Burgas yönünde ilerliyor ve Zvezdets ve Krushevets köylerini geride bıraktıktan sonra ana yoldan ayrılarak Primorsko yönünde ilerliyoruz. Yol kenarında uçsuz bucaksız üzüm bağları. Yer yer elektrik direklerinin tepesine leylekler yuva yapmışlar. Bazı leylekler yavrularını beslemekle meşgul. Bir süre yol aldıktan sonra Yasna Polyana köyüne ulaşıyoruz. Köyün girişinde bir tepe üzerine dört ahşap sütun dikili. Tahminim leylekler tepelerine yuva yapsın diye oraya dikilmişler. Köy meydanı ve civarında sağa sola serpiştirilmiş çok sayıda ahşap heykel var. Anlaşılan bu köyde ahşap oymacılığı geçerli bir zanaat. Aracımızı yol kenarına park edip ahşap heykellerin fotoğraflarını çekiyoruz. Yol kenarında ahşap bir leylek heykelinin fotoğrafını çekerken arka planda bulunan iki elektrik direğinin tepesine yuva yapmış iki leyleğin beni izlediklerini fark ediyorum. Sağ yanımda Lev Tolstoy'un bir heykeli var. Köy meydanının bir kenarındaki bir ağacın gölgesindeki banka oturmuş bir Bulgar adam ara ara birasını yudumluyor. Köy ıssız, adamın canı sıkkın. Sanki hiç gelmeyecek birisini bekler gibi duruyor. "Tolstoy'u bekliyor olmalı!" diye düşünüyorum sessizce. Aracımıza binip Kiten'e doğru yola koyuluyoruz. Dönüş yolunda bu köye tekrar uğrayacağız. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1020
Kayıt tarihi
: 13.11.12
 
 

1995 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümü'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster