Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1491
 

Topaç çevirmek için geç mi kaldım

Topaç çevirmek için geç mi kaldım
 

Hiç topacım olmadı. Olsun diye heves de etmedim. Kendi kendine hızla dönen bir tahta parçasının bana yaşatacağı bir keyif yoktu. Oysa bütün oyuncakların elde ve evde yapıldığı bir köyde geçti çocukluğum. Ağaç dallarından at yapmayı, küçük bez parçalarından bebekler yapmayı, çamurlardan kap kacak yapmayı öğrendim.

Dövene binmeyi, tandıra ayaklarımı sallayıp ortadaki siniden yemek yemeyi, karların içinden kafasını uzatmış kardelenleri fark eden ilk kişi olmayı çok sevdim.

Babam sağlık memuruydu. Köyün en iyi evinde biz otururduk. Etrafı dikenli tellerle çevrili bir devlet yapısıydı. Kapıdan dolaşıp gitmek yerine tellerin arasından geçerken çok yaralandık. Ama o teller başka işlere de yarardı. Köyün koyunlarını tellerin üzerine sürüp, aradan geçmeye zorlardık. Tellere takılan bir avuç yün altın para değerindeydi. Köye gelen ilk çerçiden (gezgin satıcı) topaçlar, sakızlar ve el kremleri alırdık o yünlerle.

Sakızların içinden, tükürükle ıslatılınca artist resimleri beliren kartlar çıkardı. İlk karanlık oda keyfini meğer onlarla yaşıyormuşum. Sonraları eşimle ilk fotoğraf baskılarını yaparken suyun içindeki kartlarda beliren görüntüler hatırlattı bana, o günleri.

Küçük teneke kutularda el kremleri alırdık. Çamur yoğurmaktan ve güneşten pare pare olmuş ellerimizi rahatlatmak için. Markası neydi şimdi hatırlamıyorum.

Ama ben hiç topaç almadım. Çünkü bir türlü çevirmeyi öğrenemedim. Denedim mi onu da anımsamıyorum. Ama yazları gittiğimiz Trabzon'da fındıkların içinden ipler geçirip döndürdüğümüz oyuncaklarımız oldu. Onlara ne derdik bilmiyorum.

Çocuklarımın da tahta topaçları olmadı. Plastik ve kurulabilen topaçlarla oynadılar. Sonra da bilgisayar bütün zamanlarını aldı.

Ama içimden bir his torunlarımın topaçları olacağını söylüyor. (Çocuklarımı evlenmeye ikna edebilirsem...)

Çünkü tezgahlarda gördüğüm rengarenk boyanmış topaçlar bu günlerde aklımı çeliyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hadi o zaman hiç vakit kaybetmeden alın o topaçlardan bir tane. Neden geç kalmış olacaksınız ki? Şimdi daha bile zevkli olur, bunca yılın özlemiyle :) Tüm dileklerinizin gerçekleşmesi dileğimle, saygılar.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 14.02.2007 23:50
Cevap :
Teşekkür ederim. En kısa zamanda öğrenmem lazım topaç çevirmeyi. Elli yaşından sonra ehliyet aldığıma göre bunu da başarırım sanıyorum.  15.02.2007 18:12
 

Hiç bir şey için asla geç değildir sevgili öğretmenim...Tahta bir topaca , çocukluğumda yaramaz hatta erkekvari bir kız çocuğu olduğum için sık sık sahip oldum. Erkek arkadaşlarımın topaçlarını cerben ellerinden almışlığım da çok görülmüştür. Ahh! çocukluğum.Sizde oğullarınızın evlenmesini beklemeyin, alın bir tahta topaç koy verin gitsin hayata doğru. Esen kalın...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 14.02.2007 8:54
Cevap :
Teşekkür ederim. Ben zaten kuralları çok fazla dikkate almadan yaşadım. Sanırım bunu da deneyeceğim. Ama keşke yanımda olup bana nasıl yapıldığını gösterebilsen.  15.02.2007 18:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1838
Kayıt tarihi
: 27.08.06
 
 

Edebiyat öğretmeniyim. Sanırım iki oğlum var :)) Evden o kadar uzun ayrı kaldılar ki nasıl büyüdükle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster