Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
208
 

Topal köpeğin kocası

Çalıştığım kurumun bahçesi oldukça geniş ve de ağaçlık olduğundan Yalova'da sokağa terkedilen yada doğuştan kadersiz olan köpeklerin neredeyse tamamı bizim buralara uğrar. Birkaç zamandır da bahçede yabancı bir çift köpek var. birisi beyaz renkli, diğerine oranla daha kısa, zayıf, çirkin ve aksayarak yürüyor. Ötekisi ise büyükçene ve de oldukça sağlıklı. 

İlk zamanlar bu köpekler kimsenin dikkatini çekmemişti, daha öncekiler gibi bir süre buralarda takılır ardından da giderler sanıyorduk ama zannettiğimiz gibi olmadı. Hala buralardalar ve ders veriyorlar bizlere...

Nasıl bir ders mi? Anlatayım da dinleyin...

Köpeklerden dişi olanı kısa bir süre önce yavrulamış. Yanındaki de sanırsam yavruların babası olacak. Hep birlikte geziyorlar çünkü. Topal anne ve kocası. İkisi de belli ki sokak köpeği, öyle az da olsa ilgi ve alaka görmemişler hiç kimseden, doğduklarından beri sokaktalar. Anne çok yorgun görünüyor. Baba ise dinç ve sert ifadeli. Ama kimseye saldırmak bir yana havlamıyor bile. Öyle hoşt filan demenize gerek yok hafif bir yan bakış atsanız dahi kaçıyor hemen. Amma, bir araba yoldan geçmeye görsün o sert ifadeli uysal köpek tam bir canavara dönüşüyor. Elinden gelse arabayı parçalayacak... 

Zaten erkek köpek bu şekilde davranmasa kimse onları tanımayacaktı. Onun bu davranışı sayesinde dikatimizi çektiler. İnsanlara saldırmayan köpek arabalardan nefret ediyordu. Önce belediyeyi aramayı düşündük ama sonra alıştık bu duruma. Sonuçta kimseye zarar vermiyordu... 

En son dün gece evin arka bahçeye bakan camında günün son sigarasını tüttürürken gördüm onları. Bizim çift, çöplerin yanında yiyecek birşeyler arıyorlardı. Bir süre sonra oradan ayrıldılar. Aksak anne önde baba arkada takipte. Kafama takıldı. Köpekler eş olurlarmıydı ki. Bildiğim kadarıyla dişiler yanlız büyütüyorlardı yavrularını. Ama bizimkiler gece gündüz birlikte. Ve daha önemlisi birbirlerini çok seviyorlar.

Nereden mi biliyorum aralarındaki bu sevgiyi?

Okumaya devam lütfen...

Gözden kaybolana kadar izledim onları. O anlarda acaba anne köpeğin ayağı neden böyle oldu diye de düşünmüştüm kendi kendime.

Sonra aklıma geldi birden, erkek köpeğin hareket eden araçlara karşı gösterdiği tepki. Arabaları parçalama isteği sanırım bu yüzdendi. Eşinin ayağını bir araba bu hale getirmiş olmalıydı. Belli ki, yavrularının anasına bir daha zarar verirler korkusuyla, eşinden uzak tutmaya çalışıyordu yolda gördüğü tüm arabaları.

Hayat arkadaşını çok seviyordu anlaşılan. Yoksa çoktaan terk eder giderdi onu ve yavruları.

Eşi Zayıftı, çirkindi, topaldı ama erkek köpeğin böyle bir derdi yoktu. O iyi bir eş ve aynı zamanda örnek bir babaydı. Ailesini düşünmeliydi. Kimbilir belki de kendi başına gelenleri yaşamasın istiyordu minikler...

Babaydı işte ya! baba. Fazla söze gerek yok ki.

Sevmeli, koruyup kollamalı, sahip çıkmalıydı ailesine. Kendini düşünemezdi. Zor bir görevi vardı. Yaşadığı onca zorluğa rağmen ayakta kalmalı, dik durmalıydı.

Adı üstündeydi;

Babaydı...

 

 

Nilüfer Akpınar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok duygulandım, çok güzel bir yazı yazmışsınız, tebrik ederim. Bende bu köpekler arabalara neden bu kadar hep hırslıdır diye düşünürdüm. Belki de o arabalara bağıran köpeklerin, kimsenin bilmediği acı bir anısı vardır. Kimbilir?

Nilüfer Akpınar 
 01.03.2013 0:21
Cevap :
Teşekkür ederim Nilüfer Hanım. Yalovadan selamlar...   01.03.2013 9:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 95
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 257
Kayıt tarihi
: 16.09.11
 
 

1980 İstanbul doğumlu. Yalova'da yaşıyor. Yazmaya çalışıyor...  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster