Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
57
 

Toparlayın Beynimi!

Çalışma hayatım boyunca hep evde olmanın hayalini kurardım. Özellikle yağmurlu havalarda. Battaniye altında, pencere kenarında; bir elde kahve diğer elde kitap keyifli dakikaların hayalini kurardım. Geçim derdin olmayacak, arkadan bir iş seni beklemeyecek, işsiz kalma korkun olmayacak, bir yerlerden para gelecek ve sen istediğin gibi keyifli dakikalar yaşabileceksin.

Bu hayal bir nevi gerçek oldu. Artık evimdeyim, istediğim zaman kalkıyor ve yatıyorum. Canım o an ne isterse onu yapıyorum. Yediğim önümde yemediğim ardımda. Yalnız kaygılıyım. Evet bir yerlerden para gelecek de ne kadar gelecek, nasıl gelecek, zamanın da gelecek mi, ödemelerimi geciktirmeden yapabilecek miyim? Ya işsiz kalırsam, iş yerim kapanırsa... Annem ne durumda, kardeşim, eniştem ya arkadaşlarım, akrabalarım.... Çok şükür hepsi iyi de garantimiz yok işte ya her an virüs kaparsak?

Evdeyim, yalnızım ve sıkılmıyorum

Kaygılarım var, korkuyorum

Maddiyattan, işsiz kalmaktan, hasta olmaktan değil

Hasta olup birilerine bulaştırmaktan, birilerinin ölmesine neden olmaktan.....

Artık evdeyim dedim ya vaktim bol, yalnız elime bir tane bile kitap alıp bitirmedim. Bir ayda en az dört adet kitap okuyup, bitiren ben henüz bir kaç sayfadan öteye gidemiyorum. Çünkü her dakika insanlar ölüyor belki de her saniye...

Bir tarih yaşıyor ve de yazıyoruz; tüm dünya insanları olarak bir tarih.... Eski zamanlarda da olmuş salgınlar, bakıyorum, okuyorum... Bazen gülüyor, şaşırıyorum, kimi zaman hüzünleniyorum...

Sonucunda ise cahillik işte diyorum...

Kafamı kaldrıp sesleri dinlediğimde bu süreçte bizimde olduğumuzu ve bizimde cahilce hareket ettiğimizi görüyorum. Bundan bir yüzyıl sonra bugünleri okuyanlarda şuan benim hissettiklerimi hissedecekler. Bir farkla; beyinleri duracak, akılları almayacak,

Böyle bir zamanda böyle cahillikleri...

Çalışmak zorunda olanlar işlerine korku ile gidip geliyorlar. Özellikle sağlık çalışanları, eczacılar, market çalışanları, polisler, askerler vs...

Evde olamak zorunda olanlar ise kaygılarla....

Ve kimse kimseyi anlamıyor. Mecburen çalışanlar evde olanları, sıkıldım diyenleri anlamıyorlar oysa onlarda bu durumda olsalar aynı şeyi yaşayacaklardı, unutuyorlar...

Çalışmak zorunda olmayanlarda çalışanları anlamıyorlar. Dikkatsiz davranışların, hafife alınan virüsün bu süreci ne kadar uzattığını, o insanları evlerinden ve sevdiklerinden nasıl uzak tuttuklarını görmüyorlar.

Virüsü hafife alıyor,

Bilinçsizce hareket ediyor,

Kuralları hiçe sayıp ihlal ediyor,

Hayatı durdrumaya ne gerek var canım diyorlar...

Tek iyi yanı; her gün her an her dakika şükür etmeyi öğrendim. Her an her şey için şükür ediyorum. Özellikle de evlenip, çocuk sahibi olmadığım için. Ben kendi geleceğimi görmezken sanırım dünyaya gelecek olan bir canlıya en büyük haksızlık. Üstelik tarih sürekli tekerrür ederken. İnsan zihniyeti hiç değişmezken. Teknoloji ilerledikçe insanlar insan olmaktan çıkarken.

Çok öğrendim insanlığın % 80'i cahil. Bunun yarısı da okumuş cahil....

Yorgunum, bitkinim tüm bu yaşanılanlara akıl erdiremiyorum. 

Evdeyim ama beynim durma noktasında....

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beyniniz durma noktasında olsaydı bu yazdığınız sorgulamaları yapamazdınız..Bu herkesin kendi dönüm noktası olacak..kendinize çok iyi bakın aramıza hoşgeldiniz

jale kasap 
 23.04.2020 6:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 142
Kayıt tarihi
: 16.05.14
 
 

Yazmak heves, yazmak tutku... Sadece amatör yazar, İçinden geldiği gibi yazar... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster