Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
585
 

Toplu Mezarlar Ülkesi

Kimse kendini kandırmasın, gördünüz olan biteni. Söz konusu olan kardeşlerimiz olunca susardınız ya, yine öyle yapıyordunuz. Hani, zalimin etrafında dört dönüyordunuz ya, başınızı onların omzuna sürüyordunuz ya uysal bir kedi gibi, ola ki gözünüz onlara ilişmişse hemen bakışlarınızı kaçırıyordunuz ya, işte o zamanlardan söz ediyorum. Bıyıklarınızın sizin hakkınızda konuşmasına bile izin vermediğiniz, jiletlere tutuğunuz yüzünüzün (yüzsüzlüğünüz deniliyor şimdi) arkasına yerleştirdiğiniz saklı niyetlerin olduğu çağdan bahsediyorum. Sahi hafızanız yok mu sizin kardeşlerim? 

Zalim bir zamandı. Zamanın kendisinin zalim olduğu bilinir. Ondan söz etmiyorum. Oraya çekmeyin diyeceklerimi. Alınlarını siper etmişken hakları için, enselerindeki namludan bahsediyorum, o zamanlardan… Havaya uçurulan köprülerden, tarumar edilmiş hayatlardan, bir de ağlara takılan cesetlerden söz ediyorum. Köy meydanında toplanmış ahalinin yüzüne haykırılan hakaretlerden, kurtulanların ardından süzülen duman bulutundan, alevlerin kendinden utanmasından, ateşe atılan kardeşlerinizden söz ediyorum. Kentlerin varoşlarına sığınarak kurtulmaya çalışan, orada da yoksulluğun ve bin rezilliğin yakalarına yapıştığı, savaş ve ölüm bulutlarının soluksuz sürdüğü o sürek avı zamanlarından söz ediyorum. Sahi duymuyor musunuz kardeşlerinizin sızlanmalarını? 

Haykırışlar duyulmaz kimi zaman bilirim. Ama acı dolu bir suskunluktu o dönemler. Suskunlukları da mı duymadınız? Uzak bir çağ değil ki sözünü ettiğim. Dündü. Yüzlerini, bedenlerini seçemedikleri, bunca kanın içinde kokusundan tanıdıkları tarumar cesetlere mahkûm bırakılmış annelerin, olan biten karşısında hep soğukkanlı davranmaya çalışarak yaslanacak bir duvar arayan babaların yaşadığı rezil zamandan söz ediyorum. Duymadınız o anneleri, o babaları. Yerinden yurdundan koparılarak köksüz bırakılmış küçükleri de mi görmediniz? Şimdiki anlayışsızlıktan, öfkeden yakınıyorsunuz. Bir kez bile anlamak için çaba sarf etmediğiniz koca bir güruhun size bakarken sertleşen, öfkelenen suratlarından mı hoşnut değilsiniz? Sahi vicdanınız yok mu sizin kardeşlerim? 

Bitti o zulüm, dediniz. Sınırsız bir kardeşlik başladı, dediniz. İnandılar, yanınızda yer aldılar. Şimdi anlıyorlar ne büyük yanıldıklarını, kandırılmış olduklarını fark ettiler. Çünkü dün elinde namlu tutanlara göz yumanlar yine aynı yerdeler. Ortaya dökülen yakın tarihin rezilliğini bile görmüyorsunuz. Bağırılınca kulaklarınızı, gösterilince gözlerinizi kapatıyorsunuz. Nasıl anlatılır bir anneye, nasıl yok sayılması istenir bir babadan, mezarsız ölüler ülkesi. Gidip gözyaşı akıtacak bir mezar bırakılmadığı içindir gözleri her yükseltiye takılınca kilitlenmeleri annelerin. Bunların hepsini unutun ve biz kardeşiz diyorsunuz, değil. Bunların hiç biri unutulmayacaksa, ortada bırakılmış günahları sahiplenecekse birileri, evet kardeşiz. Ama siz o havada değilsiniz. Bir elinizde zeytin dalı diğerinde sopa. Sahi siz hiç utanmaz mısınız? 

Murat suyundan ölüler toplandı, cesetler araçların arkasında sürüklendi, kimisinin kafasına ayakla basılarak fotoğraflar çekildi afili pozlar vererek, ocaklar viran edildi, milyonlarca insan muhacir edildi, topluca açılan çukurlara tıkıldı cesetler, yakılan evinin alevleri ile tutuşturuldu insanlar, çocuklarını arayan anne, babalar ortadan kayboldu. Bunların hiç birini görmediniz, duymadınız. Buna da amenna. Peki, Bitlis Mutki’de ortaya çıkarılan yakın tarih vesikaları. Güvenliğimizi sağlasın diye oluşturulan yerlerde ortaya çıkan insan kemikleri. Bunları da mı görmüyorsunuz Allah aşkına? Sahi siz Allah’tan da mı korkmazsınız? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yürek acısı .. Öyle sözle dilin ucuyla acıyı paylaşmıyorum . Ömrüm bu acıların cığlıklarına sabır dilemekle geçti . Bundan sonra çözüm istiyorum . Saygılarımla ..

Siel Vertu 
 09.03.2011 14:11
Cevap :
evet çözüm. ama takkiye yaparak değil, adil bir çözüm. adil bir çözüm için sizin gibi demokratlara şimdi daha çok ihtiyaç var. acımıza ses oldunuz. SPAS (Kürtçe TEŞEKKÜR)  22.03.2011 12:38
 

işler ne yazık ki yazdığınız kadar basit değil. Yirmi satır ile işin içinden kimse çıkamaz. Devletin görevlendirdiği bir takım insanların hayvanlıkları, günahları; bütün bu acılara sebep olan hayvanların yaptıklarını görmemize engel olamaz. Evet, çeşitli kuyulardan çeşitli cesetler çıkıyor ama bunlar kime aittir, nedir, masum cesedimi zalim cesedi mi onu bile bilmiyoruz. Zalim ister devletin görevlisi olsun ister senin tarafından olsun kim olursa olsun küfrederim ancak Schopenhauer'in şu sözünü de bildirmek isterim; "Bana yapılan bir haksızlık, benim ona yapacağım bir haksızlığı haklı yapmaz." İnsan gibi yaşayabileceğimiz bir Türkiye çok uzakta ama yolumuz oraya gidiyor.

Kayhan YILDIZ 
 01.02.2011 16:22
Cevap :
benim amacım suçlu kovalamak veya oraya gömülenlerin kim olduğu değil. bu yapılanlar insani mi, değil mi? ortada bir haksızlık var ve bu post değiştirmiş bir şekilde devam ediyor. dediğim gibi, dün infaz sonrası çöplüklere gömülme olayı, bugün iş makineleri ile kemik toplama. saygısızlığın bu kadarına dur denilmeli. bir insan öldükten sonra artık düşman değildir. unutulmamalı onların da bir anne ve babaları vardı.  25.02.2011 9:25
 

Vicdan mı? Allah korkusu mu? Kardeşlik mi? İnsanlık mı? Nereye kayboldular bunlar? Taşlar, topraklar, kayalar, kaldırımlar, duvarlar utandı, asıl utanması gerekenlerin yüzü hala manda gönünden kösele gibi... Bir de kardeş lafını ağızlarından düşürmezler! Yere batsın öyle kardeşlik de, insanlık da. Bir tanık vicdanının sesini bastıramayıp haber vermeseydi Elazığ Asri mezarlığındaki toplu mezar da bilinmeyecekti, kim bilir daha niceleri gibi. Üstelik hastane artıklarının döküldüğü yere gömmüşler ki, kimse kurcalamasın! Kalın sağlıcakla.

hazandagüzeldir 
 01.02.2011 12:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 399
Kayıt tarihi
: 17.06.08
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Daha çok öyküyle. Bir çok dergide öykülerim yayınlandı. Fazla konuşan biri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster