Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
408
 

Toplum, tepkisiz olmaya görsün

Toplum, tepkisiz olmaya görsün
 

Milli Eğitim Bakanlığı Dünya klasiklerini çocuklara yönelik bir tercümeye tabi tutmuş... 

“Tercüme” dedik… 

Oysa yapılan bir tercüme değil!.. 

Peki ne?.. 

İşte bu korkunç eğitim cambazlığını okuyun ve içinde debelendiğimiz tehlikenin boyutlarını bir kez daha görün. 

Örnek 1: 

Hepimizin belleklerinde hala yaşayan meşhur Pinokyo’dan sizlere bir kaç satır: 

“Hacı Gepotto camiden oyun için kaçan Pinokyo'nun kulağını,  

- Yatsı namazı yadsınamaz!  

diyerek çekmişti... 

Sabah uyanır uyanmaz, doğası gereği anca teyemmüm abdesti alabilen Pinokyo merakla,  

- Peki bana neden çamur yerine tahtadan can verilmiş Haci Gepetto? 

diye sorunca; Haci Gepotto gülerek,  

- Tahtadan ol ki cehennemde yanmanın ne olduğunu dünyadayken öğrenesin!  

dedi... “ 

 

Hayır, ülkemizde irtica tehlikesi yoktur… 

İrtica tehdidi var diyenler şunlardır, bunlardır… 

Körpecik Cumhuriyet kuşaklarının nasıl bir düşünce[sizlik] ile yetiştirilmeye çalışıldığını görüyor musunuz? 

Ünlü Pinokyo ne hale getiriliyor? 

Masal kahramanı Gepetto, hacı oluyor. 

Ve Pinokyo’nun kulağını,  

- Yadsı namazı yadsınmaz, diye çekiyor... 

Ve derken, Pinokyo, “Teyemmüm abdesti” alıyor... 

Ve kendisine verilen önemli öğüdü dinliyor: 

- Tahtadan ol ki cehennemde yanmanın ne olduğunu dünyadayken öğrenesin!.. 

 

Gördüğünüz gibi gencecik çocuklarımızın psikolojik dengesi cehennemde cayır cayır yanmanın travması ile sarsılarak belirli bir hedefe doğru nasıl yönlendiriyor, görüyor musunuz?.. 

Ve bu eğitimin niteliği de “Milli” oluyor. “Milli Eğitim”in eğitimi... 

Yazıktır bu ülkenin taşına, toprağına. 

Yazıktır, yabancılara pazarlanan her türlü doğal zenginliklerine, işletmelerine, madenlerine… 

Yazıktır insani değerlerine ve bizzat insanlarına!.. 

Ve özellikle de gençlerine, çocuklarına... Yarınlarına! 

Ama biz, oturduğumuz minderin yumuşaklığına yayılıp, rahatlığı içinde gevşeyip, duruyorsak… Ve her önümüze konana kafa sallayıp, pinekliyorsak… 

Yurttaş olarak tepkilerimizi ortaya koyup, birlemiyor; birleştiremiyorsak… 

Az bile bütün bu olanlar! 

Az bile… 

Bir atasözümüz var, bilirsiniz, ancak tam hatırlayamıyorum: 

“İnsan, tepkisiz olmaya-görsün… 

Kafasına vuran çok olur...” muydu?.. 

Yoksa buna benzer bir şey miydi?.. 

Neydi? 

Sahi neydi?.. 

 

soruyusormak@gmail.com 

 

LÜTFEN “TIK”LAYINIZ: 

www.soruyusormak.com 

www.dnm-ler.com 

www.kitlecizgisi.com 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ömer bey, bir ülkenin adım adım nasıl katledildiğini ibret almadan izliyoruz. Çünkü, ibret almak bu milletin literatüründe yok, olsaydı bu günleri yaşamazdık. "Gençliğe Hitabe" nin son paragrafındayız artık, ama UMUT asla bitmeyecek. Tüm ümitleri son cümleye saklamış Mustafa Kemal'im: Damarlarımızdaki asil kan ( yoksulluktan kalan son damlalar dahi olsa) bize elbette yetecek. Kaleminize sağlık, selam ve sevgilerle..

Gülpembe 
 12.03.2011 9:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 468
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster