Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
532
 

Toplum değişim isterse

İnsan bildiğini, bildiklerindende alğılayabildiğini yaşar.Ne kadar biliyorsa o kadar zenginleştirir yaşamını. Alışkanlıklar meydana gelir ve bu yaygın bir alışkanlıksa toplumsal alışkanlıga o da kültürel devşirmede son bulur, şekillenir. 

Birey, alışkanlıklarına sıkılınca yeni biçim arayışına girer, yeni değerler dener ve çok yakınındakilerden başkası bu değişimden pek haberdar olmaz ve pek başkasının ilği alanına girmez. 

Ya toplum alışkanlıklarından sıkılınca ne olur? Bu kadar sessiz ve kendiliğinden toplumsal dönüşüm mümkün mü? 

Önce toplumsal dinamizm ve dayanışma yakalanırda, değişim, bu birliktelik ruhuyla yapılırsa Dünyanın gözdesi olur ve ilgi alanınıa girerler; Kocaman bir yelpaze, kocaman bir ilgici alanı oluştururlar. Yani ne kadar büyük güç oluştururlarsa ve ne kadar büyük değişim öngörürlerse o kadar dünya halklarının, bilim adamlarının, siyasetin, tarihçilerin ve iş dünyasının ilği alanına uzun süreli girerler. 

İran 1979'da kendi kapasitesinin altında toplumsal değişim yaşadı ve etkisi sınırlı kaldı. Güney Afrika hala etkisini (ABD Başkanının bir zenciden seçilebilmesine vesile olmuştur) içinde duyumsayarak yaşayan halklar mevcut. Bunun halk devrimi olmasıyla ilintili, Halk ve Devrim bir araya geldi mi?, göz kamaştırıcı kendine hayran bıraktıran güzellikler, görüntüler bilinçler ve kelebek kanadı etkisi ortaya çıkarır. Halk ve Devrim eşitliği uzun solul almak demektir. 

Arap toplumu, çetrefil görüntüsü nedeniyle Sosyalist Devrimle hiç ilişkisi yokmuş imajı sergiler; Adlarına yeşil sosyalist - müslüman sosyalist etiketlemeleri de imajı kurtarmıyor. Aslında Sosyalizm Araplara da yakışır elbet. Aksi diyalektiğe uymaz. Ama en uzak toplum görüntüsü hafızalara kazılmıştır. Tunus ve Mısır halk hareketi aklıma acaba Arap toplumu sosyalizmi 100 yıllık bir erkene alma gayreti içine mi girdi umudu doğurdu. Ama bunca darbelerden geçmiş bir ülke kuşağı olunca yoğurdu bile üfleyerek yemek zorundasınız ve yeni acılara gebe kalınmadan önce acıya hazırmıyımı sorguluyorum kendimde. 

Araplar hazır mıydı? ABD destekli ve işbirlikçi yönlendirmeler mi yoksa o ülkenin kendi halk kararı mı bugün görünenlerden çıksın istemem. Çünkü yüzlerce tilkinin kuyruk dolaştırdığı arenada çıkan toz gerçeği gizler. Bugünden görülen ne Tunus nede Mısır halkının kendi iradesi, kendi potansiyeli bu sürece getirir. Çünkü bu ülkelerinin devrimcilerinin hazırlıklarını bu kadar gizli ve sabır içinde işleyip organize ederek devrime dönüştürdüklerini sanmıyorum. Ülkem sosyalistlerinden bilirim; en ufak çabayı, en ufak umudu ballandıra ballandıra ortalıkta anlatmayı severken, yaşadığımız bunca yenilişin yada geriye düşürülüşün altında hep bu gözde -dilde büyütmek varken, ABD'siz Arap sosyalistleri nakkaş sabrıyla devrim ördüler ve vizyona serrgilediklerine inanmam ve inanamam. 

Elbetete 30 yıllık benzeyişten sıkılmış değişim istemiş olabilirler ama bu işte ençok kim beslenir, kim yararlanacak? Yönetici temsilciler halktan mı yoksa ABD'ye diyet ödmişlerin ödüllendirildikleri bir yönetim oluşur yakında göreceğiz. Sınıf karakterli devrim de demiyorum yeterki halka dayalı olsun. Kan halkın kanıysa bilinci, çıkarı ve gelecekte halkın olsun. 

İlyas SALMAN'ın söylediği ' Ben bir halka inanırım / Şaha padişaha değil' o harika türküyü hatırlıyorum. Mezhebi, ırkı, dili ve dininin ne olduğu hiç önemli değil ben halktan haz alırım, bilgi alırım ve ders alırım. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 287
Kayıt tarihi
: 15.12.10
 
 

Denize yakın adam... İzmir'de yaşıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster