Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '09

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
700
 

Toplumda merak uyandıran bir konu; hipnoz

İnsanoğlu dünyaya geldiği andan itibaren, kendisini diğer insanlardan üstün tutacak gizli sırları öğrenmeyi, üstün güçler elde etmeyi amaçlamış durmuştur. Hipnoz halk arasında böyle güçlerden biriymiş gibi bilinmektedir. Hipnoz uygulamaları gizemli, 'magic' bir olaymış gibi anlatılır. Tanrının insanlara böyle bir güç verdiği düşünülmektedir.

Oysa hipnoz, her kesin ürkerek baktığı, 'spiro' dediğimiz Tanrısal ruhla ve Tanrısal olaylarla ilgili bir kavram değildir. 'Psiko' adı verilen, insanın beş duyusuyla ilgili ve tamamen bilimsel temele dayalı bir kavramdır. Hipnoz, bir uyku hali değildir. İnsanın bilinçli zihninin aşılarak, bir bilgisayarın 'hard diski' gibi hafıza kayıtlarının tutulduğu bilinç altına inilerek, kalıcı telkinlerin verilmesi olayıdır.

Bilinçaltı; Genellikle insan zihninin iki bölümden oluştuğu kabul edilir. 'Bilinç' ve 'Bilinç dışı', ancak hemen belirtilmesinde yarar var. Bu merkezler ve faaliyetleri, bir birleriyle çok sıkı ve iç içe girmiş bir düzen içindedir. Bu ayrımda bazı araştırmacılar farklı sınıflandırmalar da yapmaktadır.

Bilinç; Psikolojide, 'beynin bilgiyi işlemede gerçekleri önde tuttuğu, mantıksal düşüncenin egemen olduğu zihinsel süreçtir' şeklinde tanımlanır. Bu sistem insanın hayatta kalmasını sağlayan sistemdir. Telkini pek hoş karşılamaz, daha çok düşünceye, akıl yürütmeye ve önceden öğrendiklerini eyleme geçirmeye yatkındır. Bilinç, bilerek ve isteyerek yapılan tüm faaliyetleri içine alır. Sizden bir kalem istenirse, bilinçli bir hareketle bunu isteyene verirsiniz.

Bilinçdışı; Hem korteksten gelen, hem duygusal, hem de içgüdülerin merkezi olan limbik sistemden gelen duygusal ve psikolojik uyaranların değerlendirildiği bölümdür. Kalbin ve bağırsakların çalışması gibi, 'Otomatik faaliyetlerin idare edildiği merkez' ve hafıza kayıtlarının tutulduğu 'Bilinçaltı' adını verdiğimiz iki bölümden oluşur. Bilinçaltı, bir bilgisayarın 'hard diski' gibi ana rahmine düştüğü andan itibaren organizmanın tüm kayıtlarının tutulduğu gerçek bir bilgi bankasıdır. Bilinçaltı, içten gelen dürtülerin ve buna cevap olarak ortaya çıkan davranış ve duygusal tepkilerin ana kaynağıdır. Bilinçaltında tutulan hatalı kayıtlar bir çok hastalığın ve psikolojik sorunun nedenini oluşturur. Hipnoz, bilinç altındaki bu hatalı kayıtları ve hatalı davranışlara neden olan faktörleri ortaya çıkararak tedavide önemli bir rol oynayabilir. Örnek; Bebeklik çağında üzerine köpek atlayan bir kişi, ileridi yaşlarda nedenini bilmediği halde köpekten korkabilir. ‘Fobi’ olarak nitelendirilen bu korkuların sebebi hipnoz altında ortaya çıkarılarak psikiyatristler tarafından kolayca tedavi edilebilir.

HİPNOZUN UYGULAMA ALANLARI; Hipnoz sırasında, vücuttaki fizyolojik değişiklikler, verilen telkinlere bağlı olarak hemen ortaya çıkabileceği gibi, günler sonra da görülebilmektedir. Hipnozdan faydalanılan başlıca alanlar şunlardır ; Diş Hekimliğinde ; parmak emme, diş gıcırdatma gibi kötü alışkanlıkların önlenmesinde, korku, bulantı gibi hislerin ortadan kaldırılmasında, uzun tedavilerde dayanıklılığın arttırılmasında, anestezi yapılamayan durumlarda hipnozla sağlanan anestezi ile tüm diş hekimliğine yönelik uygulamaların yapılmasında, Psikiyatride, Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında, Cerrahi Ortopedi, Çocuk, Cildiye gibi tıp dallarında, kilo kontrolunda, çocukların sınav heyecanlarının ortadan kaldırılması ve performanslarında artış sağlanmasında, eğitim, spor, askeri ve siyasi alanda v.b.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 552
Kayıt tarihi
: 13.02.09
 
 

1953 Denizli doğumlu, evli ve iki çocuk babası. Doktor dişhekimi, şimdiye kadar yayınlanmış yedi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster