Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
216
 

Toplumsal ayrışmanın nedenleri - Tarihi kökler -Tebaa yaşamı (1)

Toplumsal ayrışmanın nedenleri - Tarihi kökler -Tebaa yaşamı  (1)
 

*Tebaalıktan vatandaşlığa geçiş.

Cumhuriyeti kuranların ana fikri, toplumsal ortak yaşam alanında "milli" iradenin "ilahi" iradenin yerini almasıydı. Teoride kulağa hoş gelen bu fikrin toplum tarafından benimsenmesinde önemli bir güçlükle karşılaşılmayacağı düşünülmüştü.

Cumhuriyeti kuranlar bu varsayım ile yola çıkmışlardı.

Bu varsayımın gerçekleşme olasılığı iki nedenle çok zayıftı. Birincisi, amaçlanan değişim basit bir değişim değildi. Kişinin özünü ilgilendiren köklü ve kapsamlı bir değişimdi. İkincisi ise bu bir kültür konusuydu. Toplumsal kültürün kısa sürede ve kendiliğinden değişmesini beklemek gerçekçilikten uzaktı. Nesiller boyu sürecek bilinçli bir eğitim çabası gerektiğini öngörmek gerekiyordu.

1920'li yıllarda ülke insanının kendisini kendi iradesiyle yönetmek gibi bir talebi yoktu. Talep halktan gelmemiş, halkın benliğinde vücut bulmamıştı. Halk işgalden ve mezalimden kurtulmak istemekteydi.

Yüzyıllarca tebaa olarak yaşamış insanları cumhuriyet ilan etmekle bir gecede vatandaşa dönüştürmek mümkün müydü. Elbette ki hayır, çünkü tebaa olmakla vatandaş olmak demokratik bilinç açısından birbirinin tam tersidir.

Cumhuriyetin önerdiği anlayışın benimsenmemesinde tebaa zihniyeti önemli etkenlerden birisi olmuştur. Bu nedenle tebaa-vatandaş olgusu üzerinde biraz durmak faydalı olabilir.

"Tebaa-vatandaş kavramları ve ilişkileri.

Çağdaş düşünür Eric HOFFER'e göre:

"Tebaa olan insanlar kolektif bir toplumun kişiliğini taşırlar. Ferdi sınırsız bir nefsinden fedakarlık duygusuna sahip kılmanın tek yolu budur. Tebaa olan kişi öl denildiğinde ölür. nedenini sormaz, çünkü o kendini bir kişi olarak görmez. Bağlı olduğu kolektif topluluktan ayrı bir amacı, değeri ve kaderi yoktur ve bu topluluk yaşadığı sürece onun için gerçek bir ölüm yoktur."

Vatandaşlık ise kişisel sorumluluk demektir. Okumak, anlamak, yorumlamak ve siyaset üzerinde görüş belirterek taraf olmak demektir. Fikir sahibi olmak demektir. Tebaa olmak kolay vatandaş olmak zordur. Tebaa yaşamı zahmetsiz ve risksizdir. Vatandaşlık ise yönetimde söz sahibi olarak risk almak demektir. Demokrasi seçme ve seçilme özgürlüğü üzerine kurulan bir sistemdir. Kilit nokta şudur. Seçme özgürlüğü, seçilenlerin yönetimdeki başarısızlığının sorumluluğunu seçenlerin omuzuna yükler. Vatandaşlar bu nedenle demokrasinin yapı taşlarıdır.

Tebaayı yönetmek kolay, vatandaşı yönetmek zordur. Vatandaş, seçtiklerine verdiği yetkinin kendi belirlediği doğrultuda ve sınırlar içinde kullanılıp kullanılmadığını sorgular. Oyunu kullanırken düşünür. Tarafına ve partisine körü körüne bağlanmaz. Aklına yatmayan uygulamalar gördüğünde parti değiştirir. Tebaa, ona hitap etmesini bilenler açısından zahmetsiz ve garanti edilmiş oy deposudur. Bağlılığının devamı, istismarcı politikacılarca, milli ve dini duygularının hoş tutulması ve onların koruyucusunun sadece kendisi olduğu, mesajı verilerek sağlanır. Sıkışılırsa daha da ileri gidilerek bu değerlere yönelik hayali tehditler yaratılarak sorgusuz sualsiz bağlılık perçinlenir. Çok geniş kapsamlı, ucu bucağı olmayan, ispat edilemeyen ve gözle görülemeyen hayali tehdit senaryoları seçimlerden önce ortaya çıkar, seçimlerden sonra kaybolur. Herkes bize düşman veya Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur söylemleri bu amaçla kullanılan eski klişelerdir. Son yıllarda, Dünya bizden korkuyor onun için gelişmemizi istemiyor, klişesi bir yenilik olarak telaffuz edilir olmuştur. Bundan daha kapsamlı ve muğlak bir tehdit üretmek herhalde mümkün değildir. Üstelik gururumuzu okşayıcıdır. Onun için gerçekliği üzerinde tartışmak hoş karşılanmaz. Söylem öylesine ustaca dizayn edilmiştir ki gerçekliğini tartışmak isteyenler peşinen zan altında kalırlar.

*ÖZGÜRLÜK* Nimet mi, Külfet mi?

Durduğunuz yere göre değişir. HOFFER'e göre:

" Özgürlük teşebbüs olanağını da beraberinde getirir." Bu bir nimettir. "Ancak bu insanlar için aynı zamanda risk demektir. Kendisinde ferdi teşebbüs gücü ve başarı imkanı olmadığına inanan insanlar için özgürlük sadece bir külfettir."

"Bu tür insanlar özgürlüksüz ortamda daha rahat ederler. Ortam özgürleşirse güçsüzlüklerinin ortaya çıkmasından korkarlar."

"El'le gelen düğün bayram" anlayışı kolektif yaşam içinde risk almadan yaşamayı yeğleyen güçsüz insanların anlayışıdır. Bu anlayışla olabilecek kötü şeylere bile razıdırlar, yeter ki aynı şeyler başkalarının da başına gelsin. Yalnız kalmasınlar ki güçsüzlükleri ortaya çıkmasın. Tebaa özellikli insan güçsüzlüğünü anonim bir güçlülük duygusu içinde gizleyebilmeyi umar. Bu nedenle;

"Bir insanın kendi mükemmelliğine olan inancı ne kadar zayıfsa, ulusunun, dininin, ırkının, veya inandığı kutsal amacın mükemmelliği yönündeki iddiası o kadar güçlüdür."

Tebaa olarak yaşayan insan eşit şartlarda rekabete kapalıdır. Bu kapalı olma özelliği yaşamının tüm alanlarını kapsar. Sosyal alan da bunlardan birisidir. Örneğin, tebaa yaşantısının sürdüğü toplumlarda erkeğin, statüsüne dayanarak, kadınlar üzerinde rekabetsiz imtiyaz hakkı olduğuna inanılır. Statü sahibi erkek, kendisine hiç bir söz hakkı vermeden ve sormadan, istediği kadına talip ve sahip olma hakkını kendinde görür. Buna "töre" denir. Bu tür toplumlarda kadınlar "töre" adı verilen bu düzenin kölesi olarak yaşarlar. Töre özünde, eşit şartlarda rekabeti ve özgürlüğü engellemek için uydurulmuş ve sadece güçlüye hizmet eden en ilkel bencilliğin adıdır.

Rekabetsiz yaşamın izini tarih boyunca sürmeye başlayalım. Bakalım ne zamandan beri bizimle birlikte.

NOT: Tırnak içindeki alıntılar Eric HOFFER'in "KESİN İNANÇLILAR" adlı kitabındandır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1712
Kayıt tarihi
: 04.05.13
 
 

Emekli pilotum. 1950 yılında Polatlı Çekirdeksiz köyünde doğdum. İlkokulu köyde ve Polatlı'da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster