Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '13

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
75
 

Toplumsal kimliğimiz

Toplumsal kimliğimiz
 

Dalgalan şanlı bayrağım, Kuşadası


Toplum olarak dünden bugüne değin geçirdiğimiz aşamaları tarih, toplum bilim somut kanıtlarıyla açıklamaktadır. Göçebelikten yerleşik düzene geçen her toplumda olduğu gibi bizde de değişmeler, gelişmeler olmuştur.

Orta Asya’dan yola çıkıp devletler kurduğumuzu, bunların içinde de altı yüz yıllık bir imparatorluğu üç kıtada genişletip güçlendirerek yaşattığımızı tarih yazıyor.

Orta Asya’da kurduğumuz devletlerde olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin de bir kimlik sorunu olmuştur. Bu kimlik adlandırılması Orta Asya’da “Türk” sözcüğüyle karşılanırken Osmanlı Devleti bu adın yerine “Osmanlı” sözcüğünü yeğlemiştir.

Devletlerin yapısı kimliğini belirlemede temel taş olmaktadır. Osmanlı, değişik ulus,din, dil gruplarının oluşturduğu bir özellik taşımaktaydı. Yönetim dinsel kurallara dayanıyordu.

İmparatorlukların çözülmesi kaçınılmaz gerçeğini Osmanlı yaşadı. Bu olumsuzluk “ulus devlet”i doğurarak olumluluk yanını da gösterdi. Her oluşumda olduğu gibi böyle bir karşıtlığın bir arada bulunması doğaldı.

Toplum olarak yeni bir devlet ve kimliğe kavuşuyorduk. Türkiye Cumhuriyeti ulus kimliğimizi öne çıkardı. Artık kul değil yurttaştık. Dinsel kurallar yerine toplumun gereksinmesine göre yaptığımız yasalarla yönetilecektik. Bu biçimlenme toplumun tüm bireylerini kucaklamayı amaçlıyordu.

Ulus devlet değişik etnik kökleri barındırsa da onları yurttaş, yurt, tarihsellik, kültür öğelerinde birleştiriyordu. Hangi kökenden olursak olalım, ulusal kimlik belirleyici olacaktı. Ulusal kimliğimizi adlandırırken “Türk” sözcüğü  ulus devletimizde tüm kültürlerin yaşamasına olanak da sağlıyordu. Dünden bu yana bu topraklar üstünde yaşayan ya da yaşamış olan tüm kültürlere sahip çıkıyoruz. Bu ulus devlet olmanın gereğiydi

Ulusal bilincimizi geliştirdiğimiz oranda Ulusal kimliğimiz de tüm etnik kökenlerin buluştuğu, birliklerini pekiştirdiği yurtseverliğin adı olacaktır. Günümüzde bu gerçek daha da önem kazanmıştır. Bunu başarmak durumundayız, başaracağız.

 

 

 

 

                                                                                 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Korkmaz, Yüce Önderimiz M.Kemal Atatürk'ün, "Ne mutlu Türk'üm Diyene!" vecizesinin içeriğini dolu dolu açıklayan bu yazınız için çok teşekkürler.

ASLI DİNÇMAN 
 09.04.2013 20:16
Cevap :
Sayın Aslı Dinçman Blog yazılarını tek tek okudum.Sizin böyle başarılı olmanıza inanın çok sevindim.Yazılarında Türkçeyi yanlışsız,başarıyla kullanmanı her kişiye, aileye örnek olarak gösteriyorum. Her şeyden önce yaşama sarılman alkışlanacak bir tutum. "Toplumsal Kimliğimizi" beğenmene, görüşlerimi paylaşmana teşekkür ediyorum.Saygılar sunarım.  16.04.2013 13:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 710
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster