Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
383
 

Toplumsal mücadele ortamı rehabilitasyon merkezi değildir

Toplumsal mücadele ortamı rehabilitasyon merkezi değildir
 

Üyesi oldukları demokratik kitle örgütlerini kendi psişik sorunlarının rehabilitasyon merkezi olarak kullanmaya çalışanlara dikkat etmek gerekir… 

Siyasi partiler ya da dernekler, ne Çocuk Esirgeme Kurumu’dur ve ne de karizmalarını istekleri hilafına çizdirmiş olanların dergâhı… 

Bu kişiler teknelerini yandan çarklı bir manevra ile topluluğun iskelesine yanaştırırlar. Ve sessiz sedasız yerleşirler sığındıkları limana… 

Söylemleri renklidir. 

Vitrinleri albenili… 

Sanki o siyasi parti ya da dernek için yaratılmışlardır. 

Özverili görünürler. 

Gösterişli eylemlere düşkündürler. 

Eğer bir işin sonunda bir tutam alkış varsa, o saat o noktada birikir ve kendilerini göstermek için yüz takla atarlar. 

Kendilerini göstermek için başvurdukları en önemli yöntemlerden birisi sağında solunda, önünde ve arkasındaki “öteki”leri suçlamaktır. 

Küçümsemektir. 

Haklarında dedi-kodu yaratarak ve yayarak ilgili mercilere servis etmektir 

Bütün bu çabalarının tek amacı vardır: Kendi kaportalarını cilalamak. 

Parlak gözüküp, alkış almak ve kendi psikolojik rehabilitasyon işlemlerine bir çentik daha atmak… 

Bu kişiler için mensubu oldukları siyasi partinin [eğer varsa] ideolojisi ya da belirli bir hedefi ya da amacının rengi ve cibilliyeti fazla önemli değildir. 

Önemli olan o parti içindeki yeri, mevkii ve cilasının ne ölçüde parıldamakta olduğudur. 

Partinin ideolojisi O’nun için, diğer arkadaşlarını [yani potansiyel rakiplerini] suçlamak için yararlanılması muhtemel bir araçtan ibarettir. 

Çatısı altına sığındığı derneğin amacı, bu topluluğun içine girerken bağlı kalacağını yazılı şekilde [okumadan] beyan ettiği süslü/kokulu/renkli sözlerden ibarettir. 

Vitrinine özenle yerleştirdiği reklâm spotlarının içeriği işte bu süslü/kokulu/renkli sözlerden oluşmuştur; ama kendisi, kendi özü, bütün bu sayılan lâzımelerden azade, bağımsız ve kendine özgü bir viraneden ibarettir… 

Eğer toplumsal mücadele düzleminde sıhhatli, kalıcı ve başarıya dönük bir amaç güdülüyorsa, bu virane insan yapısının mutlaka teşhis edilmesi ve yürüyüş kolunun dışına çıkartılması gerekir. 

Çünkü bu yapıdaki insan profili, her köşe başında yürüyüşü engelleyen bir engel oluşturacaktır. 

Çünkü siyasi mücadele ya da toplum içinde kamu yararına dönük yapılacak çalışma ortamı bu türden hastalıklı “ruhsal sapma”lardan mutlaka arındırılmalıdır. 

Çünkü siyasi literatürde çokça söz edilen sağ ve sol sapmaların kökeninde çoğu kez bu ruhsal zafiyetler bulunur. Ruhsal sapmalar yer alır. 

Ülkeye hizmet, gerçek anlamda sağlam kişilikteki insanların işidir. Toplumsal mücadeleyi kendi ruhsal sapmalarının içinde soluk alacağı rehabilitasyon merkezleri olarak görenlerin değil. 

 

farukhaksal@superonline.com 

LÜTFEN TIKLAYINIZ: 

www.soruyusormak.com 

www.kitlecizgisi.com 

www.dnm-ler.com 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 473
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster