Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '17

 
Kategori
Ruh Sağlığı
 

TOPLUMSAL TRAVMA-TERÖR

TOPLUMSAL TRAVMA-TERÖR
 

       Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi terör, Türkiye’de de önemli bir travma unsuru.

       Travmatik olaylarda özellikle de terör saldırılarında, bireyler hayatlarına ya da beden bütünlüğüne yönelik tehditlerle karşılaşırlar. Yakınlarının veya başka bireylerin yaralanması ya da ölümüne de tanıklık edebilirler. Terörün her anı öyle bir zorlama dayatır ki, insanlar maruz kalmanın süresi ve yoğunluğuyla doğru orantılı olarak ruhsal sarsıntı geçirirler. Tüm bunların karşısında ise travmalarda ortak semptomlar olarak görülen; yoğun korku, çaresizlik hissetme ve kontrol hissinin kaybı mevcuttur. Post travmatik stres bozukluğunun ilk büyük semptomu aşırı uyarılma halidir. Bu durumda kolay irkilme, öfke patlamaları, uykusuzluk ve kabuslar görülür. Tehlike tekrar yaşanacak diye tetikte olma durumu vardır. Bu yüzden güvenli ortamlar bile tehlikeli olarak hissedilebilir. Sonuçta tekrar yaşanmayacağına dair de bir garanti yoktur aslında. Bazen de tam tersi kayıtsızlık hissi, duygusal ilgisizlik ve tüm mücadelelerden vazgeçme görülür.

       İnsan organizmasının travmatik olaylara yanıtının biyolojik temelli olduğu ve bu yüzden kültürler ötesinde tanımlanabilir belirli evrensel özelliklerinin olduğu netleşti. Bu anlamda toplumun kesimleri arasında olaylardan daha çok etkilenen, daha çok yardım isteyen belli bir kesimden ya da gruplardan bahsetmek yerine travmaya doğrudan maruz kalan bireylerden bahsetmek daha doğru olur. Örneğin, bombalama olayı sırasında kendisinin yaralanması ya da bir yakınının ölmesi veya yaralanması şeklinde travmaya direkt maruz kalması semptomların çıkış şekli ve seyri için daha belirleyicidir.

       Çocuklar için ise en belirleyici olan, bu toplumsal kargaşayı ebeveynlerin aile içine nasıl yansıttığı ve ev içinde neler yaşandığıdır. Olayları çok kaygılı algılayan ebeveyn bunu çocuklarına da bulaştırır. Ebeveynine güvenemeyen bir çocuk zaten topluma karşı da güvensiz hisseder. Bu çocuklarda anksiyete bozuklukları, öfke nöbetleri şeklinde davranım bozuklukları, öğrenme güçlükleri ve depresyon gelişebilir.

       Travma mağdurlarının en büyük ihtiyaçları sesini duyurmak, dinlenilmek ve anlaşılmaktır. İyileşmenin temel aşaması güvenin tesis edilmesi, travma hikayesinin yeniden kurulması, mağdur ile topluluğu arasındaki bağın onarılmasıdır. Bu bağlamda kişilere psikoterapi süreci yanı sıra ilaç tedavisi de uygulanabilir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 90
Kayıt tarihi
: 22.01.16
 
 

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1996 yılında mezun oldu. 2003 yılında Şişli Etfal Eğitim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster