Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '13

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
97
 

Toplumsuzlaşarak toplumlaşmak,

Toplumsuzlaşarak toplumlaşmak,
 

Toplum: kişiliklerin yaşanmasını engelleyen, bireylerde buhram ve yıkımlara sebeb olan, hiçbir insani değeri olmayan; aynı zamanda insanların yaratığı sosyal yapı konumunu almıştır.

Zihinde oluşan her yanlış ve inanış, insanları çarpık mantık ve ilişkiler ağı içine sokar. Bu ilişkiler: toplumun toplumu yok etme süreci gelişir.

İnsanlar yaşamlarını özgürleştirmek yerine; yaşam ve düşüncelere tahammül etmemekte. İnsanın kendi celladının kendisi olması son derece korkunç! Toplum artık insanları tek kalıba sığdırmakta, tek tip insan yaratmakta.. Sınıf etiketleri one çıkarmakta, kişilik değerlerinde. Herkes statüsüne göre yaşamaktadır. Bizler edebiyatı edebiyatçidan, bilimi profesörlerden, matematiği matematikçiden bekliyoruz. Bu insanların gelişmesin, üretmesine en büyük engeldir. Çağlar boyunca bütün icatlar, fikirler ve düşünceler bunun tam tersini gösteriyor zaten. Mesela sokrates ve lokman hekim birer fakülte okumamış ve etiketi, statüsü bu olmayan kişilerdi toplumlarında. Toplumun bize öğrettiği en büyük gerçeklerden biri de tüketmek.

Kimliğimiz oluşuyor diye bilirken kimliksizleşiyoruz oysa! Kimliklerimiz konusu: bütün kimlikler kendinden menkul olamazlar, yani bireysel kimliklerimiz, etnik kimliklerimiz veya dinsel kimliklerimiz kendinden menkul olamaz. Yani bütün kimlikler oluşurken mutlaka öteki ile girdiği ilişki bağlamında ortaya çıkmakta. Dolayısıyla kimliklerden bahsederken mutlaka bireyin ya da bir grubun ötekiyle girdiği bizim diyalojik dediğimiz diyaloga bağlı, ya da diyalektik dediğimiz süreçleri göz önünde bulundurmamız gerekir

Benler her zaman bir kendi değiliyle birlikte var, kendi ötekiyle birlikte vardır.  Onları ötekileşmek yerine kendimizi ötekileştirmektir gerçeklik! Ötekiler berikilerile benlik oluşur, birey oluşur.

Yani bu anlamda toplum belki günümüz itibariyle bir progresif, bir ileri adım olabilir ama aynı zamanda bunun da farkında olmak gerekiyor. Asıl mesela siyasal alanda, toplumsal alanda talepleri dile getirebilmek ve o taleplerin karşılığını alabilmek ve iktidarla, siyasal partilerle kıyasıya mücadele etmek.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 199
Kayıt tarihi
: 10.04.12
 
 

Aslında her insan gibi sadece hiç birşeyımm... Ve hiç birşey düşünüyorum. 22 yaşındayım hayal kır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster