Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
214
 

Toplumun devletine doğru mu?

Toplumun devletine doğru mu?
 

Şiddetin bir yönetme aracı olarak doğallaştırıldığı, hukuk ve yargı sisteminin devletin otoritesini güvence altına almak için düzenlenip kullanılageldiği bir ülkede yaşamak zorunda olmak kötü bir his.

Hak, adalet, vicdan, demokrasi, özgürlük, birlikte yaşamak derken her an başınıza bir darbe konabilir değilse 301’lik olabilirsiniz ya da benzeri.

Şimdi bu düzenin, iç düşman olarak işaret ettiklerini, farklı olanlarını, ötekilerini her yolu kullanarak ortadan kaldırmakla görevlendirilenleri; gerektiğinde de ana ideolojik eksene göre yine düzenin düşmanlarına karşı siyasal sistemi ele geçirerek yeniden düzenlemeyi görev edinen, akademik bürokratik ağır topları açığa alınıyor tavsiye ediliyor. Cephanelikler ortaya çıkarılıyor, faili meçhuller için kazılar yapılıyor .

Bu hali doğal sayan “Cumhuriyet” ve “Halk” kavramlarını levhasında taşıyan ana muhalefet partisi lideri bu grubun hala avukatlığına devam ediyor. Büyük beyaz bir kesim ve solun bir kesimi de gizli avukat; seyirciler memleketi yine karıştırıyorlar diye yakınıyor. Sebep hükümetin AKP hükümeti olması, sürecin AKP tezgâhı olarak değerlendirilmesi.

Bu düzenin vesayet düzeni olduğunu, herhangi bir hükümetin de vesayet altında hükümet edebilir olduğunu, hükümetlerin de tabi olduğu bir mekanizmanın hükmünün daima sürdüğünü gözden kaçırmamak gerekir. Buna rağmen faili meçhul cinayetler, darbe yoluyla vatanı koruma kollama yanlılarının tavsiyesi yönünde en azından dava açılabildi. Bu gelişme en azından vesayet ile darbesiz ve temsili demokrasi yolu ile de vatanın korunabileceğine ilişkin bir eğilimin varlığına işaret sayılabilir.

Ancak yarın belirsiz olmasına rağmen, bu süreç yine de herkese yeni bir şey vaat ediyor; bu toplumda da adaletin hâkim olduğu bir hayata kavuşmak olanaklı. Devlet bir elit grubun doğrularına göre topumu hizaya getiren onların çıkarlarına hizmet eden bir araç olmaktan kurtarılabilir; toplumun doğruları için var olan ve ona hizmet eden bir mekanizmaya dönüştürülebilir.

Yaşanan süreçler insanlık dışı düşmanlık ve şiddet üretti. Topluma yaşatılan bu gizli savaş, gizli, açık şiddet sona erdirilebilir, tüm farklılıklarımızla güçlü demokratik bir yapıya, yeni anayasal bir düzene kavuşabiliriz, bu düne göre daha olası.

Devlet eliyle 12 Eylül öncesi siparişle hazırlatılan devletin ülkesi ve milletinden söz eden anayasa yerine, tam tersine ülkenin ve milletin devletinden söz eden toplum eliyle hazırlanmış yeni, ülkemizde ve dünyada barışa hizmet etmeyi hedefleyen bir toplum sözleşmemiz olabilir.

Bir devletin meşruiyetinin kaynağı herhangi bir ideoloji değil toplumun bizzat kendisidir. Ancak toplumun kendini hissettirmesi gerekir, kapalı kapılar ardında hiç bir gelişme toplumun lehine sonuçlanmaz. Toplumun devletinedoğru değişim isteyen demokratik bir düzeni paylaşmak isteyen adalet için kendini hissettirmeli.

"Özgürlüğe giden bir yol vardır: Demokrasinin içinden geçer."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1247
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster