Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '12

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2591
 

Toprağın Çocukları

Toprağın Çocukları
 

Filmi vizyona girmeden birkaç gün önce duydum. Cuma günü ilk vizyona girdiği gün sinema sezonumu da açarak gidip izledim.  17.15 matinesi olduğundan mı, henüz insanlar sinema sezonlarını açmadılar mı bilemedim ama sinemada toplam 12 kişiydik. Bu filmin çok gişe yapmasını isterdim, konu çok önemliydi çünkü. Sinema seyircisi Recep İvedik filmine gösterdiği ilginin üçte birini bu filme de gösterse keşke, diye düşünmeden edemedim…

Filmin kısaca konusu şöyle:

Çingenelerin sıtma yaydıkları bahanesi ile Köy Enstitüsü yakınlarında kurulan çingene kampına saldırı düzenlenir. Tüm kamptakiler acımasızca öldürülürler. İki çingene; Karika (Müge Boz) ve anneannesi Melek  (Suzan Kardeş) bu saldırıdan kaçmaya çalışırlar.

Tam yakalanacaklarken enstitü öğrencisi Cevher (Ufuk Bayraktar) tarafından kurtarılır ve İsmail Hakkı Tonguç’un (Bahtiyar Engin) da yardımıyla enstitüde saklanırlar. Bu durum enstitünün kapatılmasını isteyen cahil köy halkı ve komutan Necip'in (Bertan Dirikolu) enstitüye karşı olan kötü hedeflerine mekan hazırlar. Çünkü yıl 1945’tir ve enstitüler üzerinde çeşitli sebeplerle büyük bir baskı mevcuttur.

Enstitünün müdürü Kemal (Erkan Can) kendi köyünde bağnazlığa, ayrımcılığa karşı eğitimle savaş verirken, Köy Enstitüleri Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç ise komünizm suçlamalarıyla çarpışmaktadır. Dönemin politikaları, II Dünya Savaşı'nın etkileri, Turancı gençlik gibi nedenlerle enstitülerin bağımsız ve üretken yapısı kırılmak istenir.

Bir bahane ile okulu basan Necip enstitünün müdürü Kemal Hoca'yı halkı isyana teşvik ettiği gerekçesiyle  tutuklar ve mahkemeye sevk eder. Okul öğrencileri yakında açılacak amfi tiyatronun çalışmaları ile uğraşmaktayken müdürlerinin tutuklanma haberi ile sarsılırlar. 

Yüzde sekseni okuma yazma bilmeyen bir toplumun öğretmen açığını kapatmak için kurulan ve kapatıldığı tarihe kadar 17342 öğretmen, 7300 sağlık memuru ve 8756 eğitmen yetiştirilen, dünya ülkeleri arasında eğitim alanında en özel örnek olarak görülen Köy Enstitüleri’nin kapatılma sürecinin ve Anadolu halkının aydınlanma savaşının anlatıldığı film bana göre biraz eksik kalmış. Kapanış sebepleri tam vurgulanmamış. Bunun dışında filmi beğendim.

Filmin yapımcılarından da olan Erkan Can filmi, köy enstitüsü son mezunlarından olan babası Cafer Can’a, filmin yönetmeni Ali Adnan Özgür’ün dedesi Kemal Şahingöz’e ve tüm köy enstitüleri mezunlarına ithaf etmiş.

Filmden çıkarken ister istemez bir mukayese yaptım o dönemki olaylar ve şimdilerde yaşadıklarımızla ilgili. Filmde anlatılan o dönemlerde ülke karanlıktaydı ve aydınlığa çıkmaya çalışılıyordu. Eğitimi olmayan toplum aydınlıkta olabilir miydi? Şimdi ise okullarımızın İmam Hatip Okullarına dönüştürülmesinin ne anlama geldiğini ben anlamakta zorlanıyorum. Bileniniz var mı, bana açıklar mı?

Sezonu böylesi bir filmle açmak, filmden kasvetli düşüncelerle çıkmak beni mutlu etmedi, mutsuz etse de izlenmeli derim…

Sevgilerimle…

 

Oyuncular :

Erkan Can                    :   Enstitü Müdürü Kemal

Bahtiyar Engin              :   Köy Enstitüleri genel müdürü

Şebnem Sönmez         :   Nazife (Enstitü hizmetlisi)

Suzan Kardeş               :   Melek (Torunu korumaya çalışan çingene anneanne)

Haluk Cömert                :   Ahmet Usta

Ufuk Bayraktar               :   Cevher (Aybike’ye aşık son sınıf öğrencisi genç)

Türkü Turan                   :   Aybike (Son sınıf öğrencisi idealist yardımsever bir genç kız)      

Müge Boz                       :   Karika (çingene kızı)

Bertan Dirikolu               :   Necip (Zalim, kötü niyetli komutan)

Serdal Genç                   :   Sündüz (Necip’in kötü amaçlarına alet olan delikanlı  

Ezel Akay                       :   Hakim (Misafir oyuncu)

Menderes Samancılar   :   Hanro (Misafir oyuncu)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Konu gerçekten ilgi çekici rastlarsam seyrederim.Böyle filmleri önemsiyorum çünkü.Bu arada hayvan hakları yürüyüşündeymişsiniz Sema hanım. Ben de oradaydım ama kalabalıktan kimseyi göremedim.

Kerim Korkut 
 15.10.2012 18:37
 

Sevgili Sema, karanlıkla savaşımda, Köy Enstitüleri'nin rolü büyüktür.Bu dönemde, gişe kaygısı güdülmeden, sınırlı olanaklarla yapılmış bir film, sinemasal ölçütlerde eksiklikler bulunsa da bence desteği hak eder.Çünkü o günlerin savaşımlarıyla elde edilmiş değerlerde çok fazla kaybımız var. Bu anlayışla, tanıtım yaparak verdiğin desteğe teşekkür ediyor, seni kutluyorum. Sevgilerimle...

Vildan Sevil 
 20.09.2012 2:25
Cevap :
Vildan'cım teşekkür ediyorum anlamlı yorumun için... Eksik var demekle sinemasal teknikleri kastetmemiştim, ama tabii orada belirtmediğim için öyle imiş gibi görünüyor... Köy enstitülerinin kapatılma sebepleri daha detaylı anlatılabilirdi, tek taraftan işlemişler. Ama buna rağmen güzeldi iyi ki gittim, her zaman da Türk sinemasının emekçilerinin destekleyicisi olacağım... Yeter ki böyle anlamlı konuları seçsinler... Sırada Çanakkale Çocukları var h.sonu izleyip izlenimlerimi yazarım... Sevgiler kucak dolusu yüreği güzel kendi güzel arkadaşıma...:))  20.09.2012 15:04
 

Sinema sayfalarında yapılan yorumlar nedeniyle bu filmi izlememe kararı almıştım. Sizin yorumunuzu okuduktan sonra fikrimi değiştirdim ve ilk fırsatta izleyeceğim filmi. Teşekkürler.

ARAL 
 18.09.2012 11:54
Cevap :
Merhabalar... Film hakkında yazılanların birkaç tanesini ben de okumuştum... Bu filme destek verilmesi düşüncemi o olumsuz yorumlar etkilemedi ve izledim. İyi ki de gitmişim, eksikler olduğunu ben de belirttim zaten ama izlemeyin de diyemem. Bir emek var ortada ve eğitimin öneminin vurgulandığı şu günlerde izlenmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Fikrinizi değiştirtmeme sevindim ama ya beğenmezseniz üzülürüm. Şayet izleme imkanınız olursa benimle paylaşın lütfen... Teşekkür ediyorum yorumunuz için... Sevgilerimle...  18.09.2012 15:07
 

Nüfusu üç yüz bine dayanmış bir şehirde (Çorlu) geçtiğimiz hafta sinema salonları yandığı için gidecek sinemamız yok! Biri “ Avrupa” mı dedi? Hadi Canım!

Ali Gülcü 
 17.09.2012 23:08
Cevap :
Çok üzüldüm Ali'cim... Yazın değil de kışın sinema olmazsa olmazlardan. Vaktin olsaydı bir imza kampanyası düzenlerdin salon istiyoruz diye kesinlikle faydası olurdu... Sevgiler Çorlu'ya...  18.09.2012 10:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 2025
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster