Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
293
 

Toprak pahalı yaşam ucuz

Toprak pahalı yaşam ucuz
 

ezgiumut/İstanbul 2010



Bir yazımızda söyledik, eleştirdik. Bu özelleştirme adı altında hizmetlerin taşeron şirketlere top gibi atılması ve şirketlerin de sağlık kurumları ya da okullarda çalıştırdığı hizmetlileri sıkı bir araştırma yapmaksızın gelişigüzel işe almasıydı.

Birileri yazdı , çizdi ben bu yazıda geç kaldım ama işten çıkarılan okul işçisinin kurusıkı silahla okula gelip çocuk yaralaması olayı yazmama neden oldu.

Bir başka okulda küçük bir çocuğun tuvalette karşılaştığı vahşeti gazetelerde okumuş olmalısınız. Şimdi de başka bir ilimizde işten çıkarılan okul işçisi okula dönüp kuru sıkı ile çocukları yaralıyor, sözüm ona okula gözdağı verecek. Bu işin bir suç olduğunu, yasalara aykırı olduğunu anlayamayacak bir eğitim düzeyinde ve psikolojide biri, hem de yanına bi kaç kişiyi alarak okulu basıyor. Belki de hukuksuzluğun sorunları çözeceğini düşünüyor kimbilir? Kendi bir haksızlığa uğramış, okulda dövülmüş ama bunu yasal yollardan gidermeyi düşündü mü, bilmiyoruz. Sonuç bir çocuk yaralı ve korkanlar cabası. Veliler okula koşup çocuklarını alıyor. Merak ediyorum o gün okuldan çocuklarını alan velilerin aklına bu taşoran şirket olayına karşı çıkmak ve eleştirmek geliyor mu gelmiyor mu?

Bizim zamanımızda okul hizmetlileri okulun temel direğiydi, mezun olup koskoca adamlar kadınlar olarak okullarımızı ziyaret ettiğimizde yine onları koridorlarda bulurduk, biraz boyları kısalmış, biraz kırışıklıkları derinleşmiş, omuzları eğilmiş, biraz saçları ağarmış da olsa onlar bizim Ahmet, Memet amcalarımız dı, Ayşe Fatma teyzelerimizdi, konuşur hal hatır sorardık. Bir kere rastlayamadığımda ne çok üzülmüştüm bir hadememiz için. Dediler ki öldü, kalpten. Ya şimdi...

Özellikle , okul , hastane, yaşlı bakım evi, çocuk bakım evi gibi kuruluşlar gelişigüzel işe alınmış taşoran hizmetliyi kaldıramaz. İşverenin bu kurumların gerektirdiği nitelikte insanları istihdam etmediği açıkça ortadadır. Diyeceksiniz ki taşoran şirket olmadan, kadrolu olarak çalıştırılanlar arasında yok mudur böyle kişiler? Olabilir vardır ama bu kişi önce geleceğini düşündüğü için böylesi sorumsuz ve sapkın davranışlara girişmez. Çünkü oradan uzun süreli ekmek yiyeceğinin bilincindedir. Üstelik yıllar yılı o kurumda çalışan kişilerin tavırlarındaki değişimi, değerlerinin değişimini, psikolojisinin değişimini kurum yöneticilerinin saptaması daha da kolaydır. Ama kısa bir süre sonra o kurumda çalışmayacağını bilen insanoğlu için durum aynı mı? Ama üç aylık bir süreç kişileri tanımaya yetmeden çalışanın kapıya konduğu sistemde, kişli seçimlerinin çok özenli yapılmasını da bir maliyet unsuru olarak görecektir şirketler. Belki bir şeker hastası aniden sinirleniyor ya da ruhsal sıkıntıları hat safhaya ulaşmış biriyse ne olacak? Önemli değil canım, yerleri paspas yapacak, sınıfları, tuvaletleri temizleyecek, zilleri çalışacak der geçerlerse böyle olur işte...

Bir de iş güvencesinden yoksun tuttukları bu kişilere, çok çelişkili olarak tuhaf bir yetki verirler. Öyle ki taşorandan geldiği kişinin hemen belli olur. Konuşmaları sanki o okulun ya da işletmenin tek sorumlusu oymuş, herkese hakaret edebilirmişçesinedir. Bazen düşünürüm yaşadıkları psikolojik durum nedeniyle, kompleksin bu şekilde dışa vurulduğunu. Eğitim de olmayınca uygar ilişkilerin kapılarını aralayacak alçak gönüllülükten yoksun davranışları, eli maşalı davranışları rol modeli seçer bu kişiler.


Devlet artık devlet baba olmak istemiyor. Oysa devlet vatandaşı koruyan, gözeten sağlıklı ve mutlu yaşaması için oluşan bir kurum değil midir? Topu taşoran şirketlere atmakla iyi yapmıyor.


Şimdi aynı sıkıntı koskoca 15 milyonluk şehir olan İstanbul'daki İtfaiye Teşkilatı'nda yaşanmakta. Kim demiş bilmiyorum ama çaycıları sizin yerinize itfaiyeci yaparız demiş biri. Bu hem itfaiye neferine, hem de İstanbul halkına aşağılamaktan da öte korkunç bir sorumsuzluk örneği değil midir?


İtfaiye başka ülkelerde gördüğümüz kadarıyla çok önemli, bir kuruluştur. Önemli eğitim süreçlerinden geçer itfaiye erleri. Bizde de belli eğitim süreçlerinden geçerler. Bu nitelik kazandırılmış konusunda eğitimli kişilerin yerine çaycıyı getiririm diyenlerin, o kurumun varlık nedenini önemsemediği, insanları önemsemediği, yangınları önemsemediği kariyeri ve eğitimi önemsemediği çıkmaz mı ortaya? Hele bu kişi bir yetkili ağızsa vay canım vay, yandı gülüm keten helvası ?


Bir makalede okudum geçen günlerde. . Ne de olsa İstanbul'da toprak çok pahalandı diye yazmışlar gelin de hak vermeyin...


Toprak pahalı, insan yaşamı ucuz... ne yazık...


ezgiumut 18 1 2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herkez tarafından okunması gereken başarılı ve de anlamlı bir yazı. Sizi yürekten kutluyorum.

Kuşkayası (Turgut Erbek) 
 19.01.2010 23:56
Cevap :
Değerli arkadaşım hoş geldiniz aramıza. Yazımı okuyup yorum yazmanız benim için unutulmayacak değerli bir armağandır. Çok teşekkür ediyorum. Diliyorum ki gelecek günlerde tümden sağlığınıza kavuşursunuz. Yaşadıklarınız geçmişte kalan sisli anılar olur güzelliklere kalem oynatırken. Saygılarımla esenlikler diliyorum.  20.01.2010 0:36
 

Yazınızı okudukça tespitlerinizi ve bunu aktarma duyarlılığınızı yürekten alkışladım..iyiki yazanlardansınız..kutlarım..

Gülden Işık 
 19.01.2010 18:47
Cevap :
Teşekkür ederim Gülden hanım, yazmak bir şey ama okuyucularımız olmazsa hiçnir şey. Bu nedenle ben de sizlere okuyanlara teşekkür ederim. saygılarımla esenlikler diliyorum.  19.01.2010 19:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 566
Toplam yorum
: 1972
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1317
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster