Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2129
 

Topraklarımız

Topraklarımız
 

Yeşilliklerin devamı dileği ile...


Doğada Yaşayan canlılar, börtü böcek. Gün gün azalıyor. Yaşam alanlarını yok ettik. Bırakmadık. Yüzyıllarca Anadolu’yu yurt edinenleri kucaklayıp bağrına basan, yaşam alanı sunan toprakları yok ettik, ya da yabancıya sattık. Satıyoruz.

Verimli tarım alanlarına sanayi tesisleri, fabrika kurduk. Kurmaya devam ediyoruz. Toprak kalmayınca ormanları yakıyoruz, tarla yapıyoruz. Yetmiyor, altın arıyoruz, siyanürle zehirliyoruz. Nükleer, termik santralleri kurmaya çalışıyoruz. Sonuç ; havada, suda, toprakta, ormanda yok oluyor. Yok, ediyoruz.

Gün gelecek doğa bitecek. Yaşam bitecek.

Yaşamın ayırdında değiliz. Kısır çekişmeler, “ben” merkezli sığ düşünceler yakamızı bırakmıyor. Hayatın akışını kesintiye uğratmaya çalışanlar, doğallığa tahammül edemeyen bir anlayış dörtnala Anadolu’yu kasıp kavurmaya başladı.

Bereketini kaybeden, cılızlaşan, kuruyup küçülen bir hayat.

Oysaki yaşamak, yaşatmak, okumak, anlamak, görmek, üretmek, hayal etmek, düşünmek ne güzel. Yeni çiçek açmaya başlayan bir Akasya’nın dalına konan serçe’nin kanat çırpışlarını, bir çift güvercinin havada takla atarak dönüşlerini, süzülüşlerini seyre dalmak, Anadolu’yu yaşanılır yer yapmak ne güzel.

<ı>“yeşili görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur. Burasını öyle ağaçlandırınız ki kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu fark etsin” diyen Atatürk’ün, 1925 yılının fakir, kurak Ankarasında bugünkü Atatürk Orman Çiftliğini oluşturma emri vermesini düşünmek ve sonrasında yapılan çalışmaları ve çorak araziyi çoraklıktan kurtarıp bugünkü konuma getirilmesini sağlamasını örnek almak ne güzel.

Fakir Baykurt’un “Kaplumbağalar” adlı eserinde “purluk” (taşlık) arazinin köylülerce bağ’a çevrilmesini hatırlamak ne güzel.

Anadolu’nun geçmişini, insanımızın geçmişini, çalışmalarını ve eserlerini incelemek ve o eserlerden yola çıkarak; yeni ve yaşamımız için vazgeçilmez eserler oluşturmak zor olmasa gerek. Ancak, bunu yaparken birbirimizi “ötelemeye”, “itelemeye” kalkmadan, birbirimizden destek alarak yapmak kadar güzel olabilecek bir duygu varmıdır.

Geçmişte bebesini karakış canavarına kurban verenlerin çabaları, Sarıkamış’ta onbinlerin, Çanakkale’de yüz binlerin toprağa düşmesi boşuna değildi. Bu toprakları bizler için savundular. Bizler için canlarını feda ettiler.

Yemen çöllerinde “İskorbüt”e yenik düşen, Kafkasya’da soğuğa göğsünü siper eden Mehmetler, Ahmetler, Nuriler boşuna hayatlarını kaybetmediler.

Onlardan bize kutsal bir emanet olan bu kadim topraklarda var olma savaşını kazanmamız gerekir. Bu toprakları var olan tüm canlıları ile korumak, yeşertmek, verimli kılmak için mücadele etmek toprağa düşen şehitlerimizin bizden isteğidir.

Şairin dediği gibi;

<ı>“<ı>Dörtnala gelip Uzak Asya'dan

<ı>Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan

<ı>Bu memleket bizim.”

Bahar geldi. Yaşam canlandı. Kadını, erkeği, köylüsü, kentlisi. Meydanlarda, tarlalarda, yollarda, kırlarda.

Çok uluslu şirketler, devletler, emperyalist emellerinden vazgeçmiyorlar. Topraklarımızı yok pahasına almak, işletmek peşindeler.

AB ve ABD’nin telkinleri ve dayatmaları ile mekân, imkân ve zaman açısından tarıma elverişli topraklarımız, ürünlere uygulanan kotalar sonucu, yeterli ürün alınamaz duruma getirilmiştir.

Onlar için “dünya artık küçük bir köy durumuna gelmiştir.” Küreselleşmenin devasa doymazlığından bu kadim toprakları korumak için, ekonomik, politik ve kültürel vazgeçilmezlerimizi korumak ve devam ettirmek durumundayız.

Toprağımıza ve tarihimize sahip çıkmalıyız. Çünkü gelecekte yaşama sarılmada sahip olunan verimli toprakların yeri vazgeçilmez olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 206
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 903
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster