Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '18

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
Okunma Sayısı
52
 

Topraklarımızı Kaybediyoruz

Topraklarımızı Kaybediyoruz
 

Toprak yer kabuğunu oluşturan kayaların parçalanması ve ufalanmasıyla oluşur. İçinde canlı organizmalar, çeşitli mineraller, hava ve su bulunur. Toprakta yaşayan pek çok canlı vardır. Toprak canlılar için bir yaşam alanıdır. Canlıların besin kaynağıdır. İnsan yaşamı için hayati bir öneme sahiptir. Kalın bir toprağın meydana gelebilmesi için binlerce yılın geçmesi gerekmektedir. Artırılabilme olanağı yoktur.

Dünyanın toplam yüzey alanının % 29,2’sini karalar, % 70,8’ ini de sular oluşturmaktadır. Bir diğer anlatımla dünyanın 4’te 3’ ünü sular oluşturmaktadır. Uzaydan dünyaya baktığımızda büyük bölümünün sularla kaplı olduğu görülür. Dünyada yaklaşık 14 milyar hektar karasal alan bulunmaktadır. Karasal alanların büyük bölümü büyük çöller, kayalıklar ve buzullarla kaplıdır. Tarım yapılabilecek karasal alan miktarı ise oldukça azdır. FAO verilerine göre sadece 5 milyar hektar alan tarımsal üretim için kullanılabilmektedir.

Dünyada geleceğimizi ilgilendiren en önemli konuların başında hızla artan nüfusun besin ihtiyacının karşılanması gelmektedir. Buna karşılık üretim kaynaklarının durumu, kullanımı ve besin ihtiyacıyla ilgili geleceğe yönelik veriler çok iç açıcı değildir.

FAO tarafından yayımlanan ‘’Gıda ve Tarımın Geleceği: Eğilimler ve Meydan Okumalar’’ başlıklı raporda, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşacağı, bu nüfus artışının doğal kaynaklar üzerindeki mevcut baskıyı daha da artıracağı, tarım sistemlerinde, kırsal ekonomilerde ve doğal kaynakların yönetiminde ana dönüşümlerin yapılması gerektiği belirtilmektedir. FAO Genel Direktörü rapora yazdığı girişte ‘’ eğilimin böyle devam etmesi durumunda gezegensel sınırların baskın çıkabileceğini’’ ifade etmektedir.

Türkiye’ nin toplam yüz ölçümü 783.577 kilometre karedir. Bir başka ifadeyle 78 milyon hektardır. Toprakların yarıdan fazlasını dağlar kaplar. Tüik verilerine göre 2015 yılı itibariyle tarım arazileri 24 milyon hektar civarındadır. 2000 li yılların başında tarım arazileri toplamının 26 milyon hektar civarında olduğunu dikkate alırsak; oluşumu binlerce yılda gerçekleşen topraklarımızın 2 milyon hektarını çeşitli nedenlerle 15 yıl gibi kısa bir sürede kaybettiğimiz ortaya çıkmaktadır.

Ülkemiz verimli tarım arazileri ve su kaynakları bakımından sanıldığı gibi zengin bir ülke değildir. Buna rağmen her yıl birinci ve ikinci sınıf tarım arazilerimizi konut, sanayi ve turizm vb. yapılaşmalar nedeniyle kaybetmekteyiz. Topraklarımızın büyük bir bölümü çeşitli derecelerde erozyon tehdidi altındadır. Küresel iklim değişikliği nedeniyle erozyonun daha da artacağı ve çölleşme tehlikesinin olduğu bilinmektedir.

Tema Vakfı açıklamalarında; Dünya’ da tarım arazilerinin yıllık ortalama 24 milyar tonunun toprak erozyonu nedeniyle yok olduğu ve erozyon nedeniyle 110 ülkenin çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu belirtilmektedir.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 2013 yılı verilerine göre ülkemizde erozyonla taşınan toprak miktarı 814.599.670 m3/yıl’a ulaşmaktadır. Bir başka anlatımla, Türkiye her yıl ortalama 1 mm, 10 yılda ise 1 cm toprak kaybetmektedir.

Bir yandan topraklarımızı hızla kaybederken, diğer yandan mevcut topraklarımızın dengesini kimyasal, fiziksel ve biyolojik atıklarla kirletmekteyiz.

Dünyadaki tüm canlıların yaşamı toprağa bağlıdır. Başka bir dünyamız yok.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 945
Kayıt tarihi
: 23.01.11
 
 

1981 yılında Eğe Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden mezun olmuştur.1984-1992 yıllarında Türkiye Z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster