Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
682
 

Torba fetişisti misiniz?

Torba fetişisti misiniz?
 

Dün Ankara’nın en büyük merkezlerinden birinde alışverişimi yaptım, kasada ödeme için bekliyorum. Önümdeki müşteri ödemesini yaptı, aldıklarını torbaya doldurdu, en sonra da bir tomar alışveriş torbasını kapıp arabaya koydu ve yoluna devam etti. Bu gördüğüm ilk örnek değildi. Daha önce de defalarca alışveriş yapan insanların kasada duran boş torbaları kapıp aldıklarını gördüm. Torba fetişisti diyorum ben böylelerine.

Bu boş torbaları alıp da ne yapıyorlar çok merak ediyorum. Ben elimden geldiğince çevreci bir insan olarak, fazladan bir torba almamak için bir torbayı maksimum kapasitede dolduruyorum. Evde biriken boş alışveriş torbaları evin çöplerini de fazlasıyla alıyor ve stokta hep naylon torba bulunuyor.

Batıda büyük gross- marketlerde bu torbalar para ile satılır. Herkes de kıymetini bilir. Halk hayatın her alanında, her aşamasında eğitime tabidir oralarda. Tuvaletler jetonludur, herşey paralıdır. Bedava, belediye tarafından halka sunulan hizmetler vardır elbette, spor salonları gibi . Ama hiçbir zaman bizdeki gibi kaynak israfı göremezsiniz .

Ülkemizde inanılmaz bir kaynak israfı var, bunu gören milli gelir sıralamasında ilk sıralarda geldiğimizi sanır. Toplu taşıma teşvik edilmez, herkes arabalıdır, petrol kuyuları fırlıyor çünkü topraklarımızdan.

Kaynak israfının en çarpıcı örneği, kuşkusuz kamudaki personel fazlalığı ve verimsiz çalışan kamu personelidir. Bu konuyu yıllardır hiçbir hükümet çözemedi, çözmesi de çok kolay görünmüyor.

Diğer bir israf örneği; başkentin Eskişehir yolunda dizi dizi sıralanmış kamu binalarıdır. 15 yıldır bu yoldan gidip gelirim ve bu binalara harcanan paralara acırım. Bilkent köprüsü kavşağında, devasa gökdelen Tekel için planlanmış kamu binaları boş olarak yatıyor yıllardır. Onu geçer Hazine, Çalışma Bakanlığı, Dışişleri, Sayıştay, Turizm Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı nın heybetli kampuslerini görür “bu binalar ve içindeki insan kaynağının göstergesi olarak biz çok ileri ve zengin bir toplumuz ” diye düşünmek istersiniz, ama gerçek hemen beyninize damlar.

Özel sektörde de sayısız israf örnekleri var, özellikle esnaf kesiminde. Bizim semtte 7 tane kuaför var örneğin. Bir tane var, onun 2 dükkan yanına yenisi açılıyor. Açılır açılmaz diyorum ki yanlış, iş yapmaz, bir süre sonra yanılmadığımı görüyorum, kapanıyor. Bir kuförün yatırım maliyeti olan en az 100.000 YTL de çöpe gidiyor böylece. Aynı davranışı kasabalarda iyi iş yapan lokanta, fırıncı gibi iş kollarında da görürsünüz. O iyi çalışıyor, ben de açayım mantığıyla girişirler, ancak baştan kaybetmiş işletmelerdir bunlar.

Önce tasarruf diyorum, Türkiye için çoktan zamanı geçmiş olsa da.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğada 1000 yıl kaldığını bilsek acaba yine de böyle torba almak için yarışır mıydık? Dünyanın bize bir miras değil, gelecek nesiller için ödünç verildiğini düşünmek lazım. Birçok ülke bu poşetleri yasaklamaya başladı. Darısı başımıza. Sevgilerimle...

moonlight1 
 05.03.2008 16:52
Cevap :
İşte ülkelerin gerçek gelişmişlik düzeyleri böyle detaylarda gizli, teşekkür ve sevgiler.  04.06.2008 16:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 274
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1409
Kayıt tarihi
: 12.09.07
 
 

ODTÜ İşletme mezunuyum, felsefe bölümünde master eğitimi aldım, uzun yıllar bankacılık ve finansm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster