Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '14

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
339
 

Torba Yasa ve getirdikleri-1

Uzunca bir süredir beklenen, pek çok kişiyi doğrudan ya da dolaylı etkileyen, “Torba Yasa” diye tabir edilen 6552 sayılı “İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun” 29916 sayılı Resmi Gazete `de yayınlanarak yürürlüğe girmiş oldu.

Torba Yasa, içerisinde pek çok farklı konuya ilişkin düzenlemeyi barındırıyor. Pek çok farklı konuyu içinde barındırması, çok yeni bir düzenleme olması vb. nedenlerle kamuoyunda  Torba Yasaya ilişkin bilgi eksikliği söz konusudur. Bizde yazı dizimizde Torba Yasa ile getirilen düzenlemelere ilişkin açıklama ve değerlendirmelerde bulunarak konuya açıklık getirmeye çalışacağız.

Doğum Borçlanması

Torba Yasa doğum borçlanması konusunda önemli yenilikler getirmiştir. Buna göre 5510 sayılı Yasa`nın 41. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yapılan değişikle, sigortalı kadının 3 çocuğu için doğum borçlanması yapabilme hakkı getirilmiştir(md.43). Önceki dönemde ise doğum borçlanması 2 doğumla sınırlandırılmıştı.  Her bir çocuk için borçlanma yapılabilecek süre 2 yıldır. Bu da sigortalı kadının, diğer şartların mevcudiyeti halinde 3 çocuğu için toplam 6 yıl borçlanma yapabileceği anlamına gelmektedir.

Torba Yasa`nın öncesindeki dönemde doğum borçlanması hakkı sadece SSK(4/1-a) sigortalıları için mevcutken artık bu hak hem Bağ-kur(4/1-b) hem de Emekli Sandığına(4/1-c) tabi sigortalı kadınlar için söz konusudur(md. 43).

Doğum borçlanması sayısının 3`e çıkarılması ve tüm sigorta kollarına tabi bayanlara tanınması sayesinde eksik sigorta günleri nedeniyle emekli olamayan pek çok kadına doğum borçlanması yoluyla söz konusu eksik prim günlerini tamamlama ve emekli olma imkanı sağlanmıştır.

Ancak şunu da belirtmek gerekir ki doğum borçlanmasına ilişkin olarak Torba Yasa ile getirilen düzenlemenin yine kanaatimizce eksik kaldığını belirtmeden geçemeyeceğiz. Doğum borçlanması sayısının 3`e çıkarılması ve tüm sigorta kollarına tabi bayanlara bu hakkın verilmesi çok önemli olmakla birlikte, sigortalılık başlangıcından önceki doğumların borçlanılması imkânı yine söz konusu olmayacaktır. Ülkemizin toplumsal yapısı değerlendirildiğinde pek çok bayanın evlenmeden sonra çalışmaya başladığı görülmektedir. Bu durumda da zaten belli yaşa gelmiş bayanın çok uzun süre çalışma durumu söz konusu olmamakta ve bu kimselerin doğum borçlanması hakkı kısıtlandığında hiç emekli olamama durumlarıyla sıkça karşılaşılmakta, büyük mağduriyetler yaşanmaktadır.

Bu itibarla doğumdan önce sigortalı olma koşulunun da en kısa sürede kaldırılması, bu müesseseden beklenen faydayı arttıracak ve sosyal güvenlik ilklerine daha uygun olacaktır.

Maden İşçileri

6552 sayılı Torba Yasa`da, Soma`daki maden kazasının etkisiyle maden işçilerine ve hak sahiplerine yönelik olarak çok önemli düzenlemeler getirilmiştir.

İşe iade davalarının açılabilmesindeki temel unsurlardan biri olan 6 aylık kıdem şartı, maden işçileri için 4857 sayılı İş Kanunu`nun 18. maddesinde yapılan değişikle aranmayacaktır(md. 2).

Yine İş Kanunu`nun 41. maddesine eklenen düzenlemelerle maden işçileri için haftalık normal çalışma süresi 36 saat olarak belirlenmiştir. 36 saatin üstündeki çalışmaların da ancak; “zorunlu nedenlerle çalışma” ve “olağanüstü hallerde fazla çalışma” hallerinde söz konusu olacağı belirtilmiştir. Ayrıca bu hallerde verilecek fazla mesai ücreti de % 100 zamlı olarak ödenecektir(md. 4). Böylece yeraltında maden işlerinde çalışan işçilere önemli bir ayrıcalık verilmiştir. Şöyle ki; genel kural olarak haftalık 45 saate kadar olan çalışmalar normal çalışma süresi sayılmakta, aşan kısım fazla mesai olarak değerlendirilmekte ve fazla mesai ücreti % 50 zamlı olarak ödenmektedir.

4857 s. K.`nun 53. maddesine eklenen cümle ile yer altı işlerinde çalışan işçilere verilecek yıllık izin sürelerinin, normal izin sürelerine dörder gün arttırılarak uygulanacağı belirtilmiştir(md. 5). Buna göre işçinin kıdemine göre en az 14, 20 ve 26 gün olarak verilen yıllık izin süreleri, yer altı işlerinde çalışan işçilere dörder gün eklenerek yani en 18, 24 ve 30 şeklinde verilecektir.

4857 s. K. `un 63. maddesine eklenen cümleyle maden işlerinde çalışan işçilerinin haftalık çalışma süresinin en fazla 36 saat olduğu tekrar vurgulanmış ve bunun da günde 6 saatten fazla olamayacağı belirtilmiştir.

Torba Yasa ile 3213 sayılı Maden Kanuna eklenen ek madde 9`a göre, linyit ve taş kömürü çıkarılan iş yerlerinde çalışan madencilere verilecek ücret, asgari ücretin 2 katından az olamayacaktır(md. 9). Buna göre de 01.07.2014-31.12.2014 tarihleri için asgari ücretin brüt tutarının 1.134,00 TL olduğu göz önüne alındığında, bir maden işçisine ödenecek brüt tutar 2.268,00 TL`den az olamayacaktır. Bunun da net tutarı 1.782,06 TL olacaktır.

5510 sayılı Kanunun 40. maddesine eklenen cümleyle fiili hizmet süresi zammı konusunda da maden işçilerine bir ayrıcalık tanınmıştır(elementer cıva bulunduğu saptanan cıva maden ocakları hariç). Fiili hizmet süresi zammı, işçinin çalıştığı iş kolunun 5510 sayılı Kanun`un 40. maddesinde sayılan işlerden olması halinde, yıllık 360 günlük normal sigortalılık süresine ek olarak verilen ve 60-180 gün arasında gün kazanılmasını sağlayan bir kavramdır. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, kural olarak 40. maddedeki tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır. Burada maddeye yapılan eklemeyle yer altı maden işlerinde çalışan işçilere fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaz(md. 42).

Madencilerin erken emeklilikleriyle ilgili de torba Yasa`da bir düzenleme var. Buna göre 5510ö sayılı Kanun`un 28 maddesinde yapılan değişikle, madenlerde sürekli veya aralıklı olarak en az 20 yıl çalışmış olanlar 50 yaşında emekli olabilecektir. Hatta yıpranma payı da düşüldüğünde söz konusu emeklilik yaşı madenciler için 45 dahi olabilecektir.

5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 59 maddeyle, 13.05.2014 tarihinde Soma`da meydana gelen maden kazası sonucunda ölen sigortalının, SGK`ya olan her türlü borçları silinecektir(md. 63). Ancak burada şu hususu vurgulamak gerekir ki buradaki borçların silinmesi durumu her maden işçisi için söz konusu olmayacaktır. Maddede açıkça belirtildiği üzere 13.05.2014 tarihinde gerçekleşen kazanın mağduru olmak ve bu kazada işçinin vefatı şartları aranmaktadır. Bu durumda 13.05.2014 tarihindeki kazadan sağ olarak kurtulan işçiler bu düzenlemeden yararlanamayacaklardır. Bu durum tarafımıza göre adil bir düzenleme olmamıştır. Söz konusu kazaya uğrayan işçinin vefat edip etmediğine bakılmadan, SGK borçlarının silinmesinden yararlandırılması kanaatimizce daha hakkaniyetli olurdu.

5510 sayılı Kanun`nun yine geçici 59. maddesiyle 13.05.2014 tarihinde Soma`daki maden kazasında vefat eden sigortalıların hak sahiplerine, ölüm aylığı bağlanması için gereken her türlü borçlanma süresi hariç 5 yıl sigortalılık ve 900 gün uzun vadeli sigorta kolları primi(malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi) bildirilmiş olma şartının aranmaksızın ölüm aylığı(dul-yetim aylığı) bağlanacağı açıkça belirtilmiştir(md. 63). Aksi takdirde söz konusu şartları yerine getirmeyen pek çok maden işçisinin hak sahibi konumundaki eşi, çocukları, anne ve babasına ölüm aylığı bağlanma durumu söz konusu olmayacaktı.

Böylelikle 900 günden fazla hizmeti olanların hak sahiplerine hem iş kazası sigortasından ölüm geliri ve hem de ölüm sigortasından ölüm aylığı almalarına karşılık, 900 günden az hizmeti olanların hak sahiplerine sadece ölüm geliri değil, ölüm aylığı almaları da sağlanmıştır.

Ölen sigortalının hak sahibi konumundaki anne ve babasına gelir ve aylık bağlanması için 5510 sayılı Kanun`un 34. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanması şartları aranmayacaktır.

5510 sayılı Kanun`un geçici 59. maddesinde 13.05.2014 tarihinde Soma`da meydana gelen kazada vefat eden sigortalının eş ve çocuklarından birisi, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişinin kamuda istihdamına yönelik olarak 3713 sayılı “Terörle Mücadele Kanunu”nun ek 1. maddesine atıf yapılmıştır(md. 63).

Burada maden işlerinde çalışan ve hak sahiplerine pek çok önemli hak kazandırılmıştır. Ancak şunu önemle belirtmek gerekir ki söz konusu haklardan daha önemli olan yaşam hakkının korunabilmesi için çalışanlara yönelik olarak getirilen iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri üzerinde önemle durulmalıdır. İnsan hayatının en kutsal değerlerden biri olduğu unutulmamalıdır.

Torba yasayı takip eden yazılarımızda ele almayı sürdüreceğiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 190
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1363
Kayıt tarihi
: 26.06.14
 
 

9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2011 yılında mezun olmuştur. Avukatlık stajının ardından..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster