Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '07

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
6943
 

Töre cinayetleri

Töre cinayetleri
 

Fotoğraf : Milliyet


Töre cinayetleri ve gerçekler.

Halide Edip Adıvar’ın, Vurun Kahpeye kitabını okumuşsunuzdur.

Ya da başarılı şekilde sinemaya aktarılmış halini izlemişsinizdir.

Törelerin acımasızlığını, gerçek yüzünü ,yaşadığımız acı olaylarda da görüyoruz.

Kuzey Irak’ta, Yezidi bir kızın Müslüman bir gence aşık olması da töreye kurban gidiyor.

Töre ne aşk dinliyor, ne vicdan, ne sevgi...

Araştırmalar, Kuzey Irak’ta da töre cinayetlerinin çokluğunu gösteriyor.

Ülkemizde ise maalesef nerdeyse günde bir töre cinayeti işleniyor.

2000-2005 yılları arasında 1091 töre cinayeti işlenmiş.*

%17’si Güneydoğu’da

%19’u Doğu Anadolu’da

Batı bölgelerinde işlenen töre cinayetlerinin de:

%24’ü Güneydoğu kökenli

%21’i Doğu Anadolu kökenli

Almanya’nın Hessen Eyaleti Çalışma ve Güvenlik Bakanlığının yaptığı araştırma sonuçlarına göre; 1999-2004 yılları arasında Almanya’da 45 töre ve namus cinayeti işlenmiş.

Cinayet işleyenlerin ve kurbanların %90’ı Doğu ve Güneydoğu kökenli vatandaşlarımız. Yukardaki verilerden hareketle töre cinayetlerinin, Doğu ve Güney doğu Anadolu bölgemizin bir kültürü olduğu gerçeğine varıyoruz.( *Bu bilgiler, Münih Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden, Sayın Dr. Aydın Fındıkçı’nın bu konuda yaptığı bir çalışmasından alınmıştır)

Zülfü Livaneli’nin “Mutluluk” adlı romanı da bir ölçüde bu konuyla ilgilidir.

Van’ın Erçiş ilçesinin bir köyünde başlayan ve Batı bölgelerimizde devam eden töre ilgili olayı, Sayın Zülfü Livaneli romanında çok güzel dile getirmiş.

Aynı eserin filmini de izleme olanağı buldum.

Töre korkusu nedeniyle intihar eden kadınlarımızın ölüm nedenleri ise, ölümleriyle birlikte bir giz olarak kalıyor.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizin feodal yapısı, aşiretsel bağlar, erkek egemen bir toplum oluşumuz, töre cinayetlerinin oluşumunun kaynağını oluşturuyor. Cinsellik dendiği zaman, kadın cinselliği , bekareti , namusu koruma , sahip olma, sahiplenme, kavramlarının değerlendirilmesinin, yorumlarının, erkekler tarafından yapılmasından dolayı, töre cinayetleri olmaktadır.

Kadının bu konuda söz söyleme, yorum yapma değerlendirme hakkı yoktur. Namus nedeniyle işlenen töre cinayetleri, genellikle 18 yaşından küçük erkeklere işlettirilerek ceza indiriminden yararlanılması düşünülüyor.

Genellikle küçük kardeşe yaptırılıyor, bu çağ dışı ilkellik. Bazı zaman baba, amca dayı da bu işe karışıyor. Ailenin isteği dışında biriyle gönül ilişkisi, gayrimeşru bebek doğumu, evden kaçma, eşini terk edip başka biriyle kaçmak, kötü yola düşmek, başka din, mezhepten biriyle kaçmak veya evlenmek, töre cinayetlerinin oluşum nedenlerini oluşturuyor.

Yapan erkekler, cezalandıran da erkekler.

Erkek egemen yapı, aşiretsel bağlarla daha güçlenerek kadınlarımızı yok sayıyor. Ataerkil toplumlar, kadınların namusunu erkeğin namusu ve şerefi olarak kabul ediyor.

Kadın, erkeğin tapulu malı sayılıyor. .

Erkek her türlü özgürlüğe sahipken, kadınların her hareketi kontrol altına alınıyor, çoğu kez masum hareketleri, kendi istemi dışında gelişen zorla yapılan, yaptırılan durumlarda da yine cezadan kurtulamıyorlar.

Yukarda da bahsettiğim gibi ,Avrupa’da da yaşasalar, başka yerlerde de yaşasalar bu kısır döngü ve ilkellikten kurtulamıyorlar.

Cinayetlerle sonuçlanmayan cezalandırmalar da var.

Ahırlara kapatma, ağzını, burnunu, kulağını kesme, saçını sıfır numaraya vurma.

İntihara zorlama gibi insanlık dışı cezalar da verilmektedir.

Töre cinayetleri işleyenlerle, hapishanelerde yapılan görüşmelerde; yaptıklarında pişmanlık duymamış olmaları ise törelerin köklerinin çok güçlü olduğunu gösteriyor.

Kültürümüzün bir parçası olarak görülen bu ilkellikten kurtulmak için, sivil toplum örgütleri, yasal kuruluşlar, eğitim kuruluşları seferber olmalıdır.

Bu konu da basın yayın kuruluşlarına da büyük görevler düşmektedir.

Kurtulalım bu ilkellikten, cehaletten.

Erdoğan Şahin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Töreler hep kadının cezalandırılması üstüne kurulu, tecavüz eden erkeği öldürmek yerine kadını öldürürler...Namus temizlemek ...KADIN TARLAD ÇALIŞIR TEK BAŞINA, KADIN HAYVAN OTLATIR TEK BAŞINA, KADIN EVLERE İŞE GİDER TEK BAŞINA PARA KAZANMAYA TEK BAŞINA GÖNDERİLEN KADIN ...AMA TECAVÜZ EDİLİNCE ÖLDÜRÜLEN KADIN.. BEN BU KISIR DÖNGÜYÜ ANLAMIYORUM. kadın nedir sermayemi mal mı ? kadının böyle vahşice öldürülmesine hangi din kitabı onay verir????

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 09.05.2007 10:15
Cevap :
Çok haklısınız Serap Hanım, bu kısır bir döngü ve adi bir ikiyüzlülük.Bunun oluşumunda bir çok kültürel ögeler yer alıyor.Maalesef bu ögelerin içinde din de var.Şöylede diyebiliriz, dinin erkekler tarafından yorumlanması da bu oluşuma katkıda bulunuyor. Bu ilkelliği üzerimizden atmak için, sizin gibi çağdaş kadınlarımıza büyük işler düşmektedir. Yorumunuz için teşekkürler eder esenlikler dilerim.  09.05.2007 12:03
 

bir eğitimci gözü ile ve rakamlarla iyi incelemiş,doğru tesbitler yapmışınız.Mesele,benim içinde çok önemli .Biliyorsunuz,sürekli yazılarımla dile getiriyorum.Töre cinayetleri,özellikle kadının para ile alınıp atıldığı, mal muamelesi gördüğü toplumlarda işlenmekte.Defolu mal,yani..Ancak,bizlerin dillendirmesi,paylaşması yetmiyor öğretmenim ne yazık ki..Asıl mesele,sosyologlar vasıtası ile nedenlerinin irdelenerek,sonuçlarına göre eğitimcilerin,psikologların,idarecilerin,sığınma evlerinin...seferber edilmesi..Bütün bunlar ne yazık ki artık sadece anayasamızda bir fantezi olarak yer alan " sosyal devlet" in görevleri..Sevgiler..saygılar..

Neşe İleri 
 03.05.2007 16:14
Cevap :
Neşe Hanım Merhaba, Ne yazık ki kültürümüzün,içine sinmiş bu ilkellikten bir türlü kurtulamıyoruz. Bir avuç aydınımızın direnmesi yetmiyor.Kökünden kurutulması için gerekli çalışmalar yapılmıyor.Bunu ortadan kaldıracak güçlü çağdaş siyasi anlayışa ihtiyaç var.Daha doğrusu Atatürk'ün kızlarına ihtiyaç var. Siz de zaten bu konuları devamlı gündeme getiriyorsunuz. Umudumuzu kırmıyoruz gelecek için. Yarın dünden daha iyi olacak. Saygı ve sevgilerimle esenlikler dilerim.  03.05.2007 18:04
 

Yukarıdaki yazınızı sanki ben yazdım. Sizi tebrik ederim, çok acı bir gerçeği, çok detaylı ve objektif bir şekilde, cesurca dile getirmişsiniz. ''Doğu'lu ve Güneydoğu'lu vatandaşlarımız bu ilkellikleri yapıyorlar'' dediğimizde ırkçılıkla suçlanmaktan çekiniyoruz. Aslında pisi pisine öldürülüp, ardından ağıt yakılan kadınlarımız da Doğu'lu. Onların genç yaşlarında, hayata doymadan gözlerini kapamalarına üzülüyoruz. Bizim insanlarımıza kahroluyoruz. Yıllardır politikacılarımız bu konularda bir adım atmadılar. Çünkü çoğu bu tip töre cinayetlerini tasvip ediyorlar. Kökenleri ve geldikleri yerler, oy kaybetme duygusu tasvip ettiriyor. Başbakanımız da bir gaye uğruna gelmiş o makama. Bizlere hizmet için diye düşünmüştük. Dün ''Bu, demokrasiye sıkılan kurşundur.'' diye Anayasa Mahkemesi kararını eleştirdi. Bugün ''Ben o sözü Baykal için söyledim.'' diyor. Bu politikacılardan ne beklersiniz?

Mustafa Mumcu 
 03.05.2007 15:04
Cevap :
SEVGİLİ MUMCU, GÜZEL, ANLAMLI YORUMUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. SİZİNDE BELİRTTİĞİNİZ GİBİ BU GİBİ TÖRELER BELİRLİ SİYASİ ANLAYIŞ TARAFINDAN DOLAYLI OLARAK DESTEKLENMEKTEDİR. Töre cinayetleri derinliğine incelenmelidir. İntihar eden kadınlarımızın çoğununda töre baskısı ve korkusundan bu yola başvurdukları biliniyor. Umarım yarınlar daha iyi olur. Tekrar teşekkür eder esenlikler dilerim.  03.05.2007 18:22
 

Sevgili Erdoğan, şurada görüntüsünü verdiğiniz olay, günlerdir aklımdan çıkmıyor, tv de izledim. Öyle korkunçtu ki! Yüzlerce erkek! o yerde yatan küçük kızı taşlayıp en sonunda koca bir kayayla kafasını ezdiler. Bir yandan da telefonla filme çekmişler. Bir şeyler yazmaya elim de gidemedi. Ne söylesem istediğim ağırlıkta olamayacağı için... Siz de olayın genel çerçevesini vermiş, kendisini pek anlatmamışsınız, belki siz de benim gibi hissettiniz.Feciiiydi, anlatılamaz bir şeydi. Yine de burada yer verdiğiniz için sağolun. Mehlika Şeyda

Mehlika Şeyda 
 03.05.2007 14:37
Cevap :
Mehlika Hanım Merhaba, Ne yazık ki bu ve buna benzer olaylar ülkemizde de yaşanıyor." Vurun Kahpeye" romanı ve filminde olduğu gibi. Doğaldırki gerçekler görüntüler romanlara filmlere benzemiyor. Ülkemizdeki kadın intiharlarının çok iyi incelenmesi gerekiyor.Ne yazık ki bu konuda yeterli çalışma yok. Sizi çok iyi anlıyorum.Duygu üzüntü yumağında yazı yazmak çok zor, ben tv'de izlemedim, sadece resimlerden hareket ettim.Belki bu yüzden biraz rahat yazabildim. Bu ilkellikten kurtulmamız gerekiyor ama ufukta bu sorunları çözecek anlayış gözükmüyor.Bir kaç aydının didinmesi çırpınması yetmiyor. Duyarlı yorumunuzdan dolayı teşekkür eder esenlikler dilerim.  03.05.2007 17:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1374
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1015
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster