Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '06

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
2770
 

Töreler çıldırmış olmalı

Töreler çıldırmış olmalı
 

Son günlerde televizyonlarda izlediğim ve gazete sütunlarında okuduğum bazı haberler moralimi iyice bozdu… Toplumumuzun giderek ruhsal bir buhranla karşı karşıya kaldığına üzüntüyle şahit oluyorum. Ruhum daralıyor; kalbim sıkışıyor, üzülüyor, çaresiz kalmanın, hiçbir şey yapamamanın ezikliğini yaşıyorum… Acıyla kıvranıyorum.

Düşünün ülkenizde 17 aylık bir bebeğe işkence yapılıyor, tecavüz ediliyor… Siz vicdanınız rahat uyuyabilir misiniz? Ben uyuyamıyorum… Yüreğim titriyor, insanlık yanım isyan ediyor…

Bebeğin morarmış, şişmiş yüzü daha gözlerimin önünde silinmeden bu kez Van’ın Özalp İlçesinde bir köyde yaşananlar burktu yüreğimi… Hamile bir kadına silah zoruyla tecavüz ediliyor… Tecavüz edilen kadın bu kez akrabaları tarafından ahıra bağlanarak işkenceye maruz bırakılıyor, dövülüyor. Sonra, güya kan davası çıkmasın diye muhtar ve ihtiyar heyetinin kararıyla tecavüz eden adamın henüz 16 yaşındaki kızı tecavüze uğrayan kadının kocasına ‘karı’ yapılıyor. Acı olanı da, tüm bunların töre kisvesi altında gerçekleşiyor olması. Adına ‘berdel’ deniliyor. Kadın daha sonra durumu savcılığa bildiriyor, olay kamuoyuna yansıyor, iki kadın da devlet korumasına alınıyor… Van’da daha önce de genç bir kız tecavüze maruz kalıp, ailesi tarafından kurşunlanarak öldürüldüğü için böyle bir yola başvuruyor devlet.

Muhtar ve köyün ileri gelenleri böylelikle bir töreyi uygulamış oluyorlar… Berdel yapmış oluyorlar!

Berdel; başlık parası denkleştiremeyen ailelerin erkek çocuklarına başlık vermeden birbirlerinin kızlarını istemeleridir. Kısacası aileler arasında kız değiş tokuşudur. Doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde halen bazı yerlerde uygulanmaktadır. Bu olayda durum tamamen farklıdır. İnsanlık dışı bir dram yaşanmıştır. Ben insanım diyenin yapamayacağı, yüreğinin incineceği bir durum vardır. Şimdi adam 16 yaşındaki kızını yaptığı çirkin eylemin bedeli olarak diğer adama verince ‘berdel’ mi oluyor yani? Bu töre mi yani? Bunun adına töre mi deniliyor?

Öyleyse töreler çıldırmış olmalı!

Olayın adli boyutu yetkili makamlarca mutlaka değerlendirilip, gereği yapılacaktır. Beni asıl düşündüren olayın oluş biçimi ve sonrasında gerçekleşecek adli soruşturmalar, davalar değil… Kadınların yaşadığı travmadır. Onların içinde bulunduğu psikolojik durum, ruh halleri, yaşadıkları korkunç buhrandır…

Bir yanda çocuğunu doğurmaya hazırlanan genç bir anne adayının kararan yaşamı, tükenen umudu… Diğer yanda, daha çocukluğunu bile yaşamamış olan, belki de gelecekle ilgili pembe düşler kuran, tatlı hayallerle hayatını renklendiren 16 yaşındaki bir kızın cehenneme dönüşen yaşamı… İkisi de beklemedikleri bir anda talihsiz bir günahın baş aktörü, baş mağduru oluyorlar…

Düşünün, babası silah zoruyla hamile bir kadına tecavüz ediyor… Namus kirleniyor, kirlenen namus temizleniyor, ama nasıl? Temizlemek için bu kez genç kızı kirletiyorlar. Onu resmen evli bir adama ‘karı’ yapıyorlar, ne yazık ki tüm bunlar töre adına yapılıyor… Bir anda alt üst olan dünyalar, kararan yaşamlar, yıkılan umutlar, travmalar, sarsıntılar, cehennemler…

Tanrım, öyleyse töreler çıldırmış olmalı!

Toplum olarak bu noktaya nasıl geldik?

Ne oldu bize Tanrım? Ne oldu da bu derece şaşırdık, çıldırdık…? Battıkça batıyoruz karanlık bir bataklığa…

Farkında mıyız bilmem ama ahlaki çöküntü içindeyiz… İnsani değerler açısından her geçen gün biraz daha batıyoruz, bu karanlık bataklığa… Sosyal değerlerimizi, geleneklerimizi, güzel adetlerimizi, dünyayı ak gören kalp gözümüzü ayaklar altına almış çiğniyoruz… Yazık! Henüz 17 aylık bir bebeğe işkence edip, tecavüz eden sözüm ona insanlarla aynı havayı soluyoruz… Gün geçmiyor ki, namus uğruna birileri öldürülmesin bu memlekette. Gün geçmiyor ki, kadınlara hayvanca muamele yapılmasın!

Tüm bunları “her şeyimiz olan, onun için yaşadığımız” namus uğruna yapıyoruz… Peki namusu kim koruyacak? Onun bekçiliğini kim yapacak? Erkekler mi?

Büyükler ne demiş, “ırz ehlinin zabiti olmaz!” Yani, namusun bekçisi olmaz.

Kadın kendi namusunun asil bekçisidir. Kadın dürüst değilse, erkek ne yapabilir? Namus bekçisi olabilir mi? Sonra da yaşanan çirkinlikler töre adı altında meşrulaştırılmaya çalışılıyor…

Toplum mu çıldırdı, töreler mi?

Bir televizyon programına çıktı diye öldürülür kadın…

Kocasından yediği dayaklardan bıkıp, baba evine sığındı diye öldürülür kadın…

Tecavüze uğradı diye öldürülür kadın…

Tüm değerlerimizi bir yana bırakıp, kadın avcısı mı olduk? Namus, ırz düşmanı mı olduk?

Bir köy ortamında evli, hamile bir kadına tecavüze kadar varıyorsa olay… 17 aylık bir bebeğe işkenceye ve tecavüze kadar gidiyorsa olay… Bize bir şeyler oluyor demektir?

Gerçek olan bir şey var: toplum olarak bunalım içindeyiz. Çıldırmış durumdayız.

Gidişatımız hiç de iyi değil, yaşananlar bunu gösteriyor…

Görünen köy kılavuz istemiyor… Bazı tahliller için ille de bilim adamı, ya da kahin olmak gerekmiyor.

Töreler çıldırmadı, biz çıldırdık….

Bir an önce kendimize çeki düzen vermeliyiz…

Toplumsal, sosyal değerlerimize sahip çıkmalıyız…

Yarın çok geç olabilir….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 100
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1470
Kayıt tarihi
: 01.11.06
 
 

1970 yılında Siverek'te doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Tarsus'ta tamamladım. İstanbul Üniversites..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster