Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '18

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
46
 

Trabzon Akşam Serinliğinde

Trabzon Akşam Serinliğinde
 

Gazipaşa caddesinden üst geçide iniyoruz çoluk çocuk. Üst geçidin altında deniz kıyısına doğru uzanan Cankut’un bahçesindeyiz.
 
Hava kararmış. Çay bahçesinin ortasında yer alan havuzun çevresine serpiştirilmiş masalara yöneliyoruz. Havuzun kıyısındaki masada oturan Öğretmen Serdar değil mi diye kendime soruyorum. Evet yanılmamışım ta kendisi. Yıllar önce Trabzon’da Türkçe öğretmenliğini diline düşkün bir öğretmen olarak yapmış, nice öğretmenlere yol göstermiş bir değer. Seviniyorum Öğretmen Serdar’ı görünce. Eşi, kızı, damadı, torunları ve tanıdık dost Şengül Koç Hüseyin Serdar’ın masasında.
 
Trabzon’un yerlileri artık dinlencelerini geçirmek için Trabzon’a geliyorlar diye takılıyorum Öğretmen Serdar’a. İstanbul’un çevre, ses kirliliğinden söz ediyor. İnsanın her geçen gün İstanbul’da nasıl yıprandığını, gerilimle geçen günleri sıralıyor. Oysa bizlerin İstanbul düşüyle yanıp kavrulduğunu bilmiyor Öğretmen Hüseyin Serdar.
 
Öğretmen Serdar elimdeki Hürses gazetesine uzanıyor.
“ Ne o boş durmuyorsun?” diyerek “Sözvarlığımız” başlıklı yazımı okuyor. Türkmenlerin kullandıkları, “yolbaş(kılavuz), oturgıç(sandalye)” sözcüklerini inceliyor, seviyor.
 
Yıllar sonra dostlarla bir akşam serinliğinde Trabzon’da buluşmak ne güzel diyesi geliyor insanın. Cankut’un doğusunda kalan Ganita yeni düzenlemeyle ne hoş olmuş öyle! Gençler, sevgililer soluk alıyorlar Ganita’nın serinliğinde. Ganita’nın önünde yer alan küçük liman kıyısında duran balıkçının basık, alçak barakası dıştan göründüğü gibi değil. Balıkçı barakasında pişirip sunulan balıklar Trabzon’un dünü.
 
Cankut’un çay bahçesinin batısında yer alan Dalyan dolgularla genişlemiş. Deniz, Dalyan’ın kıyısını döverken, orgun tuşlarını dile getiren amatör ses, dinleyenlere akşamın serinliğinde duydukları yaşama sevincini çoğaltıyordu.
 
Trabzon denize kavuştu yeniden. Artık oturup dinleneceğimiz bahçelerimiz denizle kucaklaştı. Yıllardır deniz kıyısına duyduğumuz özlem bitti. Trabzon Belediyesi’nin kıyı için düşündüğü düzenleme gerçekleştiğinde, Ganita-Uzunkum arası spor alanları, eğlence merkezleri, açık hava tiyatrosu, yürüyüş yolları, çay bahçeleri ve lokantalar ile donatılmış olacak.
 
Bugün Cankut’un yeriyle, Ganita’yla, Dalyan’la denize duyduğumuz özlemi giderirken birkaç yıl içinde gerçekleşecek kıyı düzenlemesiyle tüm Trabzon’un denize duyduğu özlem bitecektir. Trabzon Belediyesi yetkilileri, özellikle doğayı, insanları seven Belediye Başkanı Sayın Atay Aktuğ’un duyarlılığı kıyı düzenlemesinin bitmesinde güvence kaynağımız. Böyle bir düzenleme, Trabzon’un denize duyduğu özlemi gidereceği gibi eski Trabzon’u günümüze taşıyacaktır.
 
Cankut’un çay bahçesinin ışıkları yandı. Öğretmen Serdar’ın dilden başlayıp kıyı düzenlemesine uzanan söyleşimizden mutluluk duyduğunu mavi gözlerinden okuyorum. 
 
“ Trabzon’a duyulan sevgi, ayrı düşünce özlemle birlikte çoğalıyor öyle mi? ” diye soruyorum Öğretmen Serdar’a. “ Kıyı düzenlemeleri, kentin temizliği, çevre ve ses kirliliğinin azlığı 
- yokluğu demek isterdim - kentimize duyduğumuz sevgiyi, saygıyı artırıyor.”diye yanıtlıyor.
 
Öğretmen Serdar’la Trabzon’da kültür, sanat konularına girmek üzereydik eşi bizi uyarıyor. “ Bu konuyu da bir daha buluştuğunuzda konuşursunuz.” Ben de, “ İkinci buluşmamız sakın yıllar sonra olmasın! ” diye takılıyorum.
 
Trabzon akşam serinliğinde dostlarla bir başka güzel!
 
*******
14 MAYIS 2013’E DÜŞEN NOT
 
Dünde kalan güzellikler, yaşanmışlıklar hem uzak hem de yakın. Bu gönül işi olunca uzaklık yakınlık göreceli bir kavram oluyor.
 
Öğretmen Serdar, ne çok konuşurduk seninle Türkçe! Şimdi kim olduğumu tanımıyor can! Doğanın böyle olup bittileri var.
 
Ganita, şiirlerin okunduğu, güneşin batışının izlendiği, Karadenizin kıyısını yaladığı sesiyle duruyor mu yerinde! 
 
Trabzon, yine akşamları dostlarla ağırlıyor mu!..
 
( Hürses, Trabzon / Vakfıkebir, 28.08.1992, Sanat- 
Yorum, Sayfa,2)
 
********
 
20 KASIM 2018
 
Şimdi Serdar Öğretmeni sonsuzluğa uğurlarken içimiz buruk, gözlerimiz yaşlı.Dostları Trabzon İskenderpaşa camisinde boynu bükük toplanmışlar.İşte Nabi Belekoğlu, Muhteşem Barçak, Ahmet İnce, Yılmaz Altay, Emin Bülbül,Nuri Aydın Serdar'ı yalnız bırakmıyorlar yol ayırımında!...
 
Unutulmayacaksın sevgili öğretmenim, senin Trabzon'a bıraktığın sesin, soluğun duruyor Uzunsokak'da, Kunduracılar'da, Maraş Caddesi'nde....
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 937
Toplam yorum
: 307
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 627
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster