Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '13

 
Kategori
Trafik
Okunma Sayısı
1062
 

Trafik sorunu-2

Trafik sorunu-2
 

Trafik güvenliğini sağlamak elimizde


Daha önce TRafik Sorunu adlı bloğumda; trafikte artık daha çok işaretlerin, işaretçilerin, uyarı levhalarının, radarların ve kameraların yer aldığı, daha iyi yollara kavuşmamıza rağmen neden hala trafik kazaları hızla artmaktadır sorusuna cevap aramaya çalışmıştım.

Trafik kazalarının %99’unun insan faktöründen kaynaklandığını Emniyet Genel Müdürlüğünün araştırması sonucunda öğrenmiştik. Ülkemizde sürücü eğitiminden sorumlu olan Motorlu Taşıtlar Sürücü Kurslarında trafikle ilgili bilinmesi gerekenden daha fazlasının öğretilmeye çalışıldığını (en azından ezberletildiğini) da biliyoruz. Çünkü teorik bilgilerin ölçüldüğü test sınavlarından geçemeyenler trafik uygulama sınavına alınmamaktadır. 

Şimdi sorumu tekrarlıyorum. Trafik ile ilgili tüm bilgiler sürücü adaylarına öğretiliyor ise (teorik sınavlardan birçok aday tam puan almasına rağmen), neden hala trafik kazalarının önüne geçemiyoruz?

Bu konuda Ülkemizde ve AB ülkelerinde yapmış olduğumuz araştırmalardan ve elde ettiğimiz bulgulardan kısa kısa bahsetmeye ve sonuca varmaya çalışacağım.

Sürücü Kursu Sayısı İhtiyacın Çok Üzerindedir.

Ülkemizde 3500’ün üzerinde Özel Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu (MTSK) bulunmaktadır. Bu sayı ihtiyacın çok üzerindedir. Bu durumda; Kursların sürücü adayı kapma yarışı, önce kurs ücretlerinin giderek düşürülmesine sonrasında da eğitim kalitesinin düşürülmesine neden olmaktadır.

Ülkemizde sürücü kursu açmak, AB ülkelerine göre çok daha kolaydır. Çünkü Kurs açanlarda, eğitimcilerde ve fiziki ortamlarda aranan şartlar AB ülkelerine göre çok hafiftir. Bu nedenle sürücü kursları az biraz parası olan herkesin yapabileceği bir işkolu olarak görülmektedir.

Halk arasında iyi eğitim veren sürücü kursları ile merdiven altı sürücü kursları arasındaki fark yeterince kavranamamıştır. Sürücü adayları, kurs seçerken genellikle kendilerini çok zorlamayan, devamsızlıkları idare eden ve en ucuz olanları tercih etmektedirler.

Eğitim kadrosu yetersizdir.

Ülkemizde MTSK’larda görev yapan eğitimciler konusunda belirgin bir kıstas ve iş tanımı bulunmamaktadır. İlköğretim ve üzeri diplomaya sahip, ehliyeti olan ve MEB tarafından verilen kısa süreli kursa katılan herkes MTSK’larda eğitimci olarak çalışabilmekte, herhangi bir ilave eğitime ihtiyaç duyulmamaktadır.

AB Ülkelerinde ise; Sürücü Okulu öğretmeni olacak kişilerin; en az 3 yıllık ehliyete sahip olmaları (A+B+C sınıfı), “B Sınıfı” öğretmenliği için en az 6 ay tam gün süreli eğitim almaları, “A Sınıfı” öğretmenliği için ilave 1 ay tam gün süreli eğitim almaları, “C Sınıfı” öğretmenliği için ise ilave 2 ay (toplam 9 ay) tam gün süreli eğitimden geçmeleri ve yapılacak sınavlarda başarı göstermeleri gerekmektedir.

Sürücü adayları MTSK eğitimi öncesinde yeterince hazırlanamıyorlar.

Ülkemizde Sürücü kursu öncesi Trafik eğitimi sadece ilkokul 4. Sınıflarda 1 saat ve teorik olarak verilmektedir. Ortaokul ve liselerde ise bu ders seçmeli olarak yer almaktadır.

Birçok AB ülkesinde ise küçük yaşta trafik bilincinin oluşturulmasına yönelik trafik eğitim faaliyetleri yürütülmektedir. Erken yaşta verilen bu eğitimler, çocukların trafikte doğru tutum ve davranışlara sahip olmalarını sağlamaktadır.

Örneğin Hollanda’da, Hollanda Trafik Birliği, okullar ve aileler bir organizasyon içerisinde ve “Trafik Aileleri” projesi çerçevesinde 1995 yılından bugüne kadar çocuklarda ilköğretim seviyesinde trafik bilinci oluşmasına yönelik çalışmaları başarıyla yürütmektedir. Avusturya’da 1960’tan beri tüm okullarda trafik eğitim dersleri yasalar gereği zorunlu olarak verilmektedir. Almanya’da ise 1969 yılından bu yana okullarda trafik eğitimi verilmektedir. 1980 yılından bugüne kadar da ilköğretim okullarında zorunlu trafik dersinin okutulmasının yanında, 3 ve 4. sınıfta test yapılarak bisiklet sürücü sertifikası da verilmektedir. Ayrıca; 17 yaşına giren gençler, sürücü eğitimi alabilmekte, başarılı olduklarında ebeveynlerinin veya öğretmenlerinin nezaretinde araç kullanabilmektedirler.

Kurs Programlarımız daha çok teorik bilgiler içermektedir.

Haziran 2013’de yeniden düzenlenen Sürücü Kursları Öğretim Programına göre; Trafik ve Çevre dersi 16 ders saati, İlkyardım dersi 8 saati, Araç Tekniği dersi 6 ders saati olmak üzere toplam 30 ders saati teorik, 12 saat de uygulamalı Direksiyon dersinden oluşmaktadır. Uygulamalı eğitim, teorik eğitimin %40’ı kadardır.

Çoğu MTSK’nın, rekabet edebilmek amacıyla 12 saat olan direksiyon eğitim saatlerini düşürdüğü hatta bunu pazarlık konusu yaptığı görülmektedir.

Oysa AB ülkelerinde uygulamalı eğitimlere teorik eğitimlerden daha fazla önem verilmekte ve bu eğitimlere daha uzun zaman ayrılmaktadır. Örneğin; İngiltere’de uygulamalı eğitim 35 saat olarak verilmekte ve bu süre toplam eğitim süresinin % 77’sini oluşturmaktadır. Almanya’da ise Direksiyon eğitimi için bir saat sınırlaması olmayıp, aday; programda amaçlanan bilgi ve becerileri kazanıncaya kadar eğitim devam etmektedir.

Öğretim Materyallerimiz gereksiz bilgilerle doludur

Ülkemizde MTSK’larda sürücü adaylarına 1987 yılında hazırlanmış program ve öğretim materyalleriyle Trafik eğitimi verilmeye çalışılmaktaydı. Ancak program 2013 yılında yeniden düzenlenmiş ve uygulamaya konulmuştur. Öğretim materyalleri ise 3 teorik ders için 3 adet öğretim materyali halinde bulunmakta ve genellikle 3’ü bir arada bir kitapçık şeklinde sürücü adaylarına sunulmaktadır.

AB Ülkelerinde ise; Öğretim materyalleri; sürücü adaylarına örnek olay, durum ve problemleri yaşatabilecek benzetişim (simülasyon) araçlarıyla (video ve animasyon) desteklenerek hazırlanmaktadır. Teorik derslerde, sürücü adaylarına gerçek trafik ortamı hissini yaşatacak animasyon ve videolara, ders esnasında öğretmen tarafından erişim, uyumlu elektronik cihazların kullanımıyla otomatik olarak sağlanmaktadır.

Ölçme-Değerlendirme araçları amaçlanan öğrenme seviyesine uygun olarak yeniden düzenlenmelidir

Ülkemizde sürücü adayları, merkezi sistemle teorik bilgilerini ölçen sınava alınmakta ve adaylara 3 ayrı test halinde çoktan seçmeli sorular yöneltilmektedir. Adaylara sorular kitapçıkla verilmekte cevaplarını kâğıt üzerine işaretlemeleri istenmektedir. Cevap kâğıtları optik okuyuculardan geçirilerek değerlendirilmekte ve sonuçlar adaylara bildirilmektedir.

Ülkemizde yapılan uygulamalı sınavlarda ise;

Sınav süresi ortalama 3-10 dakika arasında gerçekleşmektedir ve bu süre içinde sağlıklı bir değerlendirmenin yapılabilmesi mümkün değildir. Uygulama sınavını yapan birçok eğitimci, bu konuda her hangi bir eğitim almamıştır.  

Sınav süreci, aracı yerinden hareket ettirebilme, kısa süreli sürme (100-300 m.) ve durma gibi basit uygulama evrelerinden oluşmaktadır. Ülkemizde; uygulama sınavı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen güzergâhlarda yapılmaktadır.

 

Birçok AB ülkesinde ise; teorik sınavlar yerel yetkililerce, yerel düzeyde yapılmakta ve sınavlar bilgisayar ortamında tek bir testle gerçekleştirilmektedir. Bilgisayar ortamındaki sınavlarda simülasyonlu (videolu ve animasyonlu) sorular adaylara yöneltilebilmekte, gerçek ortama benzer örnekler sunulabilmektedir.

AB Ülkelerinde yapılan uygulamalı sınavlarda ise;

Sürücü adayının sürüş tekniğinin değerlendirilmesine yönelik yapılan uygulamalı sınav 45 ila 60 dakika arasında sürmektedir. Sınav yapmaya yetkili kurum tarafından, sınav için gönderilen temsilci; sürücü adayının değişik koşullardaki (gece sürüşü, otoyol tecrübesi, kavşaklarda yol verme vb.) sürüş tekniğini izlemekte, gerekli gördüğü durumlarda sınav süresini uzatabilmektedir.

Sonuç olarak; trafik durağan bir nesne değildir. Her an birçok olayın meydana gelebileceği ve bu olaylara sebep olan etmenlerin çoğunun bizim dışımızdan kaynaklandığı bir süreçtir. Bu nedenle sürücü adaylarının ani problem çözme becerilerinin geliştirilmesi, öğrendiklerini davranış değişikliği şeklide ifade edebilmeleri gerekmektedir.  Test sınavında “Yaya geçidinden geçmekte olan bir yaya varsa ne yaparsınız sorusuna, hiçbir sürücü adayı kornaya dibine kadar basarım, kaçarsa kaçar, kaçmazsa üzerine sürerim şeklinde yanıt vermemektedir. Ancak bu onların gerçek yaşamda böyle doğru tutum takınacaklarını da göstermemektedir. Bu nedenle değerlendirme, eğitim ve öğretimde hangi seviyeye ulaşmak istiyorsak ona göre yapılmalı ve ödün verilmemelidir. Ayrıca sürücülerin iletişim becerilerinin geliştirilmesi ve trafikte öfke kontrolü gibi konular da uzmanlar tarafından hazırlanarak eğitim sistemi içinde önemle yer almalıdır. Saygılarımla. İsmet KEBAPÇI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2677
Kayıt tarihi
: 29.04.12
 
 

Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi'nden 1984 yılında mezun oldum.  Ardından Ankara Üniver..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster