Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '11

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
641
 

Trafik terörünün suçluları kimler?

Trafik terörünün suçluları kimler?
 

Toplum insanlardan oluşur. İnsanlar içlerinde, barışın ve disiplinin sağlanması için “kişisel anayasa” taşımıyorlarsa ;toplum düzenini sağlayan kanunlar ve kurallar işlevsiz kalır. 

Toplumu oluşturan bireyler, gereksiz ve zararlı dürtülerle baş edebilme irade ve becerisini kazanmamışlarsa (Öz disiplin); önce kendileri daha sonra toplumla çatışma yaşayan mutsuz , huzursuz , kalitesiz yaşayan insanlar haline gelirler. 

Konumuz Trafik. Yukarıda ki açıklamalara ne gerek var diyebilirsiniz. İlerleyen bölümlerde, temel sebebin “Öz disiplin” eksikliğinden kaynaklandığını göreceksiniz. “Trafik canavarı” diye adlandırılan bir yaratık Mitolojide bile yokken ülkemizde her kaza sonrası baş köşeye oturtuluvermiştir. Burada ki –canavar- bireyin baş edemediği zararlı dürtüsüdür. 

Eğitim düzeyi yüksek , refah içinde yaşayan toplumlarda kurallara uymak ne denli olması gereken bir vasıfsa, cahil toplumlarda da bir o kadar gereksizdir. Hatta üzülerek ifade etmeliyim ki gençliğin gözünde “Kurallar çiğnenmek içindir.” 

Kanunlar ne denli ağır, cezalar ne denli caydırıcı olursa olsun ; uygulayan ve uyması gereken buna inanmıyorsa sonuç felâketlerle neticelenir. 

Son on yıllık verilere baktığımızda, sorumlu kurum ve kuruluşların “kusurlu ve denetimsiz” olduğunu görüyoruz. 

Kanunda çok açık bir biçimde sürücü kurslarının, ruhsat alım işlemlerinden verecekleri eğitime; ders saatlerine, derslerin niteliğine, kayıt işlemleri, eğitim esnasında kullanılacak araç ve eğitimcilerin kalitesine kadar tanımlanmıştır. 

Ancak sonrasında “Kişisel Anayasa” ihlalleri devreye girdiğinden, kontrolsüzlük ve sosyo-ekonomisi bozuk kişiler tarafından, uyulması gereken yasaların dışında uygulamalar mevcuttur. Kıyım gibi ölümlerin nedeni bu noktadan başlamaktadır. 

Herkesin bildiği gibi kurslara devam mecburiyeti vardır ama devam etmeden de alabilirsiniz. Sadece sınav günü mevcut olmanız yeterli. Dosyanızı hazırlar kursa teslim eder sınav gününü beklersiniz. Daha da ileri gideceğim(!) yazılı sınav salonunda bedel karşılığı veya ahbap çavuş ilişkisine dayalı olarak sorular sizin adınıza yanıtlanıp içeri teslim edilebilir. Sonucunda trafik işaretleri bilinmediği yada kaza anında ve hayatı boyunca gerekli olacak İlk Yardım konusunda yeterli bilgiye sahip olunmadığı için ölümler ve sakatlanmalar kaçınılmaz olur. 

Bilindiği üzere direksiyon sınavlarında çift pedallı eğitim araçları kullanılır. Ön sağ koltukta sürücü kursu yetkilisi , arka koltukta yetkili memurlar oturur. Süresi azami 5 dakikayı geçmez. Arabayı kullandığınızı zannedersiniz! Yan koltuktan müdahale vardır oysa ki… Devam etmeyip sınav günü piste gelenlere öğütler verilir. 

“Koltuğunu, aynaları ayarla. Emniyet kemerini tak. Kalkarken ve dururken sinyal vermeyi unutma. Arabayı boşa alıp çalıştır, sonra el frenini indir.” Bu kadar! Sonra aldın mı ehliyetini at kendini yollara! 

Şimdi soruyorum, aşağıda ki tabloda yer alan ölüm ve yaralanmaların sebebi kim?Sürücü Belgesi almak ile başlayan süreçte kusurun çıkış noktası neresi? 

Gelelim çok önemli ve başka bir konuya. Araç iki elle değil ‘akıl, mantık ve kişisel denge’ ile kullanılır. 15-50 TL arasında para ile alınan sağlık raporları facialara sebep teşkil etmektedir. İnsan hayatının söz konusu olduğu durumlarda ‘bürokrasiyi kaldırmak’ adına detaylara önem vermemek vebaldir! Detaylı bir psikolojik tarama yapılmadan verilecek sağlık raporu anlam ifade etmemektedir. Küçücük bir dip not: Silah ruhsatı içinde aynı taramanın şart koşulması gerekir… Ruh hastalarının çoğu fiziksel sağlığı yerinde insanlardır! Aşağıda ki tabloda da görüleceği gibi, direksiyonu tutan eller ehil ve dengeli olmadığında toplu katliam gibi ölümler kaçınılmaz olur. 

AB ülkeleri Trafik Yasalarını iyileştirme hususunda birbirleri ile yarış halindeler. Her ülke kendi toplum yapısına uygun modeli esas alıyor. 

Almanya’da sınavları başararak sürücü belgesini alanlara, 2 yıl süre ile stajer sürücü uygulaması yapılmaktadır.Bu sürücülere adaylık süresince bazı kısıtlamalar getirilmiştir.Normal sürücülere 0.5 promile kadar alkol toleransı tanınmakta iken aday sürücülere bu tolerans tanınmamaktadır.0.5 promile kadar alkollü araç kullandığı tespit edilen aday sürücülere para cezası uygulanmakta, ayrıca sürücü kurslarında ücreti karşılığında “sürücü davranışlarını geliştirme eğitimlerine” tabi tutulmakta ve adaylık süresi 2 yıl daha uzatılmaktadır.Ayrıca, uyuşturucu madde etkisinde veya 0.5 promilin üzerinde alkollü iken araç kullandığı tespit edilen aday sürücülerin sürücü belgeleri iptal edilmektedir. 

Fransa’da adaylık süresi (01.01.2009 tarihinden itibaren) 3 yıl olup puan sistemine göre değerlendirilmektedir. Başlangıçta aday sürücüye 6 puan verilmekte, herhangi bir puan düşümü olmadığı takdir de , her yıl ikişer puan ilave edilerek 3 yılın sonunda 12 puana ulaşmakta ve adaylığı kalkmaktadır.Yani hedef 12 puanı yakalamaktır.Adaylık süresi içinde ceza puanı alınması durumunda; yılda 2 şer puan düşülerek, toplam puan 12’yi bulana kadar , aday sürücülük devam etmektedir.Bu durumda adaylık süresi 3 yılın üzerine çıkabilmektedir. Ayrıca bir avantaj olarak, adaylık süresince, yanında en az 2 yıllık sürücü belgesi bulunan birisi eşliğinde 3000 km.yol yaptığının belgelenmesi ve ceza puanı almaması halinde her yıl için 3 puan kazanılarak adaylık süresi 2 yıla düşürülebilmektedir. 

İtalya’da Stajer Sürücü uygulaması yoktur.” 

Bizde de yeni eylem plânları gündemde. Yapılan açıklama şöyle; 

“Sürücü Belgesi konusunda AB standartları geliyor. Öngörülen trafik reformlarıyla, 18 yaşında ehliyet alıp yıllarca aynı ehliyetle otomobil kullanma dönemi kapanacak. AB stratejisi 2010 – 2011 Eylem Planı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre ilk etapta sürücü ehliyetleri AB standardına kavuşacak. Daha sonra kamu ulaştırma araçlarına hız sınırlayıcı teknik cihazlar takılacak; sürücü belgeleri sadece 5 yıl için geçerli olacak. Belgeyi kullanmaya devam etmek için yeniden ehliyet sınavına girilecek. İlk kez ehliyet alanlara, 2 yılı kapsayan staj dönemi verilecek. Bu kişiler ‘2 yıllık stajyer sürücü belgesi’ ile araçlarını kullanabilecek. Bu sürede 2 kez kırmızı ışıkta geçen, 2 kez hız limitini aşan, uyuşturucu ve alkol etkisiyle araç kullananların ehliyetleri tamamen iptal edilecek.” 

İyi de kim uygulayacak? Sürücü kursları ile başlayan serüvende hangi bakanlık yetkili. 

, “Milli Eğitim Bakanlığının 5580 sayılı kanuna göre, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’ne eklediği geçici 6. maddeyle özel okullar, dershaneler, sürücü kursları gibi özel öğretim kurumlarına verilen ruhsatlar 31 Aralık 2009 tarihi itibariyle iptal edildi. Ruhsat verme yetkisi Milli Eğitim Bakanlığından İç İşleri Bakanlığına geçti. Bununla birlikte İçişleri Bakanlığının 2 Şubat tarihinde yayımlanan 2010/7 no’lu genelgesi ile sürücü kursları, Özel Okul ve Dershaneler, Özel Öğrenci Yurtları, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu çerçevesinde işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmeliğe tabi tutularak yeniden ruhsat almaları gerekiyor.” 

Ruhsat harç bedelinin 2464 sayılı belediye gelirleri kanununun 84. Maddesindeki tarifeye göre metrekare başına 0, 10TL ile 1 TL arası olması gereklidir. Ancak belediyeler bu Yönetmeliği fırsat bilerek kurumlardan 10 bin ile 100 bin arasında para istedikleri ortaya çıkmıştır. Devletten para vererek aldıkları ruhsatlar, yine devlet eli ile iptal edilerek, belediyeler tarafından yeniden parayla verilme girişimi başlatılmıştır. Mağdur kurumlar Danıştay’a dava açmıştır.  

Konumuz olan Sürücü kurslarının açılış izninde İç İşleri Bakanlığına bağlı yerel yönetimler, eğitim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumlu. Yani tablonun sorumluları bellidir.  

Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2009 yılı sonu itibariyle Türkiye genelinde sürücü belgesi bulunan kişi sayısı 20 milyon 460 bin 739'a, motorlu araç sayısı ise 14 milyon 316 bin 700'e ulaşmıştır. 

Aşağıda sunulan bilgiler Resmi kaynaklardan alınmıştır. 

GENEL KAZA İSTATİSTİKLERİ 

YILI 

KAZA
SAYISI 

ÖLÜ
SAYISI 

YARALI SAYISI 

2000 

500.664 

5.566 

136.406 

2001 

442.960 

4.386 

116.202 

2002 

439.958 

4.169 

116.045 

2003 

455.637 

3.959 

117.551 

2004 

537.352 

4.427 

136.437 

2005 

620.789 

4.505 

154.086 

2006 

728.755 

4.633 

169.080 

2007 

825.561 

5.007 

189.057 

2008 

950.120 

4.236 

184.468 

2009 

1.034.435 

4.300 

200.405 

2010 

İLK 

9 ay 

 

3.083 

158.212 

 

Toplam: 

 

6.536.231 

48.271 

1.677.949 

Aşağıda ki tabloyu “Öz Disiplin” ile ilintilendirdiğim için verdim. Bireyle başlayan –toplumsal disiplin- kazanım ve becerisinden yoksun insanlara ne ceza uygularsanız uygulayın, hangi yasağı korsanız koyun nafile! 

DAİMİ VEYA GEÇİCİ SÜRELERLE GERİ ALINAN SÜRÜCÜ BELGESİ  

SAYISININ YILLARA GÖRE DAĞILIMI  

YILLAR 

ALKOL 

AŞIRI HIZ 

CEZA PUANI 

DİĞER * 

TOPLAM 

2000 

108.071 

12.435 

6.484 

9.722 

136.712 

2001 

80.347 

15.185 

5.192 

5.104 

105.828 

2002 

75.265 

8.100 

1.761 

3.493 

88.619 

2003 

76.262 

4.391 

2.931 

2.500 

86.084 

2004 

88.096 

3.491 

2.017 

2.328 

95.932 

2005 

72.759 

2.193 

1.474 

1.744 

78.170 

2006 

81.701 

1.209 

1.879 

1.389 

86.178 

2007 

106.168 

985 

2.165 

1.242 

110.560 

2008 

133.757 

1.827 

2.695 

1.153 

139.432 

2009 

121.787 

1.090 

14.330 

1.412 

138.619 

TOPLAM 

1.029.122 

52.243 

42.873 

46.480 

1.170.718 

 

 

 

 

 

 

Bu ölümler sonrası yaşanan dramlara girmek istemiyorum. Bazı Emniyet görevlilerinin suistimallerini de yazmayacağım! Sevim Tanürek belleklerimizden halâ silinmedi… 

Trafik terörüne birilerinin ‘dur’ deme zamanı geldi de geçti bile. Hele ki şimdi. Kapıda seçimler var. Erdoğan, Kılıçtaroğlu , Bahçeli showları ve koltuk kapma savaşları varken kimin umurunda olur ölen insanlar! 

Afetsiz günler dilerim. 

27.Ocak.2011 

Nurcan Çelik Yalun 

Kaynaklar: İstatistikler www.trafik.gov.tr 

T.C MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği 

Habertürk 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İki kez trafik kazası geçirmiş ve ölümden dönmüş biri olarak bu yazı için kutluyorum sizi sevgili Zeynep. Kazaların ilki kırmızı ışıkta dururken, diğeri hatalı sollama sonucu oluştu. Trafik kurallarına harfi harfine uyan eşim artık araba kullanmıyor. Zaten ben de kesinlikle istemiyorum. Böyle uyarıcı bir yazı için teşekkürler. Sevgiyle.

Melek Koç 
 11.02.2011 11:37
Cevap :
Çok teşekkür ederim, çok üzüldüm. En az sürücüler kadar kanun koyucular, kolluk kuvvetleri, ilgili bakanlıkta kusurlu. Sağlıklı günler diliyorum. Saygı ve sevgimle.  11.02.2011 16:03
 

Elinize sağlık.Gerçekten aydınlatıcı bir yazı.Aynı konuda benim yazdığım "AZRAİL ŞAKA YAPMAZ" başlıklı yazı 1500 leri aşan okunma sayısına ulaştı.Elbette siz daha detaylı ve üstelik bilgi ve belgelere dayanarak yazmışsınız.Diliyorum çok kişi bu yazıyı okuyup yararlanır.Çünkü bu tür yazılar yönetimi uyarma ve toplumu aydınlatma anlamında çok önemli.

Kerim Korkut 
 29.01.2011 8:56
Cevap :
Sayfama hoşgeldiniz Kerim Bey. 5 kişi okuyup 5 kişiye anlatsa 10 kişi olur. Biz sağır,dilsiz bir toplum olduk. Unutuyoruz. Kanıksıyoruz... Canlı olan hiçbir varlığa saygımız yok! Sürücü kurslarını uzun zamandır takip ediyorum. Çevremde ehliyet alan onlarca insan oldu son dönemde ve hepsi anlattığım şekilde aldı... Sorarlarsa ispata hazırım. Gerçi bunu onlarda biliyor. O zaman bu ölenlerin vebalini kim ödeyecek? Bunların hepsi mi suçlu? Yeni yazımda da yayaların hatalarını yazacağım. Kazaya sebebiyet veriyorlar. Katkınız için çok teşekkür ediyorum. Mutlu ve aydınlık kalın. Nurcan Çelik Yalun  29.01.2011 22:41
 

Halka birşeyler vermek için değilde soymak için oluşan devlete örnek isterseniz bize bakabilirsiniz. Bizim halkın neden anlayacağı bellidir. Gerçekten can yakan bir ceza verirseniz, örneğin iki kez kırmızıda geçenin ehliyetine iki yıl hapis getirirseniz, Ölümlü kazaları cinayet kabul ederseniz kazalar yarıdan fazla azalır. Ama o istenmez. Daha çok kaza, daha çok iş, daha çok ceza demektir. İnsanlar ölüyormuş kimin umurunda. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 28.01.2011 23:09
Cevap :
Çok doğru tespitler yazdıklarınız. Size de ters gelmiyor mu bizim insanımızın bu denli kural tanımazlık ve istismarcılığı? Neden ortada somut bir gerçek varken, yasalarla sınırları çizilmişken; uymak yerine hapis cezası getirilmeden terbiye olmuyorlar? Aslında insan olan insan bundan utanır! Utanması gerekir. Hayvan terbiye edilir gibi kendisine davranılmasından. Ama nerde? Teşekkür ediyorum katılımınız için. Saygı ve selamlar.  29.01.2011 22:49
 

Çok teşekkür ederim bu karşılaştırmalı yazı ve tablolar için. Kaydettim yararlanacağım gerektiğinde. Üzüldüm; ama bu da bizim gerçeğimiz işte! Emeğinize sağlık. Selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 28.01.2011 21:54
Cevap :
Evet, bu da bizim gerçeğimiz sizinde ifade ettiğiniz gibi. Terörü sadece silâhlı eylem olarak algılayanlar, bu tablolardan çok şey çıkartmalı bence...Katkınız için çok teşekkür ediyorum efendim. Gökkuşağı renkleriyle kalın.  29.01.2011 22:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1315
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster