Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
123
 

Trafik ve haksız kazançtan düşen ateş

Trafik ve haksız kazançtan düşen ateş
 

Resim yandex görsellerinden alınmıştır.


Ellerinde bıçaklarla, tabancalarla terör estiren, korku yaratanların, yarattıkları kaos bir yana,  yasaların caydırıcı ve önleyici gücünün hiçe sayılmasının yarattığı güvensizlik duygusu, insanların huzursuzluk ve mutsuzluk katsayısını yükselen bir grafikle yukarıya çekiyor.
 
09 Temmuz tarihinde Ankara Rüzgarlı Sokak'ta bir magandanın kurşunu ile yaşama gözlerini yuman, zavallı vatandaşımıza rahmetler diliyor, yasa boğulmuş ailesine sabırlar ve başsağlığı  temenni ediyorum. Aslında düzenimizin yok edilmesi bağlamında, sıkılan kurşun, düzene saygınlığı ilke edinmiş bütün Türk insanına yöneltilmiş sayılacağından, bütün Türk milletine başsağlığı dilemek çok daha yerinde olur. (Ahlaksız Ticaret bela ve günah getirir: Indra Gandi)
 
Mahalli İdarelerin, şehir trafiğini, yerleşim düzenini, cadde ve sokaklarda park edebilmeyi daha uygun bir şekilde düzene sokması, kurallara uymayanları, zabıta, jandarma ve polis kuvvetlerince ikaz ettirmesi ve müeyyide uygulatması, çok doğal olmakla birlikte, bu realitenin, istendiği şekilde yürümediğini fark eder, beklenen kuralları oluşturmanın ve doğru oluşumları hayata geçirebilmenin yollarını düşünürsünüz.
 
Şehir trafiğindeki manzaralardan gözüme çarpan birkaçını  aşağıda sıraladığımda, bu düzenden sorumlu yetkililerin, hangi yanıtla beni ikna edebileceğini düşünüyorum.
 
1) Şehirlerin en mutena semtlerinde, gecenin sakin bir yerinde, eksoz  susturucu borusunu çıkarmış, yüreklere korku salan, motor ve otomobilleri engellemek çok mu güçtür? Bu yönde korku saçanlara çok ağır cezalar uygulanamaz mı?
 
2) Zaten kilitlenme konumuna gelmiş büyük şehirlerdeki trafik akışı içerisinde, 1,5/2 m. eninde tornet çuvallarla plastik ve şişe toplayan yayaların, trafiğin akışında oluşturduğu sıkıntıyı, diğer yaya ve sürücülerin, hatta motorize emniyet kuvvetlerinin dahi yaşadığı, inkar edilebilir mi? 
 
Keza kavşaklardaki ışıklarda, sayıları her gün çığ gibi  artan Suriye'li göçmen dilencilerin, trafik akışında yarattığı tıkanıklık, hangi birimizi rahatsız etmez !
 
3) Sokak aralarında ve ana caddelerde, kaldırımlara park  eden araçlara gösterilen tolerans, yayaların yaşadığı sıkıntılar düzleminde, ne denli hoşgörü ve destek bulabilir?
 
4) Geçiş üstünlüğünü haiz araçların feryatla yol isteyişine duyarsız kalan ve yol verme adabını bilmeyen sürücülere, her gün, çok beğenilen TV programlarının en heyecanlı yerinde, program kesilerek, bu konu ile ilgili bilgi ve eğitimin aktarılması, TV yönetimlerinin ve ilgili birimlerin kayıtsız şartsız sorumlulukları arasında yer almalıdır.
 
5) Şehir ve kasabalarda, evinin bahçesinde özel park yeri bulunmayan, sokak ve caddelere otomobillerini park eden oto sahiplerinin, mahalli idarelerden, yıllık fiks bir ücret karşılığında alacakları kartlarla (Almanya'da yıllık kart tutarı 75 ile 125,- Euro dur), evlerinin bulunduğu bölgeye, ayrıca bir ücret ödemeksizin park etmelerine olanak sağlanması akla gelmekle birlikte, yine cadde ve sokaklara park saatleri konuşlandırılarak, diğer sürücülerden önemli bir gelir sağlanması, sisteminin tamamlayıcı bir parçası olarak göz önünde bulundurulabilir.
 
Bu sistemin çalışmasının kontrolünü, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, emekli fahri görevlilerce veya çok düşük gelirli emekli işçi ve memurlara cüzi ücretler ve prim ödemek suretiyle yaptırmak, çözüme katkı oluşturacak bir düşünce olarak, değerlendirilebilir. 
 
6) Trafik zabıtası, jandarma ve polislerinin özellikle büyük şehirlerde, trafik düzenini sağlama görevi dışında, başka sahalarda görevlendirilmesinden kaçınılması, trafik kuralları ihlallerinin takibi açısından önemli bir yer işgal eder.
 
7) Sokak bitiminden 6 metre önce, araç park edilmesinin, sağa ve sola dönüşlerde, büyük sıkıntı ve tehlikeleri beraberinde getirdiği vakıadır. Bu kurala uymayanları yasak levhalarıyla ikaz etmek ve ceza uygulanmasını gündemde tutmak, bu kuralı benimsetmek için, bir yöntem olarak, akla geliyor .
 
8) Rampa çıkmakta zorlanan ve tali yoldan ana yola çıkan araçlara, durarak geçiş fırsatı yaratmanın, insani bir düşüncenin, sevgi, zarafet ve hoşgörünün mahsulü olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
 
9) Düzene uymak, uymayanları ikaz etmek ve kınamak, hayatımızın saygın kuralları içerisinde yer almalı, hatta bir ibadet yolu olarak algılanması sağlanmadığı sürece, bu sıkıntıların, aklımız ve ruhumuz koridorunda flu ve bunalımlı bir atmosfer oluşturacağı bilinmelidir.
 
10) 75 yaşını aşmış sürücülerin, her 5 yılda bir ehliyet ve nitelik sınavından geçirilmesine yönelik bir yasa çıkarılması da, trafik düzenine önemli bir katkı oluşturacaktır.
 
11) Trafik dersinin ve toplum adabının, Türkçe, Matematik ve yabancı dil eğitimi kadar önemli bir ders olarak uygulamaya konulmasının önemini, kim yadsıyabilir ki! (Vicdansız hazla, günahtan öteye yol alınamaz :Ghandi)
 
12) Şehir idarelerinin, kalabalık merkezlerde, çok katlı otomobil park alanları oluşturmaya olanak sağlamak için, teşvik ve istimlak  uygulamalarını hayata geçirmesi,  büyük bir önem taşımaktadır.
 
Japonya'da, Amerika'da, otomobillerin, robot sistemleriyle, basit bir progam seçimi sonrasında, arabanızın bant üzerinden alınarak, 4000-5000 arabanın park edildiği, 20-30 katlı binalarda bir hücreye park edildiğini, dönüşünüzde, parayı ödemek için kartı makineye soktuğunuzda, bulunduğunuz çıkış bantına arabanızın getirildiğini hayranlıkla seyrediyorsunuz.
 
Deniz altı tüp geçişlerinin gerçekleştirildiği ülkemizde, böyle basit park düzeneklerinin kurdurulması, büyük şehirler için hayati önem ve gereklilik arz etmektedir.
 
Tüm okurlarımıza ve MB yazarlarına içten saygı ve selamlarımı sunuyorum.
 
Refik BAŞDERE

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Refik Bey önemli bir konuya değindiniz .Kimsenin birbirine saygı ve sevgisi kalmadı malesef.Artık kimse kolay kolay mutlu olamıyor,nedenleri ise oldukça fazla.Selam ve sevgilerimle.

Şennur Köseli 
 19.07.2015 11:33
Cevap :
Değerli Şennur hanım, insanların birbirlerine saygı ve sevgisi ötesinde, bir ucu yaşamın sonlanmasına dayanan, yaşama hakkının bir başkası tarafından elinden alınması, çarpık ilişkilerin esasını oluşturuyor. Bir caninin kurşunu ile can vermek gibi, içkili, süratli ve kuralları hiçe sayarak otomobil kullanan bir trafik canavarının müdahalesi ile yaşamdan kopmak, ocaklara aynı acıyı düşürüyor. Tabi ki, nihayi son kaderdir. Ancak, ölüme koşarcasına kuralsız, uykusuz araba kullanmak, kadere davetiye çıkarmak olarak yorumlanabilir(hiç kimse ölmeyi istemese dahi, tedbirsizliğin ölümü çağrıştırdığı hesap edilmelidir). İçten dileklerim, saygı ve sevgilerimle. Refik  19.07.2015 14:37
 

Özgür ve üretici,disiplinli yetenekler bilgi,sanat ve felsefi enerjilerle desteklenip hayatın eksilerini ortak aklın gücüyle artılara çevirmeliler...Önemli bir paylaşımdı.Elinize,yüreğinize sağlık Refik bey dostum.Selam ve saygılarımla nice güzel bayramlar diliyorum.

Abbas Oğuz 
 18.07.2015 16:08
Cevap :
Değerli ve sevgili Abbas bey, doğru düşünceyi haykırabilmenin, yayabilmenin ve bu yolda mücadeleye devam edebilmenin tek yolu, işaret ettiğiniz üzere, düşünce alanında özgürlüğe sahip olabilmektir. Toplumsal çarpıklıkların, toplumun ilgisinin odaklandığı bilim ve sanat adamları aracılığıyla dile getirilmesi tabi ki, itibar ve ilgiyi ziyadeleştirebilir. Öte yandan, bu ilkelere sadık, görsel ve yazılı basın kuruluşlarının katkılarının yok denecek az olduğunu, veya suskun kalmak suretiyle, meseleyi örtbas etmek doğrultusunda seyrettiğini görüyoruz. Değerli yorum ve katkılarınız için içten teşekkürler sunuyor, iyi bayram dileklerimi gönderiyorum. Refik   19.07.2015 14:48
 

SAYIN YAZAR, YAZINIZDA BAHSETTİĞİNİZ OTOMATİK PARK SİSTEMLİ BİNA ŞEKLİNDE OTOPARK İZMİR'DE VAR. FAALİYETTE AMA ŞİMDİLİK YETERLİ DEĞİL. AYRICA PROJESİNDE ALTINDA OTOPARK OLMASINA RAĞMEN, OTURMA İZNİ ALDIKTAN SONRA ORALARI DAİRE VEYA DÜKKAN YAPIP SATAN ZİHNİYET DE MAALESEF BİZİM HALKIMIZ. OTOPARKSIZ BİNALARA RUHSAT VEREN DE BİZİM BELEDİYEMİZ. TAM BİR BÖYLE BAŞA BÖYLE TIRAŞ DURUMU YANİ. DAHA DÜN TARLAYA İŞÇİLERİ GÖTÜREN ARAÇTA 15 İŞÇİ ÖLDÜ. ALINAN VEYA UYGULANAN BİR TANE ÖNLEM DUYDUNUZ MU? SAYGIYLA

MEHMET ATAK 
 12.07.2015 18:37
Cevap :
Saygıdeğer ATAK beyefendi, öncelikle zaman ayırıp, bloguma gösterdiğiniz ilgi ve yoruma içten teşekkür etmek isterim. Bu hayranlık uyandıran park düzeninin İzmir'de kurulmuş olması haberinden büyük mutluluk duydum. Ancak, belirttiğiniz üzere, medeni, insani diğer olguların da bu gelişmelere paralel olarak, aynı nitelikte gelişim göstermesi gerekir. Böylesine kaba kuvvet, kaos ve zorbalığın yaşandığı bir ülkede, eğitimin, uygarlığın ve hukukun üstünlüğünden söz etmek mümkün müdür ? Eğitimli insanların, böyle aymazlıklara iltifat etmelerine hangi gelişmiş ülkede rastlayabilir siniz? Yüce yaratanın, insanlarımıza, doğruları algılama, eğitimi, gelişim için kayıtsız şartsız var olması gereken bir realite olarak benimsetme yetisi nasip etmesini diledikten sonra, bütün Türk halkına, bu doğrultuda mücadele gücü nasip etmesini dileyelim. Saygı ve selamlarımla. Refik   14.07.2015 2:40
 

Refik Bey,yasaların işlerliğini yitirdiği,adaletin aşındığı,insanın insana saygısının,sevgisinin kalmadığı ülkemizde,kaba kuvvet -üzülerek belirteyim ki-işlerlik kazanıyor.İnsanlar,tedirgin.Selam ve saygılarımla.

Hüseyin Başdoğan 
 11.07.2015 23:05
Cevap :
Değerli Başdoğan , kaba kuvvetin, işlerlik ve üstünlük kazandığı ülkelerin halı ortada. Kargaşa ve sözde hukukun böylesine kol gezdiği ülkelerde fikri, çağdaş, ruhsal kalkınmadan söz etmek çok olanaklı değildir. İçten selam ve saygılarımla. Refik  14.07.2015 2:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 307
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 512
Kayıt tarihi
: 30.12.12
 
 

1947 yılında Erzurum'da doğdu. Başak burcundadır. Eğitimini  Ankara'da sürdürdü. DTCF Alman Filol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster