Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '13

 
Kategori
Trafik
Okunma Sayısı
220
 

Trafikteki terör

Trafikteki terör
 

Bir öğretmen olarak ayrı ilde bulunan oğluma kavuşacağım, onunla doya doya hasret gidereceğim heyecanıyla yarı yıl tatilini dört gözle beklemiştim. 31 Ocak Perşembe günü hazırlıklarımızı yaparak kızım ile birlikte yola çıktık. Onunla neşe içinde sohbet ederek keyifli bir yolculuk yapıyorduk. Az daha bu keyifli yolculuğumuz büyük bir felakete dönüşecekti, hem de hiçbir suçumuz yokken.

Adapazarı-Bilecik istikametine giderken Pamukova civarında 20 BEM 52 plakalı beyaz Porsche marka araba yaklaşık bir saattir bizimle birlikte yolda seyrediyordu. Bir beni solluyor, önüme geçiyor ve yavaşlıyordu. Bu olay defalarca gerçekleşti. Daha sonra arkamda kendisinden başka hiçbir araç kalmadığı bir zamanda ve keskin bir virajda beni yoldan attı, kapılarımız resmen birbirine değdi. Sağ tarafa fazla yanaşamadım çünkü en az bir araç boyu kadar derinlik vardı. Bu araba beni geçsin düşüncesiyle frene bastım ve yolun ortasına doğru çeşitli şekillerde savruldum. Direksiyon hatimiyetini çok zor sağlayabildim. Yaptığı iş planlı, programlıydı ve son süratle kaçtı gitti. Ben de peşine takıldım, sollama yapan ağır yük taşıyan araçlar sayesinde bir müddet sonra bu araca ulaştım ve plakasını aldım. Bilecik'e vardıktan sonra 155 Polis İmdat'ı arayarak durumumu bildirdim. Görev başındaki polis memuru olayla yakından ilgilendi ancak resmi bir işlem yapamayacağını söyledi, yapamama sebeplerini de açıkladı. Böyle bir olayla karşılaştığımızda anında aramamız gerekiyormuş. Olayın gerçekleştiği yerden Bilecik'e varana kadar dört polis noktasını geçmişim. Plaka almak önemli değilmiş. Sadece rengini ve eğer biliyorsam markasını belirtmem yeterliymiş. Bu polis noktalarında benzer araçlar durdurulup, benim de oraya ulaşıp resmi kağıt üzerinde şikayette bulunmam gerekiyormuş. Bu durumu da yeni öğrendim. On yedi yıllık şoförüm buna benzer olayları duyuyordum ancak ilk defa böyle bir durumla karşılaştım.

Belirttiğim araç sahibi veya o gün aracı kullanan kişi, amacınızı hiçbir şekilde anlayamadım. kişisel olarak hiçbir şekilde algılamadım çünkü tanışıklığımız yoktur. Yaptığınız davranışı ne insanlıkla bağdaştırabildim, ne de müslümanlıkla. İnsanların canını almak için Allah tarafından görevlendirilmiş Azrail adlı bir melek zaten var. Acaba siz Azrail'in yapması gereken görevleri mi üstlendiniz? Bir bayanın araç kullanması suç mudur? Ben de yanımda eşim olsun, aracı o kullansın, ben doğayı seyrederek keyifli bir yolculuk yapmayı herkesten çok isterdim. Tanımadığınız insanların hayatları hakkında hiçbir şekilde varsayımda bulunamazsınız. Ben takla atabilirdim, başka araçların altına savrulabilirdim. Ya kızıma bir şey olsaydı, ya bana bir şey olsaydı, ya da ikimize birden olsaydı neler hissederdiniz? Aracıma gelecek maddi hasarı mevzu bahis bile etmiyorum. Akşam başınızı yastığa koyduğunuzda vicdanınız rahat bir şekilde uyuyabilecek misiniz? Sizi yetiştiren ailenizin bu davranışları öğrettiğini kesinlikle düşünmüyorum. Öğrenim hayatınız boyunca karşılaştığınız tüm öğretmenlerin böyle bir davranışta bulunmanı öğreteceklerine ihtimal bile vermiyorum. Size bu davranışı yapmanızı sağlayan nedenleri öğrenmen için uzman bir psikoloğa gitmende yarar olacağını düşünüyorum, başka kişilerin canını yakmadan.

Dilerim sizin bana dün yaşattırdıklarınızı başka biri ne annenize, ne kız kardeşinize, ne eşinize ne de kızınıza hiçbir zaman yaşattırmasın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1684
Kayıt tarihi
: 22.01.09
 
 

1986 Bolu Eğitim Yüksek Okulu Mezunuyum. Sınıf öğretmenliği yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster