Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
12029
 

Tragedyanın Doğuşu

Tragedyanın Doğuşu
 

Tragedyanın Doğuşu toplam 25 bölümden oluşan bir kitaptır. İlk 15 bölümü Yunan Tragedyasının kaynağını incelemeye ayrılmıştır. Nietzsche’ye göre Yunan Tragedyası Apolloncu dünya görüşü Dionysosçu görüşle tanıştığında doğmuştur. Nietzsche eserinin geri kalan kısmında ise çağdaş kültürü anlamak için Yunan modelini kullanmak gerektiğini söylemektedir. Nietzsche’nin bu eserini incelerken onun bazı önyargılarıyla da karşılaşırız. Özellikle neyin sanat neyin sanat olmadığını belirlediği noktalarda bu önyargı öne çıkmaktadır. Her ne kadar Nietzsche insana ait kültürü eleştirse de, o insan ruhuna inanmakta ve Sokratik kandırmacadan uzak durarak Dionysos kültürünü kabul etmemiz gerektiğini söylemektedir.

Nietzsche’ye göre Dionysos’tan önce yunan sanatı naif (tecrübesiz) ve sadece görünümle ilgilenmekteydi. Bu tip bir sanat kavramıyla, seyirci aslında sanatla tam anlamıyla bütünleşememekteydi. Apollon aslında doğuştan acı çeken, bir bakıma kalkan olma görevini görüyor ve insanlara rahatlama olanağını sunuyordu.

Sonra Dionysos geldi. Onun o gürültülü, çoşkun bir şekilde ortaya çıkışı Yunan kültürünün Apolloncu insanını şaşkına çevirdi. İnsanlar Dionysos’ta kendi varoluşlarının sadece kendi deneyimleriyle sınırlı olmadığını gördüler, böylece tüm insanlığın ortak olan kaderinden kaçmanın da bir yolu bulunmuş oldu –ki bu kadar da ölümlü Dionysosçu varoluş ebedi olduğu için, Dionysos’la birlikte olan yeni bir yaşam kaynağı ve umut bulur. Nietzsche böylece Dionyso’u Hıristiyanlığın sunduğu günahlardan arınmaya karşı bir alternatif olarak karşımıza çıkartır. Hıristiyanlık insanları dünyadaki yaşantıdan vazgeçmeye zorlar, onların sadece cennete odaklanmalarını ister. Dionysos’la günahlardan arınmayı başarmak için, kişi kendini şu anki hayata kaptırmalıdır. Ancak insan Dionysos’la yaşamın anlamına ulaşıp, günahlarından aranırken Apollon’a da ihtiyacı vardır. Tragedyanın oyuncuları ve koroları tasarımlardır. Dionysos söze ancak bu şekilde getirilebilir. Apollon bir bakıma Dionysos’un yarattığı kaosa karşın bir siperdir, böylece kişi Dionysos’un çoşkusu içinde kaybolmaz. Nietzsche gerçek trajik sanatta, Dionysos ve Apollon çözülemeyecek şekilde iç içe geçmişlerdir. Kelimeler Dionysos’un derinliklerine ulaşmada yetersiz kalacağından, müzik trajik sanat biçiminin en önemli unsurudur. Nietzsche’ye göre müzik bütün sanattan üstündür.

Nietzsche eserinin ilerleyen bölümlerinde Euripides’i sanatı öldüren olarak karşımıza çıkarır. Euripides müziği sanatın dışında bırakır. Ayrıca Dionysos’u tragedyanın dışına alarak, Apollon’la Dionysos arasında o güzel dengeyi de yok eder.

Nietzsche kitabında ayrıca, bizim halen Aleksendria çağında olduğumuzu söyler. Ona göre bilim evrenin gizemini açıklamaya yetmez. İçinde yaşadığımız çağ bizi sokratik kültürün geriye kalan kalıntılarından, tragedyanın yeniden doğuşuyla kurtaracaktır. Nietzsche Wagner’in müziğinin bu dönüşümü sağlayan bir unsur olarak görür. Her ne kadar Alman kültürü, ona göre köhne de olsa Wagner’in müziğine ayrı bir önem verir. Nietzsche gelecek çağdan çok ümitlidir ve bizi buna hazırlamak için bu kitabı yazmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 1134
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1721
Kayıt tarihi
: 24.10.06
 
 

Emekli Deniz Öğretmen Subayım. Felsefe ve yabancı dil eğitimi üzerine çalışmaktayım. Yazmak ise b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster