Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
819
 

Trene kaçak binmek

Trene kaçak binmek
 

Utanç verici bir durumdur.
Yıl 1986-87 yada 85 eski zaman pek hatırlamıyorum. Arkadaşlarla Menekşeye yüzmeye (hayatımda ilk defa gördüğüm yüzen kaka parçası sebebiyle son gidişim olmuştur.) gitmek için yürüyerek ve tabiki yerdeki izmaritleri toplayıp içerek tren istasyonuna vardık. Yine o zamanlar jeton denen hadise olmadığından, insanlar bilet alır, kondüktör yolculuk sırasında gelip, kontrol ederdi. Denk gelmese bile, çıkışta muhakkak bir görevli olur bunları teker teker toplardı.
Biz de para olmadığı için, trene ilk kez kaçak binecektim. Tabi bu da bende fazlasıyla heyecan yaratmıştı. Zira o zamanlar ben tam bir muhallebi çocuğuydum. Bırakın trene kaçak binmeyi, yalan söylemeyi bile çok ayıp sayar hatta kardeşim yaramazlık yaparken "ayıp değil mi?" diye sorardım. Kısacası manyaktım biraz...

Uzatmayayım. Yere düşmüş bir bilet buldum. Üzerinde Sirkeci-Halkalı yazıyordu. gideceğimiz istikamet olduğundan sevinerek aldım ama, zaten gidişte hiçbir sorunla karşılaşmadık. Daha önce dediğim gibi arkadaşlarım, kaka, yosun koli basili ve sair deniz canlısı ile yüzdük, yüzdük kuyruğuna geldik. Dönüş yolunda yine trende bir olay çıkmadı. B.köye tren geldi, indik. Yine bir görevli biletleri topluyordu. Arkadaşların hepsi tren yoluna atlayarak karşıya geçtiler fakat ben, aklıma güveniyordum. (aklıma edeyim) O günün bileti olduğundan biletçiye bileti vermekde hiç bir sakınca görmedim. "Peki kardeşim sen hiç bileti nasıl verdiğine bakmaz mısın?" "arkasını çevirip tarihi üste getirsene dimi ama." "yok montofol gelmiş montofol gider."

Sirkeci-halkalı(anlamı sirkeciden gelip halkalıya giden trene ait bilet) yazan tarafı halkalı istikametinden gelirken biletçi yarmaya verince, adam o kalabalıkta dahi uyandı. Kolumdan tutup "sen bekle bakalım burada uyanık" dedi. Ben de diyorum ya "mankafayım" diye bekledim. Hatta yolun karşısına geçmiş arkadaşlar beni kaçırmak için tekrar geldiler. Ben kaçmadım, kaçamadım.tüm yolcular gitti. Bilet toplayıcı yüzüme pis pis baktı "utanmıyormusun" dedi. Ben de ilk defa yaptığımı, çok üzgün olduğumu geveledim. Yüzüme öyle bir şamar indirdiki, okkalı şamar, Osmanlı tokadı artık adı neyse tanışmış oldum...

O gün çok utanmıştım ama, asıl sorun mahalleye gidince oldu. Çünkü nasıl olduysa daha biz ulaşmadan haberimiz ulaşmış. Herkes dalga geçti içime kapandım. İyice pısırık oldum...

Şimdi artık kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmem, yerlere tükürmem, kimsenin otobüs sırasını ihlal (sıra varsa yoksa...) etmem. N'olur n'olmaz. O biletçi her an bir yerden çıkabilir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir keresinde öğrencilik yılları işte gençlik başımda duman...trene kaçak bindik...sanki üç otuz para nolucak ama daha bi heyecanlı oluyo ya aklımız sıra...sonuç:tüm gece kondüktörle köşe kapmaca oynama,tuvalet önlerinde yerlerde sürünme,uykusuzluk,eziklik...ee nerde bunun aksiyonu...en sonuç:sabaha karşı varılan yer ve bitkin,sinirli tipler...sevgiler...

ahu aydınlıgil 
 24.09.2007 10:01
Cevap :
Tek artısı büyüyünce başkalarını gülümsetmesi oluyor...  24.09.2007 11:35
 

Sarı ışık yanınca, gaza değil frene basılması gerektiğini nasıl öğreteceğimi sonunda buldum! Eğitimle demeyin; herkes ilköğretimde öğrenir bunu. Hemen "biletçi yarma" lar bulunacak ve kavşaklara dikilecek. Bir önceki kavşakta, sarı, hatta kırmızıda geçenler, telsizle söylenecek veeeee hepsine birer Osmanlı tokadı! Oldu bu iş:)))) Sevgiler, maviyle....

derinmavi.. 
 10.08.2007 19:49
Cevap :
Çok mantıklı. Bıyıklı olması, kaba konuşması şart...  10.08.2007 22:44
 

Belki evine yetişiyosun.Yani öyle bir ihtimali göz önünde bulundurmaz mı bir insan evladı...Ayrıca bana kalırsa sen o tokadı yemeseydin de yerlere tükürmez,kırmızı ışıkta geçmezmişsin..Öyle gözüküyor.Yazık yaaa:)

Hadi Zeynep! 
 06.08.2007 9:51
Cevap :
Yapmazdım di mi? Eli de bir ağırdı ki...  06.08.2007 13:09
 

Sevgili KARGA Kardeş (Kusura bakmayın Adınızı bilmiyorum...!) Sizin anlattığınıza benzer hadiseler beş aşağı beş yukarı hepimizin başından geçmiştir..Ve bunlarda hafızalarımızda ufak tefek anı olarak kalır...O bahsettiğiniz hadisede .bir çocukluk ruhunuz tutmuş demek ki,bazen mecburen insan etrafındaki iyi veya kötü kişilere uymak zorunda da kalabiliyor...Ama bana sorarsanız yazınızdaki anlatımdan çıkardığım Ana Fikir...= Sizdeki o korkaklık ve utanma hissi,Ailenizin size vermiş olduğu terbiyedendir...Annenizi ve Babanızı ben şahsen kutlarım...Zira bana göre hayırlı ve terbiyeli bir evlat yetiştirmiş der...Noktayı burada koyarım... Size bol şanslar ve sağlıklar dilerim... Necip KÖNİ İnşaat Mühendisi ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 21.07.2007 16:39
Cevap :
Merhaba Necip Bey, aramızda kalsın adım Koray... Maalesef annem ve babam ayrıydılar. Yalnız zeki ve mantıklı bir çocuktum. Yedğim her tokat ve yaptığım her yanlıştan ders almaya çalıştım...  22.07.2007 8:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 561
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 7126
Kayıt tarihi
: 20.03.07
 
 

Karga, kargagiller (Corvidae) familyasından Corvus cinsini oluşturan, iri yapılı, düz gagalı, pençel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster