Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '08

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
597
 

Tribal Chich…

Tribal Chich…
 

Dior ,2009


John Galliano önce Afrika’ya bir yolculuk yaptı, sonra geldi 2009 yazınının koleksiyonunu hazırladı.
Afrikalı yerlilerinin yaşayışlarından etkilenerek ortaya çıkardığı bu koleksiyon ise yeni bir trendin de habercisi;Tribal Chich….
Tam anlamı kavimsel şıklık…
Hayvan baskılı kalın deri kemerler, boncuk işlemeler, bereket tanrısı sembolü, doğal kumaşlar ve masai kabilelerinin canlı renkleri….Hepsi çok gösterişli olmamak kaydıyla mevcut!
İyi ,güzel, hoş da şimdi bu tribal miribal diyince benim aklıma başka şeyler takıldı.
Sorun şu ki Galliano gibi uç noktalarda dolaşan bir modacının daha giyilebilir giysiler tasarlaması aykırılığın sonunun geldiğinin bir işareti mi?
Acaba gelecek daha natürel görünümlere mi gebe?

Yaşanmakta olan global kriz ve değişen kapitalizm ortaya yeni yaşam şeklileri çıkaracak.
Bu kesin.
Peki bu yeni şeklin modaya nasıl yansıması nasıl olacak?
İşte onun açıklamasını da geçen günkü köşesinde Serdar Turgut yapmıştı. Diyordu ki; Tribal Chich adı verilen bu trend, insanları birey ve kolektif olarak dış tehlikelerden korunmaya yönelik tasarımlarla tanıştıracak...Yani zırh gibi giysiler bizleri bekliyormuş.

Nasıl yani ?

Sexy giysilere mi 'hoşça kal' diyeceğiz ya da romantizme mi?

Acaba herkes tek tip mi olacak?

Yoksa Madmax fiminindeki o korkunç kıyafetleri mi giyeceğiz?

Sakın, çarşaf gibi kadını saklayan örtüler sarmasın vücudumuzu?

Kâbus gibi…

Belki de Gareth Pugh’un 2009 yazı için hazırladığı o uzayçağı ile victorian kırması kıyafetlerle dolanırız. Eğer öyle ise Paris Moda haftasında Rossyln Murph’nin giydiği soğuk nevale elbisesini almayayım ben.

Görülen o ki toplumlardaki huzursuzluk, mutsuzluk, eksilen para gibi yaşamı direkt olarak etkileyen şartlar tasarımcıları da gittikçe cafcaf dan, renklerden,işlemelerden, romantizmden,yavaş yavaş uzaklaştırıyor.
Ve gittikçe içine kapanık, ruhsuz, koyu renklerle tasarlanmış ,olabildiğince sade tasarımlara yöneleniliyor.
Nicholas Ghesquiere , Margiela gibi sıra dışı modacılar heykel gibi siluetler yaratarak,alıştıra alıştıra biz kadınları farklılık , tasarım gibi çeşitli pazarlama lafları ile istedikleri şekle sokmaya çalışıyorlar.

Burada benim asıl merak ettiğim şey ise dayatmaya çalışılan bu iç karartıcılığı sokaklar kabul edecek mi, etmeyecek mi?






Not:Bu konuyu kısa bir yazı olarak kendi moda blogumda işlemiştim.Buraya koyarken de biraz geliştirdim.Hani olur da nette sörf yaparken bir şekilde karşılaşırsanız , ''Aaa Itır alıntı yapmış demeyin.Bilginize…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 276
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 1980
Kayıt tarihi
: 23.01.07
 
 

Eski reklamcı, hatta her daim reklamcı, geyik, kokoş, alışverişkolik, biraz uçuk, bir zati-muhteremi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster