Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '10

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1904
 

TRT'de 35 yıl ve traji-komik olaylar...

TRT'de 35 yıl ve  traji-komik olaylar...
 

"Ne güzel yıllardı onlar..."

Uğur Dündar

“Orhan Baykal, TRT'nin televizyon yayınlarına başladığı ilk günlerden bu yana arkadaşım, dostum. O yıllarda ben, siyah beyaz ekranın adından çok söz ettiren programlarını yapıyordum. Sevgili Orhan da haber merkezinin gelecek vadeden isimleri arasında yer alıyordu. Ne güzel yıllardı onlar... Ustalarımız bu işe gönül vermiş, çok değerli insanlardı. Onlarla birlikte mesleğimizi de sevdik, tutkuyla bağlandık. Harikulade anılarımız oldu... Sonra siyaset her şeyi olduğu gibi, TRT' yi de bozdu, tanınmaz hale getirdi. Bu açıdan bakıldığında, Orhan'ın kitabı büyük, hatta tarihi önem taşıyor... TRT'nin nereden nereye geldiğini bir kez daha görmemizi sağlayan bu ibret verici kitabı kaleme aldığı için sevgili arkadaşımı yürekten kutluyorum...
Bravo Orhan...

Ünlü televizyoncu Uğur Dündar yıllarca TRT çatısı altında birlikte çalıştıkları, aynı evi paylaştıkları can dostu Orhan Baykal'ın yeni çıkan kitabı için yazmış bu satırları. Kitabın adı "Donsuz Geceler Sayın Seyirciler" adını taşıyor. Bu adı görünce, şaşırabilirsiniz. Ancak Baykal, bu adı kitabına verişinin öyküsünü kısaca şöyle anlatıyor: ”Ersin İmer hava durumunu sunarken, klâsik formatından çıkarmış, küçük hoşluklarla seyirciye samimi bir dile aktarıyordu.Soğuk bir kış gününde bütün yurtta sıcakların sıfır derecenin altına düşeceğini, şiddetli don olayına rastlanacağını belirtiyor ve muzip muzip gülerek ‘Hepinize donsuz geceler dilerim sevgili seyirciler’ sözleriyle bülteni kapatıyordu.” İşte sevgili Baykal da hem Ersin İmer’i anmak, hem de TRT’deki traji - komik bir olayı öne çıkarmak açısından bu adı uygun bulmuş kitabına.

Bir dönem salt TRT vardı televizyonu ve radyosuyla.. Açılışından kapanışına dek merakla, heyecanla, keyifle izlediğimiz siyah-beyaz TRT Televizyonunu, benim yaşımda olanlar elbette daha iyi bilir. Hele o telesafirlik akşamlarını unutmak olası mı? Çaylar, börekler eşliğinde geçirilen birkaç saat, ertesi güne anlatılacak öykülerin de alt yapısını hazırlardı hep.

Yıllar sonra çalışma yaşamımın TRT’de kesişeceğini hayal bile edemezdim o yıllarda. TRT’deki 34 yıllık zaman dilimini kapatırken, bu Kurumun düşürüldüğü acıklı durumu bir çok emekli arkadaşım gibi ben de buruk bir hüzünle izliyorum.

Geçmişin perdesini açmama, Orhan Baykal’ın “Donsuz Geceler Sayın Seyirciler” adlı anı kitabı aracı oldu demeliyim. Bu kitabın hazırlanma ve yayınlanma aşamasında geçen süreci biliyorum. Kitabın adı önce bende de şaşkınlık yaratmıştı. Ancak bu adın tanıdık birinden alıntı olduğunu anımsayınca, o günlere tanık biri olarak gülümsedim ve alıştım. Orhan Baykal kitabın adıyla ilgili açıklamasını şöyle yapıyor:

Orhan Baykal benim de 30 yıllık arkadaşım, müdürüm, birlikte aynı kurumda görev yaptığımız bir meslektaşım. Kitap çıkınca da imzaladığı kişilerden biri belki de ilki bendim.”Kitabımda çok önemli katkıları bulunan tarihi dostum sevgili Oğuz’a yılların ötesinden merhaba” derken de onun içtenliğini, dostluğunu paylaşmaktan duyduğum coşkuyu belirtmeliyim.

Kitabı bir çırpıda okudum. Anlatılanların bir çoğu duyduğumuz, güldüğümüz olaylardı. Ancak Baykal’ın anlattıklarından benim de öğrendiklerim oldu. Kitabın ilk bölümleri Baykal’ın yaşamından kesitler içerirken, üniversite yıllarında yaşadıkları olaylar da 1968 öğrenci hareketlerine denk geldiği için tarihsel özellikler taşıyor. Bir dönemin Tarık Zafer Tunaya, Cavit Orhan Tütengil, Gülten Kazgan, Sencer Divitoğlu, Yüksel Ülken…gibi ünlü profesörleri onun da hocası. Gene Deniz Gezmiş, Cavit Kavak, Celal Doğan, Ertuğrul Günay, Bozkurt Nuhoğlu gibi devrimci adlar da Baykal'ın okuduğu yıllarda düşüncelerine, eylemlerine destek olduğu kişilerden birkaçı. Orhan Baykal bu önemli adları, olayları da anımsatıyor bize. O sıcak günleri belleğimizde canlanırıyor yeniden.

Baykal'ın TRT’deki yılları 12 Mart sonrasının ünlü paşası Musa Öğün'ün Genel Müdür olduğu yıllara rastlıyor. Anıların bu bölümünde Baykal’ın Ankaralı yaşamına giren arkadaşlarını, yaşadıklarını öğreniyoruz.

Orhan Baykal, daha sonra TRT’nin başına getirilen İsmail Cem dönemini anlatıyor. Bu dönemde geçen olayları okurken, benim de TRT’ye girdiğim 1974 yılını anımsadım. Kurs belgemin altında imzası bulunan İsmail Cem’i de özlemle andım. Nevzat Yalçıntaş, Şaban Karataş, Cengiz Taşer, Doğan Kasaroğlu…dönemlerinden sonra, 12 Eylül 1980 darbesiyle genel müdür koltuğunda emekli paşa Macit Akman’ı görüyoruz. Ardından sırasıyla TRT Genel Müdürülüğü koltuğuna Tunca Toskay, Cem Duna, Kerim Aydın Erdem, Tayfun Akgüner, Yücel Yener oturuyor. Ve sonrasında başkaları!...

TRT televizyonunun tek kanal olduğu yıllar bir bakıma Türkiye’nin de siyasal, sosyal yaşamına koşut olayların yaşandığı yıllardır. Orhan Baykal işte anılarıyla hem TRT’de yaşadıklarına bir pencere açıyor, hem de Türkiye’de yaşanan olaylara ışık tutuyor. Baykal yaşadıklarını, duyduklarını, kendisine anlatılanları haberciliğinden kaynaklanan beceri ve ustalığıyla okura yansıtıyor. Kitabı sıkılmadan kısa sürede okuyup bitirdim. Sanki daha çok anlatılacak şeyler varmış gibi, biraz daha yazılsaydı diye geçirdim içimden. Öylesine rahat, akıcı bir anlatımı var Baykal’ın.

1950’li, 40’lı ve daha eski doğumlu olanların da bu anıları okurken duyumsayacakları şeyler de olacak.Bu anıları okurken o yılların geçiş sürecinde yaşanılan olayları da bir kez daha anacaklar, gülümseyecekler, hüzünlenecekler, düşünecekler. Darbeli zamanları, Erbakanlı, Ecevitli, Demirelli, Özallı, Çillerli, Yılmazlı yılları da belleklerinde tazeleyecekler.

Evet Orhan Baykal’la 1980 yılından bugüne değin süren bir arkadaşlığımız, amir-memur ilişkimiz, habercilik serüvenimiz oldu. Bugün de eski TRT’ci dostlarım Hasan Kinaş ve Mustafa Kaptanoğlu’yla bu “kadim” dostluğumuz sürüyor. Sevgili Baykal da buna değinmiş kitabında, sağ olsun.Kitaptan aktaracak fıkra tadında, öykü bağlamında çok anı var; ama bana kalırsa siz bu kitabı edinin, okuyun; bana hak vereceksiniz. Kitap İzmir’de Etki Yayınları’ndan bu ay içinde çıktı.136 sayfalık bu kitabı Ankara’dan edinmek isteyenler İlhan İlhan Kitabevine uğrayabilirler. İzmir’de bir çok kitabevinde de bulacaklarını sanıyorum. İsteyen okurlar da Orhan Baykal’ın orhanbaykal@yahoo.com.tr e-posta adresiyle iletişim kurarak kitabı edinebilirler.

Ben de Orhan Baykal'ın kitabını kutluyorum. Umarım okurlar da bu kitabı beğenecekler, tat alacaklardır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kitabın adındaki espri anlamı da öğrenince pek hoş geliyor. Aslında tarihe bırakılan izler oluyor böylesi annılar. Bahçekapılı'nın böyle güzel bir kitabını okuduğumu hatırlıyorum. Arkadaşımızı da kutluyorum. Öyle görünüyor ki yakında İzmir'de olacağım. Bu bağlamda kitabı oradan edinmek daha iyi olabilir belki de. saygılarımla esenlikli günler diliyorum.

Ezgi Umut 
 27.03.2010 20:04
Cevap :
İlgine, paylaşımına teşekkürler sevgili Umut. Orhan Baykal çok emek verdi bu kitap için. Aslında salt TRT'de çalışan, emekli olanlar değil, Türkiye'nin yaşadığı 35 yıllık süreci de izlemek bakımından herkesin rahatlıkla okuyacağı, beğeniyle izleyeceği bir yapıt. Eğer Kitap Fuarı sırasında İzmir'e gelirsen, bu kitabı ve yazarını orada bulabilirsin. İmza günleri olacağını da sanıyorum. Görüşürüz de İzmir'de. Sevgiler.  29.03.2010 11:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1437
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster