Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2481
 

TRT’nin 40. yılı

TRT’nin 40. yılı
 

TRT yayın hayatına başlayalı 40 yıl olmuş. 40. Yıl dün akşam kurumun Tepebaşı stüdyolarında gerçekleştirilen özel eğlence programıyla kutlandı. 40’lı yaşlarındaki

Genel Müdür İbrahim Şahin, TRT'nin televizyon yayıncılığına başlamasının 40. yılında 40 yeni proje geliştirdiklerini söyledi.

Dün akşam geride kalan 40 yıllık sürece bakıldı.

Programı sonuna kadar izledim. İzlemekle kalmadım. Aldı götürdü beni o yıllara… Anılar bir film şeridi gibi geçti renkli camdan. Yaşdaşlarım eminim aynı duygularla izlemiştir.

TRT yöneticileri film şeridinin bazı karelerini atlamışlardı. TRT’yi TRT yapan, yakın haber, sanat, yayın, kültür tarihine damga vuran simalar film karelerinden sanki silinmişti.

Ali Kırca ile “kavgalı yılların” haberlerin yeniden hatırladım. Sık yapmadığım bir şeyi dün gece yaptım. “Çökertme”yi söyleyen Ali Kırca’ya eşlik ettim. Hem de yüksek sesle… Dönemin en çok reyting alan programı”lütfen bekleyiniz’i bile özlemle andım.

Ayşe Egesoy ‘Bizden Size’de ekranların karşısında nasıl çakılı kaldığımızı hatırlattı.

Orhan Ayan kendine tanınan 30 saniyeye isyan eder gibiydi. Yine cevvaldi. 30 saniye yetmedi. Başbakan konuşacak dediler. ‘Beklesin’ dedi Orhan Ayan… Başbakan beklemez dediler. O da çekildi sahneden.

Haber spikeri Bengül Erdamar’da konuştu 30 saniye… O’nunla ilgili bir anı canlanmadı hafızamda…

Ve Sezen Cumhur Önal…Radyo günleri, Çukulata Renkli Sanatçılar’la yeniden buluşturdu bizi…

43 Yıllık genç program sunucusu Mustafa Yolaşan’a yine genç Gülşah eşlik etti. Mustafa Yolaşan’ın siyah beyaz, gür saçlı görüntüsü yansıdı renkli cama… Ah şu yıllar, çok acımasız olabiliyor..

Tebessümü yanaklarına adeta monte edilmiş Belkıs Akkale “performansımdan hiçbir şey kaybetmedim” diyordu. Yayalana yaylana çıktığı sahnede ‘bu gala daşlı gala’dedi. İlk günkü gibi heyecanlıydı. Akkale’nin Türk kadınının toplumsal statüsünü yükseltmek için yaptığı filmler unutulacak gibi değil. Tuhaf olan İzzet Altınmeşe yoktu. Belkıs Akkale’de hiç bahsetmedi sahneleri paylaştığı arkadaşından.

Ve Ordu’dan Ümit Tokcan… “Hekimoğlu” dedi. Bende dedim. Ahengi bozduğumu anlayınca sesimi biraz alçalttım. Daha iyi oldu. Aslan yürekli dostları andık, Ünye’yi, Fatsa’yı, Ordu’yu, Terme’yi dolaştık Ümit Tokcan’la…

Enis Fosforoğlu en çok değişenin Bülent Ersoy olduğunu açıklarken, kendisinin de çok değiştiğini itiraf ediyordu. 30 saniye de ancak bunları söyleyebildi.

“Oy Asiye”… Oy anam oy… Çok sesli koro rezil etti ‘Asiye’yi… O gizemli dramı, içli ezgiyi komediye dönüştürdüler.

Mehpare Çelik, Mustafa Yolaşan atışması yılların birikimini ortaya koyuyordu.

Davetsiz çıktı, Tekin Akmansoy. Yılların yorgunluğu yüzüne yansımıştı. Acelesi vardı. Başbakan baskısı O’nu da etkilemişti. “Kaynanalar” klasiği… ‘Kaynanalar’ın yönetmeni kızı Arzu Akmansoy hiç konuşamadı. Kaçar gibi çekildiler sahneden.

Semahla mest olduk. Anadolu Türk kültürünün ne denli zengin olduğunu bir kez daha gösterdi. Tasavvuf düşüncesinin kültürümüze kattıklarını bir kez daha hatırladık.

Can Akbel ve ‘Güne Bakış’… Son ana kadar TV seyrettiğimiz yıllar. Riçhırt Kimbıl’ın (okunduğu gibi yazdım) unutulmaz sesi…

Başak Doğru TRT spikerlik sınavına çıkmış gibiydi…

Arada geçen jenerik yaşdaşlarımda aynı anıları canlandırmıştır. her şeye rağmen güzel yıllardı. Baharın başka yazın başka yaşandığı… Güzün gazel yapraklarının her birine ayrı aşkların yüklendiği. Karlı kış günlerinde kimsenin üşümediği yıllardı. Dostluğun anlamını bulduğu yıllardı.

Ahmet Özhan “Rüya gibi uçan yıllar, biraz durun, durun biraz” dedi de durmadı yıllar. Dakikalar hızla hızla geçti zaman doldu. 40. yıl programı hemencecik bitiverdi. Güzel bir şarkı gibi…

Dün akşam çok ama çok eksik vardı… TRT ile 40 yıl deyince ilk akla gelenlerin çoğu yoktu…

Emel Sayın, Mustafa Sağyaşar, Zekai Tunca, Muazzez Abacı, Nükhet Duru, Sezen Aksu, Nilüfer, Ajda Pekkan, Yaşar Özel, Ali Poyrazoğlu ve daha nice yıldız yoktu dün gece… Ali Kırca’nın sonsuzluğa göçüp gidenlerden andığı bazı isimler dışında adları dahi geçmedi. Ama neden? Davet mi edilmemişler di? Yoksa davete mi icabet etmemişlerdi? İzleyip göreceğiz.

TRT yayın, eğlence, show dünyasının ilk okuludur. Bu okul partizanca davranışların sergilendiği, ideolojik atamaların yapıldığı bir kurum olmamalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son cümlenize o kadar çok hak veriyorum ki .Evet TRT partizanlık ideolojisinin sergilendiği ve kimi elinin kimİn cebinde olduğu belli olmayan mhp ve akp nin atama kalesi durumuna gelmiş bir kurum oldu hemde malesef . İşini en düzgün bilen fakat görüş farkından dolayı işi bilmeyen insanların başa gelmesiyle o kadar çok şeyler dönüyor ki. Elbette sadece TRT kurumunda değil fakar devletimizin televizyonunu kaz olarak gördüklerine inanıyorum.Ayrıca sizede teşekkür ederim bu konuyu ele aldığınız için.Saygılarımla..

binnaz delen atılkan 
 01.02.2008 17:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 3837
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

Samsun Terme Şuvayip Köyü'nde doğmuşum. İlk ve ortaokulu Terme'de, lise öğrenimimi Ünye'de tamala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster