Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1891
 

Truman show II.

Truman show II.
 

Bir filmin daha sonunun başlangıcı bu. Artık her şeyin farkındayım çünkü. Daha önce defalarca izlediğim Truman Show'un ikinci versiyonunun başrolünde olduğumu farkettiğimi öğrensin herkes. Artık benim sırtımdan para kazanamayacağınızı anlayın. Her şey buraya kadar...

Şu an annem, ablam, kardeşim, kısaca tüm aile fertlerim aslında birer oyuncu. İnkar etmeyin, biliyorum; hatta eminim. Bazen rollerine konsantre olamayıp açık veriyorlar çünkü. Benim asıl annem, MB ailesindeki biri olmalı, ve ben kim olduğunu biliyorum. Çünkü ona kaç yaşlarında olduğunu sordum, annem olduğunu anlamamam için cevap vermedi. Evet annem o benim biliyorum, yoksa ona nasıl bu kadar çabuk kanım ısınabilirdi ki? Biliyorum, bana ulaşmasının tek yolu MB idi, aslında bana kavuşmak için çırpındığını hissedebiliyorum.

Bir de, aygoz1 benim gerçek ablam olmalı. Onunla bu kadar çok ortak yanımız olması tesadüf olamaz. Ben tamamen ona çekmişim besbelli. Uyanmamam için isminin Özlem olduğunu söyledi ama çok inandırıcı gelmedi. Ablam o benim, eminim, beni çok seven ablam...

Şimdi, bu lanet olasıca programın yapımcılarına sesleniyorum. Beni neden doğduğumda ailemden ayırdınız?! Sizin bu yaptığınız etik mi sizce? Geceleri rahat uyuyabiliyor musunuz bakalım? Yoksa hala yarın kazanacağınız paraların hesaplarıyla mı uğraşıyorsunuz!!

Önceki Truman Show'dan beri teknoloji çok ilerledi farkındayım. Bu yüzden, gözbebeklerime mikro kameralar yerleştirdiğinizi biliyorum. Göz doktoruna gittiğimde anlamalıydım her şeyi. Adam gözlerimi muayene ederken, renk vermemek için saçma sapan espiriler yaparak dikkatimi başka yöne çekmeye çalıştı, ama yemezler! Baktığım kişilerle anında gözgöze gelivermem de bu yüzden. Otobüsün içinde tın tın ilerlerken, tanımadığım insanlara göz ucuyla baktığımda onların da bana bakması rastlantı olabilir mi? O kadar da saf değilim! Hatta bunu farkettiğimden beri, emin olmak için herkese çaktırmadan bakıyorum ve her seferinde göz göze geliyoruz. Ben de içimden kıs kıs gülüyorum, yönetmenin yerinde olsam o kişileri işten çıkarırdım. Rollerini hakkıyla yapanlar hiç çaktırmıyor böyle şeyleri canım...

Bu yüzden, reklam olmasın diye hiç bir şeyin markasına ve hiçbir tabelaya bakmıyorum. Zaten sayemde yeterince para dönüyor, daha fazla kazandırmak istemiyorum! Anladınız mı! Bu kadarı yeter!

Ancak, beynimi okuyabiliyor musunuz orasını hala anlayabilmiş değilim. Madem artık oyunun sonu, bu konuda beni aydınlatın bari de rahatlayayım. Umarım öyle bir şey yoktur, yoksa bu yaptığınız adice bir davranış olacağı için, dışarıya çıktığımda size dava açacağım haberiniz olsun.

Bu arada, Milliyet blog editörlerinin beni blog yazarlığına kabul etme sebebi de aynı aslında. Yani internete her girdiğimde milliyet.com.tr'ye girerek bol bol reklamını yaptığım için, ve internet kesildiğinde gidip Milliyet gazetesi aldığım için, bana jest yaparak MB yazarı yaptılar beni. Ya da torpil mi diyelim... Yoksa hiç benden yazar olur mu?! Arkadaşım bana önermişti de gülmekten kırılmıştım, "kim ne yapsın benim gibi yeteneksiz bir yazar bozuntusunu" demiştim. İsteğim onaylanınca şarırıp kalmıştım, meğer sebebi varmış.

Dolayısıyla, bazı blog yazarlarının, sayfamda adlarının görünmesi için ne kadar çırpındığının farkındayım. Ukalalık demeyin canım, size de hak veriyorum. Ne de olsa, milyonlarca kişi tarafından izlenen bir programın yıldızıyım. Yerinizde olsam ben de aynı şeyi yapardım. Gerçi bazıları bana kişisel olarak hakaret ederek daha çok prim yapmaya çalışmıştı ama MB editörlerinin müdahaleleriyle, o vatandaşın (pardon, aktörün) yorumları silinmişti (Vallahi ben silmedim!).

Şimdi, artık bu işe bir son vermek istiyorum. Çünkü bıktım artık bu yapay hayattan. Muhterem yönetmen beyefendi reytingleri arttırmak için skandallara başlamadan önce kurtulmak istiyorum büründüğüm rolden. Aslında son bir kaç yıldır başıma gelenlerden dolayı programın sonunun yaklaştığını farkettim. Mesela bu stüdyo içerisinde kimseye bağlanmamam için elinden geleni yaptı yönetmen. Kime aşık olduysam, ya da olmak üzere hissettiysem uzaklaştırdı onu benden. Birisine evli olduğunu söyletti, birisinin tayinini başka bir şehre çıkarttı, birinin beni aldatmasını sağladı, vs. Hiç kimseye bağlanmamı istemediğine göre oyunun sonunun geldiğinin o da farkında. E bu da bir şeydir...

Artık farkındayım her şeyin, beni daha fazla kandıramazsınız tamam mı? Hadi ne zaman biteceğini söyleyin de ona göre davranayım. Anne, abla; beni azıcık da olsa seviyorsanız bir yerden tiyo verin... Bekleyin beni, geliyorum az kaldı :)

<özlem boral="">

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

adım geçmiş ne güzel :))..senaryo muhteşem..oyuncularda iyi..arada gerekiyor böyle uçuşlar..senden de beklediğim buydu:)) sevgiler..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 02.04.2007 13:17
Cevap :
Teşekkür ederim canım ablam :P Evet zaman zaman böyle işi deliliğe vurmak iyi geliyor işte... Asıl benden sevgiler :)  02.04.2007 14:23
 

Yazında ne anlatmak istediğini anlayamadım.Eğer anladığım şeyse hayal dünyasında uçup gitmişsin.Bu söylediklerine inanmak biraz güç.Yazının altmetnini bize açıklayabilir misin biraz.Yani ne demek istiyorsun kısacası :)))

Sinefilozof 
 28.03.2007 1:05
Cevap :
Yazının kategorisinin "mizah" olduğunu hatırlatırım arkadaşım :) Birazcık uçmama hak verirsin belki :)) Sevgiler  28.03.2007 8:00
 

Ama çok da kızmamak lazım :))) Sevgiyle...

Barış 
 27.03.2007 23:32
Cevap :
Bu insan haklarına aykırı bir şey. Söyler misin sen kimlerdensin? İtiraf et yoksa yapımcı sen misin :P  28.03.2007 8:01
 

Tamam, bende olayın bir senaryo olduğunu fark ettiğini fark etmiştim zaten. Belli bir yaştan sonra bu senaryonun yürümeyeceği belliydi. Çok iyi bir oyuncu olduğunu da söyleyemeyeceğim. Ama gene de, insanın özeline meraklı seyirciler sayesinde gayet makul bir seyir potansiyelin vardı. Bize kazandırdıkların yüzü suyu hürmetine yarın sana bir uçak yolluyorum. Ülken Hindistan'da herkes dört gözle seni bekliyor. En düşük kasttan bir ailenin çocuğunun başka bir ülkede nasıl bir yaşama sahip olacağı ülkende bayağı bir ilgi kaynağı olmuştu. Annen, baban ve 11 kardeşin seni dört gözle bekliyor. Baban zamanında yaptığımız uyanıklıkla seni bize aylık 250 dolara kiralamıştı. Ve ekstradan herhangi birşeyde talep etmeyeceğini taahhüt etmişti. Umarım paranın tamamını senin için biriktirmişlerdir. Yoksa ülkende seni oldukça zor bir yaşam bekliyor. Zaten Türkiye'de de vize süren dolmaya yaklaşmıştı. Bende yeni bir proje üzerinde çalışıyorum artık. En kısa zamanda görüşmek dileği ile, YÖNETMEN

Bibliyofil 
 27.03.2007 15:55
Cevap :
Şeyy ehe kem küm ben düşündüm de sayın yönetmenim, burda hani havalar daha iyi, en azından şiddetli yağmurlara alışık değilim Hindistan'daki gibi. Kalsam mı ne :) Babama benden selam söyleyin ben tatilimi uzatmaya karar verdim... 11 kardeşim de kursunlar bir futbol takımı.. Hem ben uçaktan da korkarım... İyi böyle iyi...  28.03.2007 21:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1856
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster