Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '18

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
155
 

Trump, Nasıl Derin Bir Proje?

Trump, Nasıl Derin Bir Proje?
 

Trump sorun falan çözemez, çözemedi de


30.10.2018

Trump sorun falan çözemez, çözemedi de. Sorun kendi olunca nasıl bir çözüm beklenilebilir. ABD hiç bu kadar çaresiz bir duruma düşmemişti. Trump ne diye geldi? Optimist bir işadamı olarak onlarca yılın pisliklerini temizleyip, safraları atsın. ABD’ni toksinlerden temizlesin diye geldi. 1991 1.Irak savaşından bu yana yaşanılanlar ABD’ni de yıprattı. O tarihten bu tarihe ABD Merkez Bankası karşılıksız para basılmasına rağmen ABD borç batağı içerisinde yüzmektedir. Bu borç batağını ve birken çöpleri temizlemek bir hayli zor, riskli ve tehlikeli bir süreç olacaktır.

1991 yıllından bu yana ABD’de biriken çöp dağı artık hem içeride hem de dışarıda rahatsızlıklara neden olmaktadır. ABD’nin büyük sermayedarları da gelen tusunamiyi fark ederek, sermayesini daha güvenli coğrafyalara taşımıştır.

Bu durumlar siyasette de büyük riskleri beraberinde getirildi. Siyasi ve arkasından gelebilecek olan sert çekişmeler ve çıkar mücadelelerinin sonu kanlı bitebilecek bir dönemi aileler üstlenmek istemediler. Risklerin aşırı yükselmesi siyasete hakim aileleri tribünde oturmaya sev etti. Böylesi bir dönemde tribünde oturmak çok daha konforlu olacaktı. İşte Trump’ın esas geliş sebebi budur. Hem zengin ,hem mücadeleci, hem gaza gelen hem de pervasızca saldırgan. ABD’nin bu dönemi için biçilmez kaftan fabrikasyon olarak hediye gelmiş gibi oldu. Yoksa Trump gibi bir liderin Beyaz Sarayda ne işi olur ki ? Kim onu oraya oturtur veya o koltuğa oturmasına müsamaha gösterir. Oyun sinsice planlanmış. Tribünün lüks ortamında oyuna iştirak edilecek, diplomasi, Pentagon ve CIA aileler maçın esas oyuncuları olacaklar. Tabi ki; tribünde o kadar konforlu değil. Cumhuriyetçiler ve Demokratlar Tribünde birlikte oturuyorlar. Doğal olarak Trump’ın ekseni daha baskın ama diğer tarafta boş durmuyor. Zaman zaman karşı tarafında ileri düzeyde hamleleri gol getiriyor. Yani sizin anlayacağınız bir taraftan da aparkatta bekliyorlar. Neyi bekliyorlar? Oyuncu değişikliğini bekliyorlar. Asla eskilerden biri gelmeyecek. Ya bürokraside bir dönem görev almış, bakanlık yapmış biri ya da Trump gibi hiç o güne kadar siyaset yapmamış biri gelecek. Tabi ki Trump’ın bileti kesilirse. Trump’ın yapabilecekleri bitti mi ona kırmızı kartı gösterip yeni kanı sahaya pompalayacaklar. Krallar ve efratları gene Şeref Tribünündeler, efendim. Orası artık fiks onların.

Aksi halde hiç akıl sır işi midir Trump gibi birinin ABD’ne başkan olması? Şaka gibi ama şaka değil. Gerçek siyasilerden, siyasi ailelerden kimse ABD’nin ulaştığı risk boyutunun altına elini koymak istemiyor. Kimse bir kurşunla ölmek istemiyor. Bu resmi siyasi aileler gördü ve üzerlerine almaktan imtina ettiler ama siyasetten de uzak durmak istemediler. Geçim kaynakları efendim. Sahaya inmeyi uygun bulmadılar, sahadan da vazgeçmediler. Sahadaki maçlara Şeref tribünden yön vermeyi tercih ettiler. Akıl hocaları gerçekten akıllı çıktı. Tebrik ediyorum.

Oyunda görünmeden oyunda olmak. Savaşmadan savaş kazanmak. Saha siyasi bir arena, diplomasi sizden yana, üstelik hakem, Saha komiseri, antrenörler sizdense doğal olarak maçın gideceği yeri de siz belirlersiniz. Lüks ortamda oyun yönetmek. Lüksün lüksü. Bu da bir Roldshild madunundan (astı, çalışanı, hizmetlisi vs.) çıkardı. Askerlerin veraset güçleriyle savaştıkları gibi Siyasi arenanın sahipleri de siyaseti verasetlerle yönetmektedirler. Oyunu görmek isteyen görüyor ama kimse ağzını açıp ta bir şey söylemiyor. İşin ucunda postu deldirmek var, korkuyorlar.

Hilery Clinton, Trump’ın sürücüsü.  Hilery, oyunun son dakikalarında maçı satıp Trump’ın üzerine yıkan kadındır. Şeytani aklın işbirlikçisidir. Kale önünde oram, buram diyerek kendini kamera önlerinde yerlere attı ve sahadan bir çamur alıp Trump’a atıp onu topal ördek pozisyonuna iteleyerek kendini hijyenik Şeref Tribününe attı. Koltuğu eşinin yanında boş bekliyordu geldi ve oturdu. Maçı oradan izleyip oradan yönetiyor.

Bu olup bitenler bu şekilde değilse, Yoksa dünya devinin başına bir dengesizi neden getirilip oturtulsunlar. Hepsi hikaye. Akıllıca bir oyunla siyasi ve yaşam riskini üzerlerine almaktan kaçındılar ama içinden de çıkmadılar. Dışarıda kalarak oyuna müdahale etmeyi uygun buldular. Böylelikle dünyada başkaca bir Yönetim şekli gelmiş oldu. Derin devlet, Devlet ve vesayetçi devlet. Güç odaklarına en fazla vakıf olan devlet iş yapan devlettir. Kim o? İzleyip göreceğiz. Oyunu güzel oynayan kazanır. Oyuncular artıyor Siyaset Arenası genişliyor.

Bir kısım PENTAGON'dan bir kısım ise Pompeo, Metis ve diğerleriyle Beyaz Saray’dan Trump'ı şeritte tutmaya çalışıyorlar. Karşı tarafsa kendi vesayet oyuncusunu sahaya sokmak için Trump oyununu bozmak için çaba harcıyor. Maç başa baş gidiyor. Hiçbiri şu zamanın riskini üstlenmek istemedi. Fakat, bu vesayet durumu bunlarda alışkanlık yapacak. İş birtakım yönlere everilecektir. Bu oligarşi yönetim olabilir, başkaca bir şey olabilir. Mesela İngiltere tarzı bir krallık bile olabilir.

Trump sorun falan çözemez. Kendisi sorun olan birinden nasıl bir çözüm bulması beklenilebilinir? ABD, hiç bu kadar çaresiz bir duruma ve konuma düşmemişti. O zaman Trump ne diye geldi? Optimist bir iş adamı olan Trump, onlarca yılın pisliklerini temizlemek ve safralarını atmak için geldi. Lakin Trump, çok güzel haraç kesti, para topladı, anlaşmaları yırttı attı ama anlaşmalar yapamadı, sorunları çözemedi. Sorunları çözemediği gibi daha da uluslararası sorunlar oluşturarak ABD’ni yalnızlaştırdı, itibarsızlaştırdı. Trump’dan beklenilenleri Trump öngörülemeyen oranda hızlı bir şekilde yaptı. Şimdi, eğer daha içerik tam olarak bitmemişse Trump devam eder. Lakin beklentiler karşılanmışsa Trump gider yerine karşı cepheden diplomatik bir kişi gelir ve yıkılan yakılanı toplar ve ABD yoluna devam eder. Bu kişiyi söylüyorum Comdoleezza Rice. Belki de ABD’deki hazirandan bu yana süren derin sessizliğin sebebi budur.  Şimdi, ABD projenin ikinci fazına geçerek yollarına devam edebilirler.

 

İlginiz için teşekkür ederim.

Lütfen beğeninizi Sosyal medyada paylaşarak ödüllendiriniz.

Esen kalınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 816
Kayıt tarihi
: 29.06.08
 
 

1971 İzmir doğumluyum. Strateji, Taktik Felsefe, İşletme, Liderlik, Kalite Güvence Sistemleri, El..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster