Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
552
 

TSK’daki anlı şanlı ordumuzdaki zaafiyet!

TSK’daki anlı şanlı ordumuzdaki zaafiyet!
 

Geçmişten bu yana, ordumuz hiç bu kadar acziyete düşmemişti.

Tarihte kumandanlarıyla, neferleriyle, kahramanlıklarıyla, cesareti, yürekliliği, inancı, asaleti, insanlıkları, vicdanları, ahlâkı, zekâ ve dirayetleri ile ve de canları, kanları ile nice zaferlere imza atmış Türk Ordusu hiç bu denli zaafiyet içinde olmamıştı.

Gün geçmiyor ki, bir haberle yine sarsılmasın yürekler…

Bugün Siirt’te helikopter düşer, 17 şehit; Dün cephanelik patlar, yangın yeri olur karargâh, 25 şehit; Suriye hava sahanlığında jetimiz düşürülür, hem de en seçkin-en başarılı iki pilotumuz gömülür Akdenize; sıklaşır uçak düşüşleri, pilot kayıpları… Sınır karakolları, pkk saldırıları, şu, bu… kazaydı denir, saldırıydı denir, pusuydu denir, arızaydı denir, ihmaldi denir, birileri üzerine atılır “suç”lar… Birileri yanlış yapmıştır… hep “başka birileri” sorumludur mutlaka bundan… ve o sorumlu da yine “mutlaka” bulunur, cezalandırılır… ama durum hiç değişmez, her neden ise..! Sonuç ve fatura açıktır, apaçık hem de!

Diğer orduları pek bilmem, Allah da bildirtmesin! Ama TSK’yı çok iyi bilirim. Benim ordumdur çünkü.

Benim milletimin, benim devletimin ordusudur. Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ordusudur. Nasıl bilmem? Bilmeyen utanmalıdır!

Sevmeyen de…!

Her ne kadar diğer orduları pek bilmesem de, TSK’da ve eminim ki mutlaka her devletin ordusunda da… “komutanlık” çok önemlidir.

Çünkü, askerlikte "komutanlık", komuta kademesi, kumandanlık, dolayısıyla o hiyerarşi, emir komuta zinciri ve böylece de denetim ve “disiplin”, buna bağlı olarak da  “güven ve inanç” çok önemlidir.

Yani tüm varlığınla, kalben ve tüm yüreğinle gönülden, kendi gönlünden gelerek kendini orduna, vatanına “teslimiyet”, o bağlılık, o duygu, o vefa, o sadakât!

O saygı, o saygınlık.

O "EMİN"lik!

Ki bizim ordumuzu, diğer tüm ordulardan ayıran ve üstün kılan en önemli ve birincil, hattâ yegâne özelliktir bunlar.

Onun için, ulu orta öyle her önüne gelenden “komutan” olmaz;
Ulu orta öyle her önüne gelen ordu, “ordu” olmaz,
Ulu orta öyle her önüne gelene “asker” denmez,
Ulu orta öyle her önüne gelene, MİLLET de denmez!!

Yine onun içindir ki, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde epey ince elenip sık dokunarak ve gerçekten liyakâta göre komutan olunur. –du! Ama işte, asıl bu liyakâtta olanları atamaz, hatta çoğunu hapse tıkar, emekli eder, böylece de ancak geri kalanlar ve “bazı” cibreler komutan yapılırsa tabii ki olacağı da bugünkü tablo olur.

Bazı komutanları o liyakâtte olmayan bir TSK'dan da ne beklenebilir ki… Düşünün ki “BARIŞ ZAMANINDA !”, bir savaş yokken ortalıkta, dün 25, bugün 17 ve hergün istisnasız ama en az 1-2-4-5-10 şehitten başka… ne beklenebilir?!
 
Orduya çok büyük bir zarar verilmiştir. Bu devlet, iktidarı yüzünden… ve bu millet, “böyle bir iktidarı görev başına getirmek suretiyle” kendi bindiği en önemli ve sağlam dallarından birini kesip atmıştır. Hiç budanmaması gereken bir dalı budamıştır! TSK'nın o son derece "doğru", kendi iç disiplinine,  görev anlayışına ve hiyerarşik zincirine balta vurulmuştur!

Bundan sonra atanacak komutanları da yine şu an mevcut komutanların ve liyakâtsizlerin “ancak” seçip görevlendireceği düşünülecek olursa, vahametin ne denli büyük, “geleceğe de yönelik” ve önemli olduğu açıktır! Böylece de olan, yine mehmetçiklerimize ve millete oluyor tabii. Devlete oluyor! Çünkü o şehitler bu milletin evlâdıdır, bu devletin evlâdıdır.

Ve şu “GERÇEK”,  bir tokat gibi çarpmalıdır yüzümüze:
Zira böylece,
Bir anlamda da ektiğini biçiyor da olmuyor mu aslında MİLLET!!?

Onun için bu milletin içinde “bazıları” halâ daha sevmesin ordusunu, halâ saldırsın, halâ eleştirsin, halâ suçlasın, halâ yıpratsın, halâ zarar versin ordusuna… kendisine, milletine, devletine, vatanına… ve öylelerini desteklesin, kendini de hiç suçlu görmesin... bakalım nereye kadar?!

Filiz Alev
10 Kasım 2012 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

münakaşa olarak algılamayın, bu sahipsizliği yaşayanlardan biriyim umarım anlamışsınızdır, sadece şunu söylemek istiyorum hiç bir şey medyada yansıtıldığı gibi değil ve gerçek anlamda sahipsiz durumdayız, defalarca yaşadım bunu...herkes her bildiğini söyleyebilse bu ülkedeki insanların tüm algıları değişir... sizi anlıyorum yazınız için ellerinize sağlık, anlayışınız için de teşekkürlerimi sunarım

serkan aksoy 
 02.12.2012 0:20
Cevap :
Evet, söylediğiniz şeye ben de yürekten katılıyorum. Haklısınız ve biliyorum da, hiçbir şey evet kesinlikle medyada yansıtıldığı veya göründüğü, gösterildiği gibi değil. Sahip çıkma mevzuu ise, işte neylersiniz ki, sahip çıkanlar da ancak kendi ellerinden ne kadar ne gelebiliyorsa o kadarını ancak yapabiliyor da... Zira asıl sahip çıkması ve çıkadabilecek ellerinde yetki, güç olanlar o pozisyonda olanlar var, ama onlar da sus pus oturuyorlar! İnsan en çok da ona içerliyor zaten. Acilen Allah adaletin tez zamanda sağlandığı, hakkın yerde kalmadığı, haksızlıkların sona erdiği, İNSANLARIN ve özellikle de yönetici pozisyonda olanların kafalarının gerçeğe dank ettiği günlere kavuştursun bu ülkeyi ve milleti dilerim. Sağlıcakla...  02.12.2012 14:58
 

bu ve bunun gibi yorumları fazlasıyla okuyoruz, şuan elleri barut kokan binlerce askerimiz dağda taşta, hapiste bu vatanın evlatlarına bu millet ne kadar sahip çıktı hani neredesiniz?

serkan aksoy 
 01.12.2012 12:38
Cevap :
Bizler sahip çıkan ve çıkabilen bir avuç insanız, evet, doğru. Ne yazık ki pek çoğu sahip çıkmıyor ne yazık.. Bu çok ender ve yürekli yazılar da zaten o yüzden yazılıyor, sahip çıktığımız ve çıkmayanları da uyarmak, onlara doğruyu gerçeği gösterebilmek, doğru düşündürtebilmek için insanları. Dolayısıyla sahip çıkanlara da ayrıca, sahip çıkabilmek gerekiyor işin en başında...  01.12.2012 17:35
 

Şu anda hapiste olan komutanların, ki, çoğu daha önceden emekli olmuşlardır, mesnetsiz suçlamalarla tutulduğunu kabul ediyorum. Ordudaki zafiyetin oraya bağlanması isbaetli olmaz. Bir kere şunu gözden kaçırmayalım; şu andaki komuta kademesini, orgeneralliğe kadar o komutanlar terfi ettirdiler. Ayrıca, hatırlayalım ki, bu davalar başlamadan çok önce 30-40 kişilik toplu asker kayıpları, 40 subayın içinde bulunduğu uçak "kaza"sı ve diğer "kaza"lar, katliamlar dizi dizidir. Ordudaki zafiyeti daha derinde aramak lâzım. Kitap yazılabilir. Kısaca şunu söyleyebiliriz: Komuta kademesi, değişen dünyayı, değişen insanı, insanın psikolojisini okuyamamaışlar, değerlendirememişlerdir. İnsan bozulmasına, kendi bozulmalarına engel olamamışlardır. Burada milletin vebali var mıdır? Tabii! Her ölümün, her katliamın ardından "vatan sağolsun" dersen, HESAP SORMAZSAN, kimse de üzerine SORUMLULUK almaz. Kendini sigaya çekmez. Uzun bir konu, gündeme taşıdığınız için tebrik ve teşekkürler.Selâmlar. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 18.11.2012 9:30
Cevap :
Ben de teşekkür ediyorum değerli takdirleriniz için; bilinçli bir vatandaş olarak üstüme düşeni yapmaya çalışıyorum naçizane. Zira olan, devlete-millete-ordumuza yani sonuçta yine bizlere, vatan evlatlarına olmuş oluyor.Pek tabii ki siz bilfiil ordunun içinden de olduğunuz için çok daha derinliğine de bilmektesiniz ve aynen de katılıyorum çok kısaca değinerek ifade etmeye çalıştığınız hususlara da.Ve "komutanlık",sadece liyakate göre en uygun ve yeterli olanı terfi ettirmek değildir haliyle,aynı zamanda,"sevk ve idaredir" de bilirsiniz. Disiplindir, özellikle denetimdir, kurallardır malûm. Bunlar da karşılıklı güveni, birbirine sahip çıkmayı, "görev bilincini" beraberinde getirir ve mutlak surette tepeden aşağı doğru işler malumunuz hiyerarşik zincirde de. Onun için en yukarıdaki "yeterlilik" ve "zihniyet" çok önemlidir, daha önceki deneyimlerim ve gözlemlerimle şu anda yaşananlar arasındaki fark çerçevesinde. Tekrar çok teşekkür ediyorum katkı ve katılımınız için, selam ve saygılar...  21.11.2012 23:27
 

Merhaba, normal! Enüst makam altın tepsi içinde sunulursa, bir günlük KKK'yla Genelkurmay Başkanı olunursa, olacağı buydu. Selamlar...

Mesut KARİP 
 15.11.2012 10:59
Cevap :
Maalesef.. aynen öyle. Teşekkürler Mesut Bey, selamlar, saygılar...  15.11.2012 19:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1383
Toplam mesaj
: 129
Ort. okunma sayısı
: 1144
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster