Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2272
 

Tufanın bilimsel kanıtları

Tufanın bilimsel kanıtları
 

Karadeniz'in 5.500 yılındaki ve günümüzdeki haritası


Tufan sıradan bir masal veya insanlara ibret olsun diye uydurulmuş bir hikâye midir, yoksa gerçek midir? Gerçekse nerede ve ne zaman olmuştur? Hangi sonuçları doğurmuştur?

Araştırmacılar yıllardır bu olayın peşindedir. Bir kısmı coğrafi ve arkeolojik veriler bulmak için çalışırken, kimi Ağrı Dağında geminin izini sürme peşinde olmuştur.

Önce tufan gerçekten oldu mu, nerede, ne zaman oldu, onu görelim:

Amerikalı araştırmacılar William  Ryan ve Walter Pitman, Nuh Tufanının yerinin Karadeniz olduğuna inanırlar ve bunu kanıtlamak üzere Glenn Jones’un da katılımı ile araştırma yapmaya karar verirler.

Bunun için Karadeniz’in Gelencik Limanına giderek çalışmaya başlarlar. Numune toplamak için de Kırım Yarımadasının güney ve doğu bölgesini seçerler.

Tezleri şuydu:

Karadeniz’in yüzeyinden 174m. derinliğine kadar olan kısmı Akdeniz’den gelen tuzlu sular ve Karadeniz’e dökülen tatlı akarsuların karışımından oluşur. Bu seviyenin altındaki kısım ise çok tuzludur. Oksijen ulaşmadığı için hidrojen sülfit oluşur ve canlı yaşayamaz.  Üstteki tabaka ile bu alt tabaka birbirine karışmaz. Yaşam ancak üst tabakalarda vardır.

Eğer Karadeniz binlerce yılda yavaş yavaş genişlemişse tabanındaki küçük deniz canlıları olan yumuşakçaların sayısı da yavaş yavaş artmış olmalıydı.

Ama eğer Karadeniz’e aniden sel suları dolmuş, deniz kısa sürede çok büyümüşse o zaman suları Marmara Denizi ve Ege Denizi üzerinden Karadeniz’e akan Akdeniz’de bulunan tuzlu su yumuşakçaları da bu sularla birlikte birden bire ve çok miktarda gelmiş olmalıydı.

Numuneler alınıp çökeller incelendikçe görüldü ki, Karadeniz kıyılarında zamanında çatlamış topraklar ve bitki kökleri olan katmanlar, bunların üzerinde ise tuzlu suda yaşayan yumuşakçalar vardır. Demek ki, tuzlu deniz suları bu canlıları da birlikte taşıyarak birden gelmişti.

Deniz oksijenini hızla kaybettiği için kabuklu canlılar M.Ö 5600 yılında kısa sürede ölmüşlerdi. Tuzlu sularla gelen yumuşakçalar da aynı yaştaydı. Yani onların yerini yumuşakçalar almıştı.

Bütün bunlar gösteriyordu ki, büyük su taşkını, tufan gerçekten olmuştu!

Peki, bu selin nedeni neydi? Bunu öğrenmek için çok gerilere gitmemiz gerekir:

120.000 yıl önce, yeryüzündeki deniz seviyesi ve iklim şimdiki gibiydi.

100.000 yıl önce,  Dünya bir buzul çağına girmeye başladı. Okyanuslarda buharlaşan sular kutuplara taşınıp kar olarak yeryüzünde hapsolmaya başladı. Yer yer 3 km. kalınlığında buzullar oluşurken, okyanuslardaki suların seviyesi şimdikinin 120m.altına kadar düştü.

20.000 yıl önce, buzullar erimeye, dolayısıyla sular yükselmeye, nehirler dolmaya, taşmaya başladı. Rusya’nın kuzeyindeki buzullardan eriyerek akan sular da nehirler ile o zaman göl olan Karadeniz’e dökülmeye başladı. Su seviyesi yükselmeye başladı.

Sular Sakarya Nehrinin yatağından taşarak Anadolu içlerine kadar ilerledi. Sakarya önce bir haliç, sonra dar bir boğaz haline geldi. O zamanki Karadeniz gölünün suları bu boğaz üzerinden Marmara Denizine dolayısıyla Ege ve Akdeniz’e dökülmeye başladı.

Karadeniz,  buzullardan ve nehirlerden gelen sularla içilebilir bir tatlı su kaynağı, göl haline geldi.

15.000 yıl önce, buzullardan gelen sular artık güneye değil, batıya, Kuzey Buz Denizine akmaya başladı ve Karadeniz’e buzullardan sular artık gelmez oldu.

Tufan insanlar gittikten sonra bir süre daha devam etti. Sonraki birkaç yılda Karadeniz’in seviyesi 100 metre yükseldi.

Bu sularla birlikte Akdeniz’den Cardium Edile adlı bir istiridye türü de geldi.

M.Ö.5600’de buzulların erimesiyle okyanusların su seviyesi iyice yükselmişti. Karadeniz’in göl olarak su seviyesi İstanbul boğazının olduğu yerdeki doğal setten 150 m. aşağıdaydı. Yükselen sular bu setin üzerinden Karadeniz’e doğru akmaya başladı. Su aktıkça set aşınmaya ve suyun akışı hızlanmaya başladı.  Sonunda bu set tamamen yok olarak büyük bir ırmak haline aldı. Sular sel gibi Karadeniz’e dolmaya devam etti. Tuzlu su dolunca tatlı su canlıları öldü. Tuzlu su beraberinde tuzlu su canlılarını getirdi.

Daha sonra İstanbul Boğazı şimdiki akıntı sistemine girdi: Karadeniz’in daha az tuzlu suyu boğazın yüzeyinden Marmara’ya, Akdeniz’in daha tuzlu ise Marmara’dan ve boğazın dip kısmından Karadeniz’e akmaya başladı.

Bu çağlar boyunca insanlar neredeydiler, neler yaptılar? Adem ve Havva kim olabilir? Sonraki yazıda

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 179
Toplam yorum
: 107
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1969
Kayıt tarihi
: 19.06.09
 
 

1958 Kars doğumluyum. Arkeologum. Evliyim. Çocuğum yok. Çalışmıyorum. Yıllarca çalıştıktan sonra, za..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster