Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
178
 

Tüketiciler Nasıl Tükeniyor?

Tüketiciler Nasıl Tükeniyor?
 

Her gün gıda ile ilgili olarak, bir şeylerle ilgili olarak müşteri olarak Türk insanının aldatıldığına tanık oluyoruz. Özellikle zorunlu tüketimle ilgili sağlam olarak yapılan anlaşmalarla tüm halkın susturulduğu ve müşteri veya tüketici olarak aslında birkaç şirket kadar gücü olmayan bir Türkiye Cumhuriyetinin tüm vatandaşları ya hekleniyor, soyuluyor, ya dolandırıcılara paralarını kaptırıyor, ya da zorunlu harcamalar yapmak zorunda olan bizler, zorunlu tüketimlerimizden dolayı birkaç şirket aracılığıyla itiraz edemez bir halde köşeye sıkıştırılıyoruz.

Daha önce ön ödemeli sayaçlarla ilgili olarak fikirlerimi yazmıştım. Aslında daha ileri teknoloji sayaçlar kullanarak uzaktan okuma yöntemi ile sayaçlar kontrol edilebiliyor ve bu çok uzun zamandan beri bu şekilde devam ediyorken, kendi eliyle elektrik, su veya doğalgaz almaya giden halk; duşta sabunlu kalabiliyor ama bunun aslında kendini düşünülerek yapıldığına inanıyor. Gerçi son yıllarda kaymakamlıklardaki Tüketici Hakem Heyetleri önemli bir boşluğu doldursa da alınacak daha çok yol olduğunu düşünüyorum.

Gerçi bu konuyu yazmak ne derece doğru bilemiyorum. Çünkü konuyla alakalı olmayanlar zaten anlamayacaklar, alakalı olanlar ise zaten okumayacaklar ama ben yine de yazayım.

Tüm dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde enerji dağıtım şirketleri ile yapılan sözleşmelere nazaran ülkemizde acayiplikler vardır. Ben halen elektrik, su, doğalgaz ile ilgili sayaçların bedelinin tüketiciden alınmaması gerektiğine inanıyorum. Aynı şekilde sayaçları korumaya müşterinin gücünün asla yetmeyeceğini kabul edilebilir. Gerçekte evinin içini koruyamayan hemen her gece evindeki değerli eşyaları hırsızlara kaptıran insanımızın sayaçlarının neresinde kaç tane mühür var bilmesi imkânsız.

O halde hem mühürlü hem de hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadığı cihazı koruması yönünde gücü olmasa da maddi olarak bedel ödetilen hep tüketici olmuştur. İnsanlarımız doğalgaz kullanmanın bir ayrıcalık olduğuna inandıkları dönemlerde sayaçlara 300 ABD doları+300*%18 KDV 354 Amerikan Doları ödemekte mahzur görmemişlerdi. Aynı şekilde telefonlar için de benzer ödemeleri yapan sıraya giren vatandaşlarımız bu hizmetleri kullanmanın ayrıcalık olduğunu düşünmüşler ve yaşadıkları konfora değdiğini düşünmüşlerdi. Ancak zaman değişti ve devreye özel sektör, yani tüccarlar girdi. Dolayısıyla evde işyerinde gaz, elektrik, su tüketimini ölçen sayaç kimin malıdır ve gerçekte kimin karını garanti altına almak üzere sisteme monte edilmiştir. Elbette alıcı ile satıcı arasındaki enerji transferini ölçen sayaç, mühürlü ve enerji dağıtım şirketi istediği anda sayacı değiştirir, mühürler. Özellikle elektrik sayacında ölçüm kısmı enerji dağıtım şirketine sahip olup mühürlüdür ve o mühür herhangi bir arıza halinde enerji dağıtım şirketine haber verilmeden asla çıkarılamaz.  Aksi takdirde tüketicinin ciddi zarar görmesi işten değildir.

Elektrik dağıtım şirketleri teknik olarak tüketiciye 50 Hz frekanslı sinüsoidal ve etkin değeri 220 Volt temiz, "tertemiz enerji" vermek, elektrik kesintilerinden veya gerilim yükselip alçalmasından dolayı cihazlarda veya insan sağlığında oluşabilecek zararları telafi etmek zorundadırlar.

"Temiz enerji" bilmeyenler için söylemeliyim ki;  elektrik enerjisi üç fazlı sistemlerde fazlar arası 120 derece ve sinüs dalgası ideale yakın olmalıdır. Gereksiz tepe değerleri oluşmamalıdır,  frekanslarda yükselmeler düşmeler olmamalıdır.  Bu tür durumlar elektrikle çalışan cihazların özellikle elektronik cihazların ana kartlarının hassas seviyedeki elektronik elemanların bozulmasına neden olurlar.

Elektrik hatları aslında hattı besleyen yükler ve hattan çekilen yükler olarak sürekli dengede duran, durması gereken bir tahterevalli gibidir.  Denge üreticiler ve tüketiciler anlamında sürekli dengede olmak zorundadır. Ancak sadece güç olarak denge yeterli olmamakla birlikte basitçe bir sokak düşünelim; bu sokakta on adet işletme olduğu ve on işletmenin de aynı sokak dağıtım panosundan elektrik aldığını düşünelim. Tablodan elektrik yükü çeken işletme düzgün elektik çekmek zorundadır. Ancak bu yükün türü ile oranlarıyla alakalı olarak durum kurala bağlanmıştır. Kurala uymayanlar enerji bedelini ödemekle kalmaz, ceza-i bedelleri de öderler. Ama bu bedeli ödemeleri;  eğer enerji dağıtım tablosunda ceza ödeyen abonenin aynı zamanda kirlettiği enerji sistemden paralel olarak beslenen diğer alıcı abonelere verilen gerilimin bozulmasını önlemezse hiçbir suçu günahı olmayan işletme veya abonenin cihazlarının elektriki olarak bozulmasının önüne geçmez,  düzeltmez ve sistemi bozduğu için sadece ceza uygulama yoluna giderse ki bu konuda tüketiciyi koruyacak hiçbir sistem olmadığı gibi abonelerde de aslında bilgi de yoktur.

normal sinüs dalgası ile ilgili görsel sonucu

 

Bir kaba on inek aynı anda süt bıraksa bu sütleri ineklere göre ayırmak gibi karmakarışık bir sistematiktir…

 

 

 

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tüketicinin aldatılmasının olağan bir hal olmasının tek bir nedeni varsa o da o ülkede insanlar arasında eşitlik ve adaleti sağlayan bir HUKUK SİSTEMİ'nin olmamasıdır. Buradaki asıl sorun da halkın yeterince eğitilmemiş olmasıdır. Halkımız maalesef hukukun öneminin bilincinde değildir. Oysa sıradan bireyler olarak demokrasinin insana en ufak bir yararı olmadığını ama hukukun herkes için temel bir ihtiyaç olduğunu bilmemiz gerekirdi. Selamlar

Matilla 
 23.11.2017 9:52
Cevap :
Teşekkürler katkılarınız için  23.11.2017 12:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2151
Toplam yorum
: 317
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 162
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster